MESAJ PANOSU

Mesaj Defterine Yazın


can ömer erkurt    28 Ekim 2008 02:58
Değerli astsb arkadaslarımın dikkatine zor alım ihtiyacı duymaktayım ilgilen arkadaslarım vermek istediklerini özellikleriyle birlikle tarafıma bildirmelerini rica ederim

yaşar sığınç    28 Ekim 2008 01:08
arkadaşlar,bir başka meslektaşımızda,hasta olan eşi tarafından vuruldu allah rahmet etsin,beyin tümörü olan eşine beni öldür kurtulayım diyen meslektaşımızı eşi vurup öldürüyor,aile faciası yaşları 30 civarında mardinde görev yapan arkadaşımızın hastalıktan,piskolojisi bozulmuş,dün kayseride,bugün şanlı urfada,biz hala yeni oluşum,yok deleğe seçimi,yok siyaset,yok senin yazının içi boş benim dolu,noktaya virgüle bak ,işleri ile meşgulken,sorunlar dağ gibi oldu çözülmeyecek bir yapıya büründü arkadaşlarımı KENDİ ÖZ SORUNLARIIMIZI HANGİ YÖNTEMLE NASIL ÇÖZECEĞİMİZİ KONUŞALIM diye sizleri davet ediyorum saygılar sunuyorum.

Mehmet Sarmaz    28 Ekim 2008 00:00
Hani bir reklam vardı!!! "Yöneticimiz uyuyor mu" sloganıyla çatı izalasyonu tanıtıyordu ya!!!
Türk Silahlı kuvvetlerinin çatısı olamadıysak da temelini teşkil ettiğimiz herhalde herkes tarafından bilinmekte. Temel ne kadar sağlam olursa çatı da yerinde durur. Demek istediğim yöneticilerimiz uyuyor mu? (Tema, Genkur, MSB) Durduk yerde bu nereden çıktı diyeceksiniz? Sebebi 2009 bütçe çalışmaları tüm hızıyla sürüyor; ama çalışanıyla, emeklisiyle Assubaylarla ilgili yaprak kıpırdamıyor. Bu nedenle tekrar hatırlatmakta yarar var. Altını çizerek soruyorum; Yönetici/miz-lerimiz uyuyor mu?

Bayram ÇAKIR    27 Ekim 2008 18:38
Mehmet BURKAY Bey,

Ben Antalya'ya yeni yerleştim.TEMAD'a üye olacağım.Siteyi işgal etmek ne demek?Ayrıca okurlara "şimdi anladınız mı?"diye soru soruyorsunuz.Değerli arkadaşlarımız ne anlayacaklar?Ben ne olduğumu açıkca söylüyorum.Arkadaşlarımız lep demeden leplebiyi hemen anlayacak durumdalar.Sizi özellikle merak ettim.Saygılar sunarım.

Bayram ÇAKIR
E.J.Asb.
1977/5

Mehmet GÜRÇAY    27 Ekim 2008 13:53
Öncelikle Kayseri/Sarız As.Ş.Bşk.nı olarak görev yapan Atgm.S.G.nin Genç Asb.Çvş.M.F.yi kaleşnifkof tüfekle 5 el ateş ederek katletmesini kınıyor ve T.S.K.lerin böyle görevlere Tercübeli Sb.ve Asb.ları atamayarak Atgm.ataması, Malesef böyle üzücü olaylara neden olmaktadır.
Genç Meslektaşımıza Allahtan Rahmet diler Kederli ailesine baş sağlığı diliyorum.
Sevgili Meslektaşlarım, 26 Ekim 2008 tarihinde Yeni oluşumun,TEMAD.Yönetimini oluşturacak aday adayı seçimi yapılmıştır. Seçilen ve emeği geçen Tüm meslektaşlarımı kutluyor hayırlı olmasını dliyorum. Ancak bu seçim esnasında hoş olmayan ve Asb.camiasına yakışmayan olaylar olmuştur.Tabi bunların olmasına neden olan etkenlerin varoluşu ortamın gerginleşmesine neden olmuştur. Öncelikle Şahsım adına, Bazı istem dışı davranış ve sövlevlerden dolayı Tüm Camiadan Özür dilerim. Bu arada Bana hitaben yazı yazıp hakaret eden meslektaşlarıma da, Ortamı bu hale getirirken,Entikalar yapıp ikilik yaratırken,Oluşumu bölünmelere ve kendilerince listeler hazırlayan,orada güç ve İhtiras hırsına kapılan guruplara olan tepkimdi.Sözlerim kastini aşmış olabilir. Ancak ben bu davaya yürekten inanan,hiçbir beklentim olmadan ve hizmet için gönüllü olan biri olarak ve ilk toplantıda bunu açıklayan tek kişiyim.
Ortamdaki sözlerim,Samimi,İnanan, açık ve guruplaşmanın dışında biri olarak algılanmasını temenni ediyorum.
Benden daha Azimli,İnançlı,Hırslı,Donanımlı ve Assubay camiasına hizmet etmeye talipli arkadaşlar varsa derhal yerimi onlara bırakmaya hazırım. Yeterki samimi olsun,Dürüst olsun ve beyin dağarcığında hesapları olmasın.
Tüm Meslektaşlarımdan, Art niyetsiz ancak Kasti aşan davranış ve sözlerimden dolayı tekrer özür diler Saygılarımı sunarım.

