MESAJ PANOSU

Mesaj Defterine Yazın


Cengiz ERTEN    05 Temmuz 2008 14:51
Sevgili Bayram ÇAKIR;
Eğer Selçuk ağabeyin yazısını tekrar okursanız daha iyi anlarsınız sanırım. Benzin döküp yakma işini son çare olarak belirtiyor. 17 Ağustosta Ata'ya Hükümeti ve Genelkurmayı şikâyet edelim diyor. Tabii ki burada TEMAD devre dışı değil. Bilinmelidir ki TEMAD bizim tek yasal temsilcimizdir ve yapılacak ve planlanacak eylemlerde onun önderliğinde olması gerekir. Geçen her günün bizim aleyhimize olduğu unutulmamalıdır. TEMAD Yönetimi böyle bir eylemin içinde yokum derse ben gerekli iznin alınması için Ankara'da olduğumdan dolayı görev üstlenirim. Burada sanırım bizlere düşen destektir.
Saygılarımla...

Selçuk içer    05 Temmuz 2008 14:05
DONKİŞOTLUK DEĞİL ONUR MÜCAADELESİ.

Değerli meslektaşım mücadelemizi niçin Donkişotluk olarak değerlendirdiniz plan programdan kastım acil harekettir TEMAD GİBİ 24 YIL DAHA BEKLEMEMEK İÇİNDİ buradaki anlamanız gereken konu önce katılımı sağlamaktır. Daha sonra Mülki MAKAMLARDAN izin alınacaktır ben yasal eylem diyorum siz hala korsan mı olacak diyorsunuz niçin gülünç duruma düşelim Zaten tertip komitesi kurulmadan valiliye nasıl eylem isteğinde bulunacaksınız prosedürü en az sizin kadar biliyorum. Benim bazı sözlere antipati duyduğumu söylüyorsunuz biz siyasi Literatürde başka platformlarda tartışırız bu konuda da tek bilgi sahibi siz değilsiniz ben sürekli kendi kendine ağlayan ama bazı nedenlerle eylem yapamayan ancak yüreği yetenleri eyleme davet ettim katılırsınız katılmazsınız ancak küçük düşürücü Donkişot yel değirmenleri benzetmesi hakarettir. Bu da siyasi LİTERATÜRDE VAR herhalde. Benim için önemli olan mücadele ruhudur bu ruha sahip olmayanlar bunu anlayamaz ben sizin sabah eylem yerinde olacağınızı nerden bileyim müneccimiyim sayın meslektaşım katılırım ama diyorsunuz ama dedikten sonra bu işi yapamazsınız bu işler kararlılık ister. Âmâyla falan olmaz süslü laflarla bu işler olsaydı sizin gibi her yazan başarılı olurdu edebiyat hariç. Hak etmediğim sözleri sarf ediyorsunuz Ben ne galeyancı nede Donkişotluğa soyunan ve bu işten maddi çıkar düşünen meslektaşınızım. Bu eylemler hakkındaki olay bu duruma nasıl gelmiştir, anlamanız için panodaki önceki yazıları okursanız bilgi sahibi olursunuz. Mitinge çağrı yapan bir meslektaşımızda komünist, solcu, bölücü, mezhepçi şeklinde hak etmediği yakıştırmalarda bulunulmuştu. Bu zihniyetlerle uğraşmak haklarımızı gasp edenlerle uğraşmaktan daha zor, insanı verem ederler esas komik duruma düşenler meslek mücadelesi yapan bizler mi yoksa sizler misiniz? 50 yaşın üzerinde insanlar olduğunuzu beyan edeceksiniz sonrada çeşitli yollardan belden aşağı vuracaksınız. Kaldı mı dünya görüşü, Literatür çağdaşlık meslektaşlık. Keşke sizde bizlere saldıracağınıza Donkişotluk yapıp ta yel değirmenlerine saldırsaydınız hem bize zarar vermemiş olurdunuz hem de gülünç duruma düşmezdiniz. Donkişotluğu siz yapıyorsunuz boş yazılarınızla sağa sola saldırıyorsunuz. AYINESİ İŞTİR KİŞİNİN LAFA BAKILMAZ.
Yüreği yeten er meydanına. Hepinize mutluluk ve sağlık dolu günler dileği ile.

Selçuk İÇER
Em. Bad. Kd. Bçvş.

abdullah ektik    05 Temmuz 2008 12:56
http://www.emekliassubaylar.org
Değerli arkadaşlarım, su sıralar eylem için 17 ağustos telaffuz ediliyor.
Anılan tarih biz assubaylar için kara bir gündür, Gölcük depreminde yüzlerce arkadaşımızı aileleriyle birlikte kaybettik. Tüylerim diken diken oluyor. Onun için bir hatırlatayım dedim.