Fevziye    27 Ekim 2008 12:38
HZ ALİ DEN İNCİLER:PARANI VER,GÖNLÜNÜ VER,SELAM VER,CANINI VER SIRRINI VERME.GÜNLERİNİ SAY,SERVETİNİ SAY,BÜYÜKLERİNİ SAY AMA YERİNDE SAYMA.EKMEK VER,KULAK VER,BİLGİ VER,AMA HİÇ BİR(ZAMAN)VERME.SATICI OL,ALICI OL,KALICI OL,BULUCU OL AMA BÖLÜCÜ OLMA...EŞİNİ BEĞEN,İŞİNİ BEĞEN,AŞINI BEĞEN AMA KENDİNİ BEĞENME...FİDAN BÜĞÜT,GARİP DOYUR,ÇOCUK BESLE,AMA KİN BESLEME...DAVET ET,HAYRET ET,AF ET,TÖVBE ET,AMA İHANET ETME...HEDEFE KOŞ,VATANIN SAVUNMASINA KOŞ,YARDIMA KOŞ AMA ŞİRK KOŞMA...ELİNİ AÇ,GÖZÜNÜ AÇ,KAPINI AÇ,AMA AĞZINI AÇMA...OKUTMAKTAN,OKUMADAN ZARAR GELMEZ,AMA LANET OKUMA...RAKİBİNİ GEÇ,SINIFINI GEÇ,AMA GÜLÜP GEÇME...EV AL,ARABA AL,ABDEST AL,AMA BEDDUA ALMA...ZULÜMÜ DEVİR,NEFSİ DEVİR,AMA CAN DEVİRME...YAKLAŞ,KONUŞ,AMA UZAKLAŞMA...DOĞRUL,DEVRİL,AMA EĞİLME...SESLEN,USLAN,AMA YASLANMA...İTİL,ATIL,AMA SATILMA...SAYGILARIMLA FEVZİYE GÖL

hande    27 Ekim 2008 12:32
Amacımız bu topraklar üzerinde yaşayan, dini, ırkı ve mezhebi ne olursa olsun, aynı idealleri paylaşan insanların kardeşçe, barış ve hoşgörü içinde yaşamalarına birazcık da olsa katkıda bulunmaktadır. Ancak Türkiye Cumhuriyeti'nin üniter yapısına ve milli bütünlüğüne yönelik saldırıların artarak bir "kimlik" sorunu haline getirilmeye çalışıldığı günümüzde nedense her olayın tek sorumlusu Türk Milleti olarak gösterilmektedir. Bu amaca yönelik kullanılan argümanlardan biri olan 6-7 Eylül olayları ve sonrasındaki azınlık politikaları da, 50 yıl sonra tam da Türkiye'nin AB üyelik müzakerelerine başladığı yani Avrupa'dan gelecek talepleri kabullenme noktasında en zayıf olduğu dönemde yeniden önümüze konmakta, Lozan'ı delmeye yönelik çabaların bir aracı haline getirilmektedir.



Türk Milletinin binlerce yıllık devlet geleneğinin sonucunda oluşan ve Selçuklu, Osmanlı Devletlerinde en net şekilde görülen millet anlayışına, azınlıklara bakışına ve uygulamalarına, tarihi gerçeklere ve belgelere dayanarak Türk'e yönelik saldırı ve eleştirilerin haksızlığını ortaya sermektedir. Yüzlerce yıl Osmanlı tebaası olarak yaşayan Balkan, Orta Doğu, Kafkas, Doğu Avrupa ve ada halklarının günümüzde hala kendi dillerini konuşuyor, kendi dinlerini yaşıyor olmaları bile bu gerçeği kanıtlamaktadır. Osmanlı'nın sadece coğrafyasını değil kültürünü ve devlet geleneğini de miras alan Türkiye Cumhuriyeti mütareke döneminde yaşadığı tüm ihanetlere rağmen azınlıklara yönelik politikalarında imparatorluk psikolojisinin de etkisiyle bağışlayıcı, adeta baba şefkati taşıyan uygulamalar yapmıştır. "Türküm" diyebilen ve Türk üst kimliğinde buluşan her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının geçmişinde utanılacak, boynunu büktürecek hiçbir şeyin olmadığının ve başı dik, göğsünü gere gerek NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE  diyebilecektir kanısındayım
HANDE KARABAĞLI

Şerafettin Turgay    27 Ekim 2008 12:22
Saygıdeğer Fevziye GÖL hanımefendi ; dikkatleriniz ,duyarlılıklarınız , camia için yaptığınız mertce , dürüstce çalışmalarınız her türlü takdirin üzerindedir. " Yapılanlar yapılacakların garantisidir " tezinden hareketle olabilecekleri görüyor ,tahmin ediyordum . Yanılmadığıma üzüldüm. Zira; sözde "demokratik " delege seçiminde yapılan , çok oy alma ihtimali bulunan arkadaşlara karşı girişilen " önleme " faaliyetleri ve şimdi yapılan söylediğiniz "dayatmalar" camiamıza yakışmamakta , bunlara tevessül edenler asla bizleri temsil etmemektedirler ve etmeyecektirler.

Henüz daha çalışma gurup ve arkadaşlarımıza karşı sarfettikleri " ayrımcı , bölücü " sözleri ortada dururken yüzümüze bakmaya yüzleri olanların hangi yüzle destek isteyeceklerini doğrusu merak etmekteyim .

Sayın GÖL size camiamıza yakışan dik duruşunuz dürüst ve mert tutumunuz için teşekkür eder , Sonsuz saygılarımı sunarım .

Şerafettin TURGAY
Bornova /İZMİR
ssseref@hotmail.com

Bayram ÇAKIR    27 Ekim 2008 11:54
DAYANAĞIMIZ BİLİMSEL VERİLER
Herkese sağlık ve esenlikler dilerim.
Beni eleştiren yazılara yanıt vermiştim ama burada yer almadı.Site yönetimi de bunu açıkladı.Canları sağolsun.İşleri güçleri rast gelsin.İsteyen arkadaşlarla yazışabilirim.Bu uzay çağında yaşarken fikirden,düşünceden kimse korkmamalı.Bunun panzehiri yine fikirdir.Güçlü ve haklı olan diğerini ezer geçer.Fitne fesat diye çamur atmak fikir fakirliğini gösterir.Elimizdeki silah sadece fikir ve düşüncemizdir.Bunu da karşımızdakine en naif şekilde sunmak isteriz.Sitenin yayın ilkelerini okudum.Özgür fikir beyanı,ülkenin bekası deniliyorsa benim de yaptığım sadece budur.Tehlikeyi,hainliği belirttim.Önce ülke değil mi?Gerisi teferruat değil mi?Geminin gövdesinde durmadan delik açılmaya çalışılırken biz sadece zümre olarak kendi haklarımız ile mi yatıp kalkacağız?
Burada ortaya dökülen sadece bir fikir ise, herkesin yeterince hatta artan aklı var fikri var.İsteyen benimser,isteyen reddeder.Herkes kendisini korur.Kimse çocuk değil.Herkes rüştünü ispat etmiş durumda.Müdahil olmak onlara hakarettir.Tahammül gösterilen tartışma insanın ufkunu açar.Herkes bir şeyler öğrenir.İnsan eksiklerini kapatır.Bunu engellemek çağımızın davranışı değil.Çok özür dilerim eski zamanların bir sözü vardı "maymun gözünü açmasın" denirdi.
Bu topluluk için az olsun benim olsun deniliyorsa söylenecek laf yoktur o zaman.Esenlikler dilerim.Bundan sonra "emekli astsubaylar net"sitesinde yazmaya çalışacağım oradan da kovulana kadar.