Bayram ÇAKIR    05 Temmuz 2008 03:54
ÇALIŞMALARA KÖSTEK DEĞİL DESTEK OLALIM

Herkese selam ve saygılar.
Bir arkadaşımız 17 Ağustos'ta eylem yapalım diyor. Kendisini kutluyorum. Ben de katılmayı düşünürüm. Ama olayın bir âmâsı var. Neden ama. Arkadaşımız bu işler için fazla akıla, plana-programa gerek yok diyor. Alalım benzin bidonunu çıkalım meydana diyor. Şimdi bu olacak şey mi? Bu yaştan sonra Don Kişot'luk mu yapacağız? Yel değirmenlerine mi saldıracağız? Akıl neyse de plansız ve programsız bir iş olmaz. Bunu tüm görev yaşamımızda gördük. Ve olmazlığını da gördük. Plan yok program yok, o an rüzgâr hangi yönden eserse ona göre yön belirle. Bu olmaz. Saat saat program yapmalıyız.
Bir de benim anlamadığım şu; Bu arkadaşımız diğer arkadaşları desteğe çağırıyor. Anıtkabir, Tandoğan diyor. Bu eylem için bir komite olacak mı? Eylemi kim yönlendirecek? Yerel yönetimden izin nasıl alınacak? Yoksa eylem korsan mı olacak? Bu arada TEMAD IN pozisyonu ne olacak? Ben şahsen TEMAD A bilgi verelim derim.
Bu sitede bazı arkadaşlar yazı yazıyor, bazıları da sadece eleştiri yapıyorlar. Eleştiriler de pek yapıcı olmuyor doğrusu. Laf olsun torba dolsun babından. Olmaz bu, bize yakışmaz. Bizler bu ülkenin aydın kişileriyiz. Onca yıl okuduk. Bu ülkenin eğitim yılı ortalaması 3,6 yıl (üç nokta 6 yıl). Ne kadar düşük; Bunlar gibi düşünemeyiz ve konuşamayız. Ben bir yazımda; Kapitalist, emperyalist, sınıfsal yapı ve ülke sorunları diye bir yazı yazmıştım.
Bir arkadaşımız diyor ki,"böyle parlak lafları söylemesi kolay, güzel önemli olan meydan, bunları geç" diyor. Bu arkadaş beni tanımıyor ki. Kendisinden önce eylem yerinde olacağımı bilmiyor ki. Anladığım kadarıyla o laflara antipatisi var. Bu laflar her şeyiyle dolu dolu laflar. Bu laflar dünya siyasetinin argümanları. Bunları kavrayamayan ancak havanda su döver. Kendini ve toplumu kandırır. Ayakları bağlıdır yürüdüğünü zanneder. Toplum hareketinde önce teori gerekir. Pratik yani eylem sonra gelir. Teori pratiği yönlendirir. Teorisiz pratik serseri mayına benzer. Önce teorik yönden kendimizi yetiştirmeliyiz. Bizim gibi aydın kişilerin dünya siyasetini de takip etmesi ve bilmesi gerekir. Teori pratiğin yolunu aydınlatır. Okumalıyız, araştırmalıyız. Kulaktan dolma bilgiler bizi yanlışa götürebilir. Yapacağımız eylemde gülünç durumlara düşmeyelim. Saygılar...

Bayram ÇAKIR
E.J.Asb

Ersen Gürpınar    05 Temmuz 2008 00:26
http://blog.milliyet.com.tr/ersengurpınar
EYLEMLER KONUSUNDA
BİRKAÇ KELİME
Saygıdeğer Arkadaşlarım
Yüreğinizdeki fırtınaları, isyanı çok iyi anlıyorum çünki ben de diğer arkadaşlarımda ayni duyguları yaşıyoruz. İzniniz olursa bu konuda birkaç kelime söylemek isterim.Sosyal Demokratik Hukuk devleti bizim devletimizin sadece adı çünki tüm kurum ve kuralları yerleşmemiş,Haksızlıklarımızın kökeninde de bu yatıyor,bunun doğal sonucu olara sivil toplum örgütleri de yeterli ve etkili değil TEMAD\\\\\\\'da öyle TEMAD BİZİM TEK YASAL TEMSİLCİMİZ bunun bilincindeyiz ancak örgütlenme kifayetsiz (Kızanlar olacaktır adımız eleştirmene çıkmış eleştirmesek herşey güllük gülüstanlıkmı olacak?) Arkadaşlarımızın üç yıl önce yaktığı meşalenin ışığı heryerden görünmeye başladı bugün sorguluyoruz,eleştiriyoruz,öneriyoruz,küçümsenemiyecek işler yaptık ;Elbet yeterli değil daha mükemmele ulaşmak elimizde üzerimizdeki ölü toprağını atmalıyız umutsuzluk,boşvermişlik duygularından kurtulmalıyız TEMAD yönetimine kaç kez hatırlattık derginiz Hv.K.matbaasında ücretsiz basılıyor burada dergi yerine 2-3 sahifelik bir broşür bastırın emekli şubelerinden alacağınız adreslere gönderin TEMAD\\\\\\\'dı tanıtın hedefleriniz çalışmalarınız konusunda arkadaşlarımızı bilgilendirin yeni katılımlar sağlayın ama dikkate alan olmadı; Ferdi olarak arkadaşlarımızı bilgilendirmeye çalışıyoruz Yüzbinlerle ifade edilen zümrenin TEMAD üyesi kaç kişidir? İnternet kullanan kaç kişi elbet sesimize kulak vermeyenleri uyarmanın çeşitli yolları var bu sitede ŞUBAT ayında bir anket yaptık sonuçlarını TEMAD yönetimine bildirdik bazı arkadaşlarımızın hertürlü desteğe hazırım mesajları da ulaştı ama TEMAD sessiz ve ilgisiz. Saygıdeğer arkadaşlarım planlı olmayan ve ferdi isteklerle yapılacak eylemlerde yeterli bilgilendirme sağlanamıyacağı için katılım istenilen düzeyde olmayabilir kaş yapalım derken göz çıkar; Şimdilik örgütlenmeye bilinçlenmeye yardımcı olalım, elbet bu zümrenin rüzgarı ile fırtınalar estirecek yöneticilerimiz çıkacaktır mutlaka başaracağız çünki haklıyız,talebimiz imtiyaz değil adalet ve eşitlik.Teröriste bile adalet vaat edenler bizi ya duyacaklar ya duyacaklar Haklarımızı nerede ise oradan alacağız EYLEM dahil demokratik tüm haklarımızı kullanacağız şimdilik katkı sağlamak ve örgütlenmeye katkı sağlamak görevimiz olmalıdır. Saygılarımla

Selçuk içer    04 Temmuz 2008 23:29
EYLEME KATILIM.