Bayram ÇAKIR
E.J.Asb.
1977-5

Site Yönetimi    27 Ekim 2008 10:53
http://www.emekliassubaylar.org
EMEKLİ ASSUBAYLAR SİTESİNİN DEĞERLİ ÜYELERİ,



SİTEMİZDE PAYLAŞMAK İSRTEDİĞİNİZ GÖRÜŞ VE YAZILARINIZI YAZMADAN ÖNCE LÜTFEN AŞAĞIDAKİ ADRESTE YAYINLANAN SİTE İLKELERİMİZİ OKUMANIZI DİLERİZ.



http://www.emekliassubaylar.org/index.php?option=com _comprofiler&task=registers&Itemid=88888924





SİTE YÖNETİMİ

Site Yönetimi    27 Ekim 2008 10:51
http://www.emekliassubaylar.org
SAYIN ÇAKIR ,

1. Bu site etnik sorunların tartışılacağı, özellikle ima yollu dahi olsa aziz şehitlerimizin rencide edileceği, bu yönde şüphe ve tereddüt uyandıracak yazıların yer alacağı bir site değildir ve olmayacaktır. Hiç bir siyasi görüşün sözcülüğünün yapılmasına da izin verilmemesi ilke olarak belirlenmiş ve azami ölçüde uygulanmıştır.



2. Yazılarınız bu site okuyucularının çoğunluğunda tepki uyandırmaktadır, buna site yönetimindeki arkadaşlar da dâhildir. Sitemizin İlkeleri doğrultusunda aşağıdaki adresi tekrar okumanızı öneririz.



http://www.emekliassubaylar.org/index.php?option=com _comprofiler&task=registers&Itemid=88888924




3. Sizlerden gelen siyasi içerikli yazılarınız yayınlanmayacaktır. Doğrudan Assubay sorunları ile ilgili yazılarınız yayınlanacaktır. Çoğunluğun rahatsız olduğu bu tür yazılarınızın yayınlanmayacağını bilmenizi isteriz. Bu konuda ısrar ve söz dalaşının yarar getirmeyeceğini bir kere daha hatırlatırız.