Çok değerli meslektaşım Yaşar SIĞINÇ Beyefendi yazınızda sizlere kızdığımı belirtmişsiniz kızgınlığım sessizliğimize. Buyurun ses verdim çağrıda bulundum siz bu eyleme katılımın 3 veya 4 arkadaşı geçmeyeceğini benimde durumu anlayacağımı söylüyorsunuz, serzenişinizin bana değil topluma olduğunu belirtiyorsunuz çok güzel madem toplum duyarsız sizde şikâyetçisiniz buyurun siz duyarlı olun eyleme katılın sessiz toplumun ferdi olmayın. Şikâyetçi olduğunuz insanların konumuna düşmeyin iz serzenişte bulunabilmeniz için icraat yapmanız gerekir ki serzenişte bulunma hakkınız oluşsun. Şu durumda serzenişte bulunmanız anlam taşımaz. Eyleme katılım 3 veya 4 kişiyi geçmez tespitinizle olayı noktaladığınızın farkında mısınız? Yazınızı okuyanlar etkilenmeyecek mi belki katılmayı düşünenler ya yine katılım yok bu işler 3 veya beş kişi ile olmaz demeyecekler mi? Bence katılım hususunda destekleyici kelimeler kullansaydınız dördüncü kişi siz olup bize kuvvet verseydiniz meslektaşlarımıza örnek olurdunuz. Eyleme karşı değilim, eziliyoruz toplum duyarsız gibi söz ve yazılarınızın inandırıcılığı kalmayacaktır, eleştirmek hakkınız ortadan kalkacaktır. Olumsuzluklara rağmen ümitliyim.
Sayın SIĞINÇ SİZİ BU HAREKETE DAVET EDİYORUM.
Saygılar.

Selçuk İÇER
Em. Assubay

HARUN KURUOĞLU    04 Temmuz 2008 22:12
Değerli meslektaşım Mehmet Ali bey; düşüncelerinizi aynen paylaşıyorum,beyninize ve elinize sağlık.

yaşar sığınç    04 Temmuz 2008 17:40
Değerli arkadaşlar Selçuk içer meslektaşım kızmış herhalde ancak benim ona karşı değil toplumumuzu kastederek yazdım şimdi 3, 4 arkadaşımız eyleme katılırım sözünü verdi bunun dışına çıkmaz benim serzenişim bunaydı, Selçuk içer arkadaşım kısa zamanda bana hak verecektir. Saygılar