SİTE YÖNETİMİ

Fevziye    27 Ekim 2008 01:05
Bugünkü yeni oluşum grubunda da sözde demokratik seçim savunması yapanlar, icraata gelince hile, entrika ile başkanlık ve yönetim seçimi yapmışlardır.
Oylamaya sunulan Blok liste ve tercihe göre Oylama bugünkü sözde Divan başkanı SN. İrfan Ünver Nasratınoğlu, SN. Süleyman Merdanoğluna öneri verilmiştir bu öneri oylandı blok liste isteği 17 oy aldı, Tercihe göre başkanlık ve yönetim seçimi 20 oy aldı.
Alınan karar ve oy lafta kaldı 10 dakikalık ara verelim baskısı yapıldı. Divan başkanına bu 10 dakikalık arada baskı etkilemek; 3 oyun fazlalığı hiçe sayılarak ayrıca gelmeyen delegelerde vardı.
Başrol oyuncusuna daha önceden liste hazırlaması rolü vermişler, kendi başlarına bir 17 kişilik başkan ve yönetim listesi hazırlatmışlar; o liste ortaya konuldu dayatma bir liste. Başkanlık ve yönetim kadrosu bu denildiğinde onaylanmadı çoğunluk tarafından divandaki dayatma ve bu kişilerin dayatmasıdır.
Vicdani bir seçim ve yönetim seçimi yapılmamıştır. Önceki yönetimi eleştirenlere soruyorum, Bu sizin yaptığınız ne? Senaryoyu verdiler ki siz devam edin, rollerin kişileri değişti.
BEN FEVZİYE GÖL olarak bu kişileri onaylamadım oy kullanamadım demokratik hakkıma ipotek konulmuştur.
BU liste KENAN SAKA, AHMET KESER, SÜLEYMAN MERDANOĞLU, MEHMET GÜRÇAY, ÖZCAN KOŞAL, MEHMET EROL, YAŞAR KUTLU, TEMEL YEŞİLYURT, SERAP DURU, AYHAN YILDIRIM, AYFER KÜRKLÜ, İRFAN ÜNVER NASRATINOĞLU, MEHMET GENÇ, M.ALİ SARIKAYA, VELİ BOZKIR, SERVET YURTSEVER. Ben bu kişileri oylamadığım gibi benim delegeliğim bunların dışında devam edecektir.
Salona gelmeyen delegeleri adına yönetim oluşturmak ne kadar etik?
ADALETİN, SAYGININ olduğu yerde benim ve diğer bayan arkadaşlarımın ve eski kadın kollarının delegeliğimiz devam eder.
Büyük MEVLANANIN dediği gibi gece gündüz olamaz, gündüzde gece olamaz. Herkesin bir çizgisi vardır, herkes yol arkadaşını o çizgiye göre çizer kadrolaşır. Ben ve ARKADAŞLARIM ESKİ KADIN KOLLARI OLARAK aydınlığı severiz, geceden korkarız.
Dalavereye, hileye açık değiliz. Savunduğumuz ilkenin arkasında durur, o yola dürüstlüğe doğruluğa baş koymuş kişilerle el ele veririz. İnce hesapları yapıp kadın kollarını kullanırız sananlara açık cevabımızdır.
Biz bayanlara orada baskı ve sataşmalar olmuştur. Aynı eski yönetimin yaptıklarını yapmışlardır senaryo aynı, çoğu arkadaşımız bu demokratik olmayan seçimi istemeyip salonu çoğunluk terk etmişlerdir. Dayatma ile gelen bir yönetim kadrosundan nasıl hizmet verileceği de düşündürücüdür. Bunu bizler kadın kolları delege adayları onaylamadık, ayrıca TEMAD'IN eski kurucularından saygıdeğer büyüğümüz bile uyarmasına rağmen dayatma blok liste hoş değil karşı çıkmıştır.
KADIN KOLLARININ dışındaki bayanları yanlarına alıp gelenlere inanmayın. Bugün ayrıca 30 il başkanı ile görüştüğünü bu blok listeyi istediklerini onlar adına konuşup insanları yanıltan kişi, ima eden kişi 30 il başkanını da zan altına entrikalarına alet etmeğe çalışıyor.
BİZ eski kadın kolları olarak çizgimiz bellidir herkesin hakkına hukukuna saygı, doğruluk, dürüstlük, dalavere hileden uzak olan arkadaşlarla yola devam ederiz. Kendinde bu değerleri taşıyan bizle devam eder, edecektir.
Bu 30 il başkanı kimse o kişiyi uyarsın şimdide 30 il başkanı blok listesini destekliyormuş senaryoları reklamınız için etik mi? Bu 30 il başkanları 17 kişilik dayatma blok listeye onay vermeyeceklerini herkes biliyor.
30 il başkanlarını kendilerine yalanlarına, hilelerine ortak etmeğe çalışıyorlar. Ben burada yeni oluşum adına yakışmayan icraatlarını şimdiden gördük ilke ve icraatlar önemli kişiler değil kadın kollarının arkasından reklamını yapamayınca şimdide 30 il başkanının arkasına sığınmakla güzel, cilalı boyalı laflarla insanları kandırmak değil icraat ve ilke, adil olmak önemli.

Saygılarımla.

FEVZİYE GÖL

ali nas    26 Ekim 2008 20:51
Assubay hakları diye yırtınıyoruz,hak taleplerini her platformda duyurmaya çalışıyoruz,birileri bu konuda bize en büyük desteği verecek CESUR YÜREK'e söz ediyor,birileride bir bölgede daha çok kalan orayı hak eder gibi saçma bir mantığı 2008 yılında bile buraya taşıyor.

Bu ezilen halk sözünü edenin benim gibi doğuda 8-10 sene kaldığı gerçeğinide düşündüğümde kanım dondu.Bizler politikaları değerlendirmeden sadece görevimizi yaptık.Doğrusuda oydu.Orda ezilen halk yok.En fazla terörün baskısı ile oluşan kişisel yanlışlar yapan bürokrat,güvenlik kuvveti olabilir.Ama bilinizki bu batıda da farklı sebeplerle mavcuttur.
ben 8 sene o bölgede halkı ezelim diye bir uygulama görmedim.Lütfen gülünç olmayınız.