MEHMET ALİ KILINÇ    04 Temmuz 2008 17:25
İLGİSİZ GÜNDE YERSİZ SORULAR

Son zamanlarda birbiriyle hiç ilgisiz, cevabını bir türlü bulamadığım, şu sorular kafamı kurcalayıp duruyor.
Özgürlük getireceğim iddiası ile işgal ettiği komşumuz bağımsız (!) Irak'ta kurdurduğu kukla hükümetle yapmak istediği SOFA adlı anlaşmayla, Irak'ta savaş sona erip barış gelse bile, Amerika askerleri için, kayıtsız şartsız yerli halkı tutuklama yetkisi istiyormuş. Malum bizi yönetenler de, Ortadoğunun Amerikan çıkarlarına göre yeniden şekillenmesi demek olan, BOP eş başkanı olduklarını bir zamanlar gururla söylemişlerdi ya, bu durumda ülkemizde son günlerde olup bitenler arasında bir paralellik kurulabilir mi?
Son günlerde emekli askerlerin, gazeteci, yazar aydınların gözaltına alınıp sindirilmeye çalışılması, ben yaştakilerin iyi hatırlayacağı, sağcı denilip Gün Sazak'ın, solcu denilip Uğur Mumcu'nun, Atatürkçü denilip Ahmet Taner Kışlalı'nın ve CIA işbirlikçiliği artık Amerikan mahkemelerince bile dillendirilen ünlü tarikat lideri hocanın emniyet teşkilatında örgütlenmesi üzerine kitap yazan, Necip Hablemitoğlu gibi yurtsever aydınların katledilmelerinin bir tür devamı olabilir mi?
Bazılarının hayallerini süslediğini bildiğimiz, ülkemizin ısrarla, hayranlıkla benzetilmesinin istendiği, Irak, Malezya, Mısır, Suudi Arabistan gibi ülkelerde, tıpkı bizler gibi, gerektiğinde ülkesi için canını feda etmek üzere eğitilmiş, bizim anladığımız anlamda assubaylık var mıdır? Ülkemizin benzetilmesi şiddetle arzulanan o ülkelere benzetilmesi işi tamamlandığında, biz emekli assubaylara bu gün özlemini çektiğimiz insan gibi bir yaşama koşulları sağlanacak mı? Yoksa hak aramak için, çığlığımız duyulsun diye, bu günkü gibi bir internet sitesi kurup, yakınmalarımızı mesaja dökmemiz dâhil, engellediği gibi, yapılacak yasal düzenlemelerle günde beş vakit oturup halimize şükretmemiz zorunlu hale mi getirilecek?
İslamiyet'in kaynakları sarih olarak, Kuran ayetleri, peygamberimizin sünnet ve hadislerinden ibaret olduğuna göre, Akdeniz'in güney kıyısında, Nil boyunda kızları sünnet etmek İslamiyet'in olmazsa olmaz kuralıyken, aynı denizin kuzeyinde, Anadolu Müslüman'ı için bu kural küfür gibi anlaşılıyorsa, neden insanlar tebliğ edilenleri bu kadar farklı anlayacak şekilde yaratılmışlardır? Veya kurallar neden herkesin farklı anlayacağı şekilde konulmuştur?
Kuran ayetlerinin satılıp üzerinden çıkar temin edilmesinin yasak ve dine aykırı olduğu üzerine açık seçik ayet varken, bu konuyu en iyi bilmek durumunda olan imam hoca takımı, niçin para karşılığı kuran okumak için modern elektronik ses cihazlarıyla beraber cenaze evleri arasında mekik dokurlar? Bu durum takiye ve sahtekârlık değilse nedir?
Son günlerde iyice şaşırmış durumdayım. Bu günlerden sonra artık günlük gazete haberlerine göz atarken, beynim "terör örgütü yöneticisi" ibaresinden sonra otomatik olarak, eskisi gibi, "Kara Yılan, Cemil Bayık", "Bölücü başı" ibarelerinin gelmesini mi beklemeli, yoksa yıllardır onlara karşı mücadele eden kuvvet komutanı düzeyinde emekli askerlerin veya seçilmiş STK başkanı, TOB başkanın isminin gelmesini mi?
Vatan sevgisi ve Kurtuluş Savaşımız üzerine çok güzel şiirler, destanlar yazmış olan başka birçok şair ve İslam dini üzerine çalışmış, söz söylemiş başka bir sürü bilgin, mütefekkir varken, cami vaazlarında neden peygamberimizden sonra ismi en çok anılan kişi Mehmet Akiftir.
Ekonominin baş göstergesi borsa endeksi 15000 iken elimizde Sümerbank'ımız, Tariş'imiz, Et Balık Kurumumuz, Tüpraş'ımız vardı, "bunlar ülke ekonomisine yüktür satın" dediler, sattık, şiddetle alkışladılar ve borsa endeksi 55000 oldu. Şimdi borsa endeksi tekrar on beş binlere doğru iniyor, ekonomi yine bozuk. Satılan kurumlar da geri gelecek mi?
Önümüzdeki aylarda, psikolojik savaş gereği seçilecek kritik bir günde, sabaha karşı, yazdığı kitap delil kabul edilip, "Çılgın Türkler" kitabının yazarı Turgut Özakman da gözaltına alınacak mı?

erencan    04 Temmuz 2008 17:25
Yokluğa ve yoksulluğa mahkûm edilerek her türlü haksızlığa, hakkaniyetsizliğe ve de çağ dışı uygulamalara reva görülen bizler, sesiz sedasız kendi kabuğu içinde yaşayan bir toplum haline geldik. Ne bir ses, ne bir nefes... Sanki üzerimize ölü toprağı atılmış.

Kişisel çıkarlar peşinde koşmayan, toplumsal sıçramalar yaptırabilecek yetiye sahip, tutuğunu koparan, aklıselim, değişimin ve dönüşümün ruhunu kavramış, hitabet gücü yüksek meslektaşlarımızı yönetime getiremezsek, TEMAD çatısı altında toplanarak iri, diri, bir olmayı beceremezsek hak mak alamayız diye düşünüyorum.

Yetmiş seksen bin kişi bir araya gelip eylem yapalım ki, Ankara'da yeri göğü inletelim. Bize bizden başkası çare olmaz, olamaz. Ne yaparsak kendimiz yapacağız. Ey haklarımızı vermeyen egemen güçler, bu camia gaspedilen yasal haklarını almanın yasal yollarını da mutlaka bulacaktır. Bundan şüpheniz olmasın.

Sayın Savcı'nın daha önceki yazılarında vurguladığı ve Saygıdeğer meslektaşımız Yaşar Sığınç'ında dile getirdiği gibi neden mahkemeye vermiyoruz, neden hukuk yollarını denemiyoruz? Kurumumuzu bizler değil, bizlere haksızlık yapanlar yıpratıyor.

Yasalara ve vicdana aykırı davranarak haklarımızı gaspediyorlar, parya muamelesi yapıyorlar, insanlık suçu işliyorlar. Var mı daha ötesi, neyimiz var ki var olalım, bu yaptıkları zulüm değilse bunun adı nedir?

Bu camiaya haksızlık, adaletsizlik yapanlar bilsinler ki, gözünü sevdiğim adalet gün gelecek adaletsizliği adalet bilenlere de lazım olacak. Hiçbir kimse bizi korkak, sinmiş, susturulmuş bellemesin, sabrımızı da denemesin.