Buradan Sayın Cesur Yüreğe saygı ve teşekkürlerimi sunuyor,Bunca acının olduğu zamanda 1000 sene 2000 sene gibi saçma edebiyat sunanlara mantıklı olmayı öneriyorum.

Şimdilik Takipteyim.

osman    26 Ekim 2008 19:47
EMEKLİ OLAN TÜM ASSUBAYLARIMIZA MUTLAKA, EMEKLİLİĞİNİZ HAYIRLI OLSUN.DİYE KART MUTLAKA GÖNDERİLMELİ, İMKANLAR İÇİNDE MUTLAKA ZİYARET EDİLMELİ.

ASSUBAYLAR SİTESİNİ İNCELEDİM BİRAZ ,ŞEHİR ŞEHİR TEMAD HABERLEŞME TELEFONLARI,FAX LARI YAZILMAMIŞ.HATTA GENEL MERKEZİMİZİN FAX VE TELEFON NUMARALARININ YAZILMASI MUTLAKA GEREKİR.ÇOK ZOR DEĞİL.

BENDE EMEKLİ ASSUBAYIM.OSMAN SÜTSATAR.1976*10 TANK

SAYGILARIMLA
Yönetici yorumu Yönetici yorumu:
Sayın Sütsatar
Emekliliğinizin ailenizle birlikte esenlik içinde geçmesini Dileriz.

mehmet burkay    26 Ekim 2008 16:06
HER EMEKLİ ASTSUBAY MUTLAKA TEMADA ÜYE OLMALIDIR. GÜNLERDİR SİTEMİZİ MEŞGUL EDEN BAYRAM ÇAKIR ANTALYA DAN YAZDIĞINI İFADE EDİYOR . MAALESEF YAPTIĞIM İNCELEMEDE ANTALYA TEMAD DA KAYDINA RASTLAYAMADIM ÖNCE GELSİNLER TANIŞALIM&. ŞİMDİ ANLADINIZMI ??????

MEHMET ALİ KILINÇ    26 Ekim 2008 10:10
Değerli Meslektaşlarım..
Ülkemizde uzun dönemdir yaşanan olayaların, en küçük ayrıntısına kadar, belirli kurallara uyularak yazılmış senaryo gereği olabileceğini anlatan bir yazı aşağıdaki linktedir.

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/102113 56.asp?yazarid=218

Bayram ÇAKIR    26 Ekim 2008 02:47
DOĞRUYA ULAŞMAK ARAŞTIRMAKLA OLUR.

Ben bu sitede ülkem ve ezilen insanlarımız için yararı olabilecek yazılar yazmaya çalışıyorum.Kendimce çok
yurtsever birisiyim.Yazılarımda seviyesiz,şiddeti çağrıştırabilecek sözcükler kesinlikle yer almaz.Başkaları ile dalga geçmek,alay etmek,onları küçük görmek,hafife almak aklımın ucundan geçmez.Yazılarım bu şekilde olunca niye sakıncalı görülür aklım ermiyor.Ben yukarıda söylediğim ölçüleri gözeterek fikirlerimi söylüyorum.Bir fikre fikirle karşılık verilir.En güzel ders fikirle verilir.Karşı fikri hemen iteklemek fikir değildir.Öyle yapılarak birşey kazanılmaz.Karşı fikri hemen ötelemek onu yapanın fikir fakirliğini gösterir.Bu durumdaki insanlarla işimiz zor.Medeni ölçülerde tartışılır.Ve bundan pozitif gelişmeler doğar.Cesareti olan kestirip atmaz,bilimsel veriler koyar ortaya.Eski alışkanlıklarımızdan ve korkularımızdan kurtulalım artık.Egemen zümrenin hücrelerimize dek işlettiği kültüründen kurtulalım.
Yaşadığımız olaylar aslında bambaşka.Birileri elimize kendi düdüklerini veriyor.Ben ezilen insanları rüyamda görmedim.Onların içinde bulundum.Okuyorum ve araştırıyorum.Okumazsak ve araştırmaz isek gerçeği biraz zor görürüz.Etkisinde olduğumuz kişilerin ağzıyla konuşuruz.
Umur Talu'yu türbanlı okul kızlarına destek olduğu için eleştirmiştim.Bir arkadaşımız "ben yasakçı zihniyet istemiyorum" diyor.O arkadaşımız ülkemizin içinde bulunduğu durumu bir gözünün önüne getirseydi keşke.Her taraf din tüccarı ile dolu iken ve siyasi iktidar tarafından sonsuz himaye görüyorlar iken bu zavallı genç kızlar için bu söylenmemeli idi.
Ben sadece gerçeklerin ve doğruların tetikçisiyim.Ayrıca KÜRTÇÜ değilim ama SOSYALİSTİM.
Saygı ve selamlarımı sunarım.