Devlet ve millet hayatını akla ve bilime dayandıran Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyete, Devrim ve İlkelerine sahip çıkanlara selam olsun.

ahmet    04 Temmuz 2008 15:25
Kimi yeni düzen peşine düşmüş; kimisi statükodan yana; kimisi gerici, kimisi ilerici... Birileri de toplum mühendisliğine soyunmuş; bu kişiler görevdeyken Assubaylar için ne yaptılar ki yeni düzenlerinde topluma bir şeyler yapabilsinler...
Assubay hakları gasp edilirken bütün toplum mühendisleri gericisi, ilericisi, demokratı, sosyokratı; hepsinin Assubayın haklarını gasp etmekte payı yok mu? Halen Assubaylar devlet memurlarının çoğu haklarına sahip mi? Haklarımızı gasp edenler tarih önünde mutlaka hesap verir...
Bırakalım artık birilerinden medet ummayı.

BU SAYFALAR ASSUBAY HAKLARINI HAYKIRMALI... FAZLA SİYASETE YER VERMEMELİ GÖRÜŞÜNDEYİM. ÇÜNKÜ HER GÖRÜŞTEN memleket sevdalısı ASSUBAY ARKADAŞIMIZ VAR...
HİÇ KİMSEYİ İNCİTMEYELİM...
Artık Assubaylar olarak Assubay hakları savunucusu milletvekili bulalım ya da yeni dönemde seçelim. İsterseniz Umur Talu da olabilir, Sayın TEMAD başkanı da olabilir ya da bu sayfa yönetenleri fark etmez...
Neden olmasın ki bu kişiler bizden çok bizim haklarımızı savunmadılar mı?
Bağımsız milletvekili adayımız olsun...
Öz ve öz bir Assubay... Saygılarımla

Hayati ERGÜRBÜZ    04 Temmuz 2008 15:00
Selçuk beyin eylem çağrısına destek veriyor onun istediği tarihte ve yerde olacağımı buradan duyuruyorum,

Cengiz ERTEN    04 Temmuz 2008 12:04
Selçuk Ağabey;
Ağzına sağlık gene her zamanki gibi ne güzel söylemişsin.
Hadi Beyler bırakın artık sadece yazı yazmayı, seçim telaşı içerisinde bir şeyler yapmayı. Halep ordaysa Arşın burada buyurun anılan tarihte Tandoğan da olunda görelim yüreğinizi...
Ben Kesinlikle oradayım...
Saygılar.

mehmet burkay    04 Temmuz 2008 10:51
Saygıdeğer meslektaşlarım
Harun kardeşimizin yazısının özü gayet açık ve net aynen katılıyorum
1-TEMAD a bu güne kadar hiç üye olmamış bir meslektaşımız" SİZ DERNEĞE ÜYESİNİZ HABERİNİZ VARDIR NE OLDU ŞU KEY ÖDEMELERİ" diyorsa
2-Bir astsubay Derneğe hiç üye olmamış, daha TEMADIN açılımını bilmiyorsa
3- Hala emekli astsubaylar Derneğinin başında bir subayın olabileceğini düşünüyorsa
4-Bir TEMAD dergisi almayan veya 20 YTL'LİK üye aidatı için DERNEK kapısından geçmeyen,ancak orduevlerinde bir çayın kavgasını yapanlar varsa
5-Mücadeleden kaçıp, camiasının değil de, kendi menfaatlerini düşünüyorsa

KUSURA BAKMAYIN AMA DAHA BAŞKA NE DEMELİ... HERKES KENDİNİ BİLİYORDUR.

Bayram ÇAKIR    04 Temmuz 2008 03:51
HERŞEY KENDİ ELİMİZDE
Herkese sevgi ve selamlarımı sunuyorum.
Harun Kuruoğlu arkadaşımızın belirttiği gibi çoğumuz sadece sorunlarımızdan yakınıyoruz. Birileri bir şey yapsa da biz de sebeplensek diye bekliyoruz. Aktif bir eylem yapalım deyince ortada kimse görünmüyor. Herkes istiyor ki armut pişsin ağzıma düşsün. Yok öyle. Herkes elini taşın altına koyacak. Gerçi TEMAD yönetimi de meydan ve sokak eylemlerinden ürküyor. Ama sırf görüşmelerle de bir şey çıkmıyor. Yasal bir şekilde meydanlara çıkılabilir.
Bir de ayrıca TEMAD kendisini birlik ve kurumlarda tanıtmıyor. Ben şahsen hiç duymadım. Bildiri ve broşür dağıtılabilir. Görevde olanlar bilgilensinler.
Sorunlarımızı birlik beraberlik içinde ve aktif eylemlerle çözüme ulaştırabiliriz. Her şey kendi elimizde. Artık siyasilerden bir şey ummak boş. Ölü gözünden yaş ummak gibi bir şey. Çıkar nerde ise onlar ordadır.
Arkadaşımız yine iyi beklentilerini sıralamış. Herkes eğitimli olursa, bilgili olursa, batı normlarında demokrasi olursa diye... Bunları kim sağlayacak? Başımızdaki siyasiler mi? Onlar tam demokrasiyi, kültürlü bir toplumu isterler mi? Kendi mezarlarını mı kazdıracaklar? Onlar, tek yetkili bir parti başkanı (batılılar tarafından desteklenen) ve bol bol imam okulları ile kuran kursları isterler.
Kendi sorunlarımız ile boğulmayıp ta ülkemizin ve insanlarımızın sorunlarına da göz atarsak, esas ana sorunu görürüz. Bu ülkenin yeraltı ve yerüstü zenginlikleri dünyada sayılı. Ama insanlarımızın büyük çoğunluğu yoksul. Bunda bir terslik var. Bu terslik şu; ülkede hırsızlık var. Azınlık yiyor, çoğunluk bakıyor. Biz de bağırıyoruz "Assubaylar açlık sınırında" diye. Alacaksın pankartını çıkacaksın meydana. Başka çaresi yok. Bu hırsızlık 20 yılın işi değil. Atatürkün ölümünden hemen sonra en yakın arkadaşlarının yanlış tercihleriyle başladı. Menderes ile doruğa çıktı. Bu ülke AB ve ABD'ye peşkeş çekildi. Ülkenin sorunları dağlar gibi. Ezilen tabiî ki büyük çoğunluk. Haramiler, haramzadeler bal börek içinde.

Bayram ÇAKIR
E.J.Asb.

Selçuk içer    04 Temmuz 2008 03:33
SES VAR DUYAN YOK!
Değerli meslektaşım Sayın SIĞINÇ haksızlık yapıyorsunuz yürüyelim diyoruz ses yok diyorsunuz bu konun sitede güncelleşmesi yazılarım sayesinde oluştu bırakın yürümeyi mitingi ben oturma vs açlık grevlerini sık sık dile getiriyorum onunda ötesinde bu iş bir bidon benzine bakar diye yazdım sözümün eriyim. Tekrar ediyorum ben ANKARA\' NIN göbeğinde üzerime benzini döker bu eylemi mesleğimin onuru için yaparım zaman zemin fark etmez mazereti bırakalım yürekli arkadaşlar buyursun.
Bu hadisede fazla akıllı olmaya plan programda gerek yok ben emekli Assubaylara sesleniyorum buyurun dilediğiniz tarihte yasal olarak aşağıdaki takvimi uygulayalım. Atanın huzuruna çıkış çelenk koyma Hükümeti ve Genel Kurmayı ata ya şikâyet. Tandoğan meydanında basın açıklaması. Sesiz oturma eylemi. Açlık grevleri sonuncusu da bahsettiğim benzin olayı. Bu eylemleri yapmak için bin iki bin kişiye de gerek yok eylemlerde kitleden ziyade yapacağınız eylemin türü önemlidir. BU İŞLER YÜREK İŞİDİR. Yazması kolay kulağa hoş gelen bir kaç parlak yabancı söz yok emperyalist, kapitalist Assubaylar sınıf mı? Zümre mi?
Dış güçler, memleketin durumu karışıklık vs. Bırakın bizler bu mesleğin içinden geldik,l5 yaşlarında askeri üniformayı giydik hepimiz her şeyi çok iyi biliyoruz bizlerin akıla ihtiyacı yok icraata ihtiyacımız var.
BEN SİZLERE TEKLİF EDİYORUM TARİHTE BİLDİRİYORUM 17 AĞUSTOS 2008 PAZAR GÜNÜ SAAT 8.30. DA TANDOĞAN MEYDANINDA BULUŞMAK ÜZERE. Katılmak isteyen emekli ASSUBAYLAR bu sitede katılacaklarını beyan etsinler. Halep oradaysa arşın da burada. Saygılar.

Selçuk İÇER
Em. Bando Kd. Bçvş.