Bayram ÇAKIR
E.J.Asb.

NECDET TÖRE    25 Ekim 2008 22:44
Sayın meslektaşlarım
Basında bizim hakkında tek yazar olan Umur Talu için sürekli yazı yazan
Onu eleştiren kişiler kimin tetikcisi ?
Umur Talu 'yu eleştirerek ne elde edeceksiniz amacınız ne ?

Bayram ÇAKIR    25 Ekim 2008 04:23
Ahmet CAN Ağabey,sizin MSN adresenizde bir sorun mu var?Size 2 mesaj yazdım,bilgisayar bir hata gösteriyor.

Cavit KAYIKCI    25 Ekim 2008 02:25
Sayın Cengiz ERTEN ÖĞRENİLMİŞ ÇARESİZLİK diye bir kavram duydunuz mu? Psikolojide böyle bir kavram vardır. Kafese beş maymun koyarlar. Ortaya da bir merdiven ve tepesine de iple muzları asarlar. Her bir maymun merdivenleri çıkarak muzlara ulaşmak istediğinde, dışarıdan üzerine soğuk su şikarlar. Sadece merdivenleri çıkmaya çalışan maymun değil, diğerleri de bu soğuk sudan nasibini alır. Bütün maymunlar bu denemeler sonunda sırılsıklam ıslanırlar. Bir süre sonra muzlara hareketlenen maymun diğerleri tarafından engellenmeye başlanır. Daha sonra, maymunlardan biri dışarı alınıp, yerine yeni bir maymun (adi: "A" olsun) konulur. A'nın ilk yaptığı iş muzlara ulaşmak için merdivene tırmanmak olur; fakat diğer dört maymun buna izin vermez ve yeni maymunu döverler... Daha da sonra ıslanmış maymunlardan biri daha yeni bir maymunla ("B") değiştirilir...ve B merdivene ilk yaptığı atakta dayak yer. Bu ikinci yeni maymunu (B) en şiddetli ve istekli döven ilk yeni maymundur (A). Islak maymunlardan üçüncüsü de değiştirilir. En yeni gelen maymun (C) da ilk atağında cezalandırılır. Diğer dört maymundan yeni gelen ikisinin (A ve B) en yeni gelen maymunu (C) niye dövdükleri konusunda hiç bir fikirleri yoktur. Son olarak en bastaki ıslanan maymunların dördüncüsü ve besincisi de yenileriyle (D ve E) değiştirilir. Tepelerinde bir salkım muz asili olduğu halde artık hiç biri merdivene yaklaşmamaktadır. Neden mi? Çünkü burada isler böyle gelmiş ve böyle gitmelidir. Bu bakımdan Sayın Nurettin ERDOĞANa çaresizlik öğretme çabanızı ibretle izliyorum. Size bir şey söylemeyeceğim ancak sizin gibi düşünenlere ise şunu söylüyorum. Sayın Nurettin ERDOĞAN Güneydoğu gazisidir. Gazi olarak emekli olmuştur. Gazi olacağı dönemde ise ikinci defa kendi isteği ile o bölgeye gitmiştir. Açıkçası tarafınızı iyi belirlemenizi isterdim. Hangi taraftasınız? Bahsettiğiniz kurum hakkında sahibinin Emekli Denizci Albay Olduğu yönünde söylentiler var. Doğrudur, yanlıştır, sonradan bir Astsubay arkadaşımız satın almıştır ortak olmuştur vs. Neyin olduğunun bir önemi yok. Nasıl olduğunun da bir önemi yok. Başında Sb. Astsb. Yada Sivil memur olduğunun da bir önemi yok. Böyle bir anlaşma yapılabilir. TEMAD da bunu uygun görebilir. Sayın Nurettin ERDOĞAN bir sorunu dile getiriyor. Başka bir devre arkadaşımız 2007de sertifika aldığını söylüyor bir buçuk yıldır söz konusu firmanın kendisine iş imkanı konusunda yardım etmediğini söylüyor. Bahsettiğiniz firma madem bu kadar iyi niyetli çıkar TSK mensuplarına şu oranda indirim yapıyorum diye açıklama yapar. Çok büyük bir maharet mi şu oranda indirim yaptım demek? Böyle bir indirim bu sektördeki bütün dertlere deva mı oldu da Sayın Nurettin ERDOĞANa had bildirmeye çalışıyorsunuz. Sayın Nurettin ERDOĞAN 86 mezunudur. Ben de 86 Platformu Başkanıyım. Siz yenisiniz galiba diye bir reklam var. Internet piyasasında biz yeni değiliz. Sn. TEMAD Başkanını tanırım. Sayın Ergül KUMAŞIda tanırım. Onlar beni hatırlar ya da hatırlamazlar. Emeklilik kursunda Internet sitelerinin iyileştirilmesi konusunda kendilerine yardımcı olma düşüncem vardı. Onlar da bu konuda talep de bulunmuşlardı ancak zaman mekan diyelim. Bu bakımdan çoğu meslektaşımızın daha yeni yeni tanıştığı olayların biz biraz ötesindeyiz. Internet olarak, organizasyon olarak ve dahası bu konuda bilek güreşi denemesi yapanlara da açıkçası tebessüm ederek. Biz yeni değiliz Internet ortamında ne TEMAD yönetiminde gözümüz var. Ne de Emekli meslektaşlarımızın web sitelerinde gözümüz var. Bu yazıyı da yayınlayıp yayınlamamalarına sitem dahi etmeyiz. Bu alemdeki her meslektaşımıza dernek olmuş web sitesi kurmuş kişisel yada toplumsal çabalarla meslektaşlarımızın özlük haklarının iyileşmesi için çalışanlara bir sorumuz var açıkçası: BİZ 800E YAKIN DEVRE ARKADAŞIYIZ ÖZLÜK HAKLARIMIZIN İYİLEŞMESİ İÇİN YANYANA MI YÜRÜYELİM. KARŞI KARŞIYA MI OLALIM. YANYANA YÜRÜRSEK BİZİM HER TÜRLÜ DESTEĞİMİZ SİZİNLE OLACAKTIR. KARŞI KARŞIYA OLURSAK SİZE SAYGI DUYARIZ. BİLEK GÜREŞİ DENEMEK İSTERSENİZ BUNA DA SADECE TEBESSÜM EDERİZ. ANCAK BİZE ÖĞRENİLMİŞ ÇARESİZLİK AŞILAYACAKSANIZ O KONUDA HİÇ ŞANSINIZ YOK BUNU DA BÖYLE BİLİNİZ. Saygılarımla.