HARUN KURUOĞLU    04 Temmuz 2008 00:39
Değerli meslektaşlarım; öncelikle şunu belirtmeliyim, yazımın özümsenerek okunduğu kanaatinde değilim. Yanlış anlaşıldım gibi cümleler kullanmakta kişiliğime aykırı bir yaklaşım tarzıdır. Hakkımızı arama ve alma mücadelemizden de bir milim geri adım atmış değilim, bunu düşünmem bile abesle iştigaldir. Bu konularla ilgili düşüncelerimi bu ve benzeri sitelerde yazdığım yazılarımla da belirttim, arzu eden arkadaşlarım siteden bulur ve okur. Hepinizin malumu, bildiğimiz, yaşadığımız ve hala yaşamakta olduğumuz o kadar olaylar ve olumsuzluklar var ki, çeşitli nedenlerle bunları ya sitelere taşımıyoruz ya da taşımak istemiyoruz. Bu tavır ve tutumumuzun da doğru olduğu kanaatindeyim. Yapılan her türlü eleştiriye de sonsuz saygı duyduğumu belirtmek istiyorum. Nedenleri çok fazla ve ayrıntılı olmasından, sitede yazmakla bitmeyeceğinden dolayı birkaç cümle ile özetlemeye çalışacağım gerekçelerle hak arama ve almaktaki mücadelemizin önünde çok büyük engellerin olduğunu, yolun çok uzun ve dikenli olduğunu ifade etmeye çalışacağım ve bu konu ile ilgili yapılacak eleştirilere de cevap yazmayacağımı şimdiden belirtmek istiyorum.
1.Hak arama mücadelesi mağdur edilen ve ezilen kitlelerin birlik ve beraberliği ile bilinçli, kesin tavırlı olmaları ve bu uğurda azimle mücadele kararlılığı göstermeleri sonucu elde edilebilir diye düşünüyor, bu kararlılığı meslektaşlarımızın çoğunluğunda göremiyorum.(1400 üyesi olan bir TEMAD şubesi, sitesinde yazı yazan, düşüncelerini dile getirmeye çalışan toplam 3 kişi var, gerisi nerede, hepsi tatile mi gitti, diğer sitelerinde çok farklı olduğunu sanmıyorum)
2.Çoğunluğu avuçlarını açmış bekliyor, acaba birileri kendisi için bir şeyler yapmış mı? Yapacak mı? Özlük haklarında bir iyileştirme olacak mı? olması için dua ediyor olmayınca da beddua ediyor.
3.Belgesellerde izleriz, Aslan Geyiği yakalayıp yere yatırmış ve pençelerini karın bölgesine geçirmiş yavaş yavaş iç organlarını yemeye başlıyor, Geyik durumu kabullenmiş, son demlerini yaşamakla meşgul GEVİŞ getiriyor. Arkadaşlarımızın bir bölümü mevcut durumlarını kabullenmiş olacaklar ki hiç sesleri çıkmıyor. (kusura bakmayın teşbihte hata olmaz)
4.Bilmem kaç milyon oy diyoruz, toplam üye sayısı bununla ters orantılı TEMAD bana ne verdiciler durmadan boş laf üretiyor, birileri onlar adına mücadele edecek, eğer elde edilebilirse onlarda akılları sıra kardan pay alacak. Böyle bir anlayışın hâkim olduğu kitle ile beraber hak arama mücadelesi veren arkadaşlarımızın ve bizlerin durumu çok zor.
5.Benim, klavyenin bir tuşundan diğerine vurmam bir dakikamı alıyor. Teknolojinin içinde büyüyen en fazla 23 yaşında olan görevdeki Asb. Meslektaşım (ben ve çevremdeki arkadaşlarımız TEMAD I bilmiyoruz, başkanının da emekli General olduğunu biliyoruz diye siteye yazarsa bizlerin kat etmemiz gereken daha çok yolu var demektir)
6.Değerli meslektaşlarım; yaş ortalamamız 50 nin üzerinde, bu yaş ortalaması ile yine iyi mücadele ediyoruz sayılır. Dinamik güçlerin mücadelesi ile bizimki aynı olur mu? (Huzur içinde yaşamamız gereken dönemde bizleri hak arama peşinde koşturan. Makam ve mevkisi ne olursa olsun acaba vicdanen rahat mı? Hiç sanmıyorum.)
7.Hangi siyasi partinin lideri iktidara geldiğinde Assubayların sosyal ve ekonomik durumlarını biliyorum, bunları düzelteceğim dedi, ben hiç duymadım, duyan var mı?
8.Bizlerin, yasal, sosyal ve ekonomik mağduriyetleri gerçekte hiçbir sivilin ve sivil toplum kuruluşunun umurunda değil, bu kuruluşların gündeminde ve planlarında bizim uğratıldığımız haksızlığın giderilmesi ile ilgili bir madde olmadığı gibi, böyle bir şeyi düşünmüyorlar bile. (son 20 yılda sermayeyi elinde bulunduran veya bir şekilde eline geçiren güçler kazandı, emekçi kesim maalesef kayıp etti, etmeye de devam ediyor.)
9.Fayda ve mahsurları ayrıntılı olarak tartışılabilir; Ülkemizin tüm bireyleri eğitimli, bilgili, kültürlü, öz güvenini kazanmış, ekonomik bağımsızlığını elde etmiş, aydın ve ileri görüşlü birer birey durumuna erişmedikleri sürece bu ülkenin sorunlarının tam olarak çözüme kavuşacağına inanmıyorum. Bu ülkeye insan haklarını, demokrasiyi, hukuku ve özgürlüğü batılı normlardaki gibi yerleştiremediğimiz sürece, haksızlığın, hukuksuzluğun ve adaletsizliğin ve insan hakları ihlallerinin sona ereceğine de inanmıyorum.
Daha adil bir paylaşımın olacağı, özgürlüğün, adaletin, insan haklarının eşit olarak uygulanabileceği günleri kısa sürede görüp yaşayabilmek umudu ile tüm meslektaşlarımın kandilini kutluyorum. Saygılarımla

bayram çakır    03 Temmuz 2008 22:21
Herkese selamlar, saygılar...
Emekli astsubayım. TEMAD A daha üye değilim. Yapısını inceliyordum. Mesaj panosuna
birkaç yazı yazdım. Birisi yayınlandı. Diğerleri yayınlanmadı. Yazılarda biraz eleştiri vardı. Acaba ondan mı? Kesinlikle ağır bir dil yoktu. Yazı yayınlamanın kıstası nedir? Bilmek isterim. Şimdi TEMAD A bir iki soru sordum; yönetimde olanlar bir ücret alıyorlar mı? HUKUKA SAYGI mitingine katılım olacak mı? TEMAD IN ileriye yönelik bir eylem planı var mı? veya olacak mı? Yoksa sırf kendimizin sorunları ile boğuşarak kafamızı deve kuşu gibi kuma mı? gömeceğiz. Sırf kendimizi düşünüp bizden sonrası tufan mı? diyeceğiz.
Bayram ÇAKIR
E.J.Asb.

Mehmet AKPINAR    03 Temmuz 2008 22:17
Tüm Meslektaşlarımın Mübarek Regaip kandillerini,candan kutlar,nice mutlu ve umutlu Kandiller geçirmenizi dilerim.

yaşar sığınç    03 Temmuz 2008 21:33
arkadaşlar,mecliste iki elini havaya kaldırıp assubay haklarını red eden siyasilere hala toz kondurmuyorsunuz genel kurmaya gelince şimdiye kadar haklarımız konusunda bize yardım etmeyeceklerine inanan birisiyim.hiç bir zaman beklentim olmadı,mahkemeye verelim hükümeti teklif ediyorum kimseden ses yok yürüyelim diyoruz ses yok,nasıl olacak bu iş açıklayında beraber hareket edelim.

Hüseyin ERTÜRK    03 Temmuz 2008 20:56
Tüm Astsubay camiasının regaip kandilini ve mübarek üç ayların hayırlara vesile olmasını dilerim...

Ersen Gürpınar    03 Temmuz 2008 18:44
http://blog.milliyet.com.tr/ersengurpınar
Saygıdeğer Arkadaşlarım
Siyasete alet edilse de dinlerin en mükemmeli olan müslümanlık dinimizin kutsal aylarından olan üç ayların başlangıçı olan Regaip kandilinizi kutluyorum. Hayırlara vesile olsun umarın gönlü ve beyni nasırlaşanların da adalet ve eşitlik duygularını hatırlamalarına yardımcı olur. Saygı ve sevgiler sunuyorum

aslan81    03 Temmuz 2008 17:47
Değerli arkadaşlarım, sayın sığınç kendini hala TSK\'NIN içinde değil de yanında görüyor biz bu oluşumun zaten dışında değil içindeyiz biz büro memurluğundan değil TSK\'DAN emekliyiz bir olay olduğunda nasıl bakışların üzerinize çevrildiğini siville barışık olmayanlar kendini halktan soyutlayanlar izole edenler emekli olsa da binaların üst katında bürosu olanlar anında şirketlere, dernek Ynt.liklerine kapağı atanlar yani malumun ilanları (istisnalar hariç ) bilemez ve şu konuda henüz anlaşılmamış bize HÜKÜMETLER veya BAKANLIKLAR GNKUR\'DAN izin ve icazet almadan hak verip kanun çıkaramıyor çıkaramazda bu hala anlaşılamadı mı? Bu konu birçok arkadaşımız tarafından tespiti yapılmış ve hedef işaretlenmiş ama hala bazı arkadaşların ve TEMAD\'IN atışları isabet kaydedememiştir. Buradan sayın kuruoğlu\'nada birkaç satırla serzenmek zorunda hissediyorum kendimi olan olaylarda GNKUR\'UN hiç mi hatası yokta haklarımız mevzunu erteleyelim zaten 1984 yılından beri erteleye erteleye 24 yıl geçmiş; sevgili torunlarım çeşitli nedenlerle biz bu işi beceremedik size devrediyor ve başarılar diliyoruz mu diyeceğiz sanki çok rahatız da EZİLMMİYORUZDA atlar tepişir eşekler arada kalır mantığıyla daha ne kadar ezilmeye devam edeceğiz ÖZELLİKLE düşünce ve duygularımıza konulan yasaklar nedeniyle bu günlere kadar geldik daha nereye kadar bu ülkede teröristler bile mecliste oturup düşüncelerini açıklarken bize bu yasak niye HATIRLAYALIM biz nasıl yetiştik ağabeylerimiz bizi mutlak itaat ve saygıyla yetiştirdi sus çömez konuşma çömez vs. üstlerimizden emir alıp yorum yapmamak üzere itaate zorlandık ve şartlandırıldık ARTIK YETMEDİMİ ARKADAŞLAR BUNA SON VERMEMİZ GEREKMİYORMU GENÇLİĞİ PASİFİZE ETMEYİN VE DE DÜŞÜNCELERİNE GEM VURMAYIN BIRAKIN DÜŞÜNSÜNLER BARİ ONLAR sizin deyiminizle E&&... KURTULSUNLAR BİREY, FERT, İNSAN ZÜMRE OLSUNLAR HAKLARINI SAVUNSUNLAR. Alsınlar helal olsun bırakın alsınlar bu onların bizlerden ağabeylerimizden büyüklerimizden gelen hakkı.

Selçuk içer    03 Temmuz 2008 16:04
ATLAR TEPİŞİP ARADA EŞEKLER!

Değerli meslektaşım Harun Bey yazınızda 'ATLAR TEPİŞİP ARADA EŞEKLER EZİLMESİN deyimini kullanmışsınız ezildiğimize kabul, bir araya gelemememize de kabul ama eşeklik benzetmesine hayır. Birbirlerimizi eleştirelim ancak böyle küçültücü atasözleri ve değimleri müsaadenizle kullanmayalım şehidiyle gazisi ile dulu, yetimi yaşlısı genci çoluk çocuğu ile bu büyük camiayı incitmeyelim düşüncesindeyim. Memleketin zor günler yaşadığı doğru bizlerde durumu biliyoruz merak etmeyiniz yaşımızı başımızı almış gerekli tecrübeye sahip emeklileriz bundan daha zor günler gördük memleketin durumu düzelir bunlar unutulur zaten bizim durumumuz memleket iyi iken de düzelmez kötüyken de değişmez. Diğer önerilerinize katılıyorum el ele gönül gönülle verip meslek ve insanlık onurumuz için uyuyan devi uyandıralım. Bu vesile ile sizlerin ve ailelerinizin mübarek Regaip kandilini en içten duygularımla kutlar hayırlara vesile olmasını Yüce Allahtan dilerim. Büyük Atatürk ve silah arkadaşlarına tüm şehit ve gazilerimize aramızdan ayrılan meslektaşlarımıza ALLAH rahmet eylesin mekânları cennet olsun. Saygılar.

Selçuk İÇER
Em. Bnd. Assubay

Ökkeş Kadri BAÇKIR    03 Temmuz 2008 14:58
YAPILAN TÜM DUALARIN KABUL EDİLDİĞİ BEŞ GECEDEN BİRİ OLAN REGAİB KANDİLİMİZ MÜBAREK OLSUN.

ÖKKEŞ KADRİ BAÇKIR


3753
Mesaj Defteri yazıları