SELÇUK İÇER    25 Ekim 2008 01:37
TEĞMEN SENİNDE ASSUBAY KİMİN?
Temad mesaj panosunda bir mesektaşımızın yazısından''BİR ASSUBAY BENİM TEĞMENİM'DEN FAZLA MAAŞ ALMAMALIDIR''Bu sözün kime ait olduğunu bilmiyorum.Ancak makamı şahsiyeti rütbesi konumu ne olursa olsun bu söz ve düşüncenin sahibi VATAN HAİNİDİR,BÖLÜCÜDÜR,KANINDA BOZUKLUK VARDIR.Assubaylar bu vatanın evladı değilmidir,bu ülke için dağda tepede görev yapıp kanını canını feda eden rütbeli Asker değilmidir?Bune utanmazlık,şerfsizliktir,neyin ayrımını yapıyorsunuz?Bu ayrımcı tutum ve sözlerinizle orduya zarar verdiğinizin farkında değilmisiniz.BU AYRIMCI İFADELERİNİZLE BÖLÜCÜ ÖRGÜT ÜYELERNDEN FARKINIZ VARMI?BU KİNİNİZİN SEBEBİ NEDİR?HİTLER'İ BİLE GEÇTİNİZ YAZIKLAR OLSUN.TEĞMEN'İNİZ ASİL SOYLU VATAN SEVER,ASSUBAYINIZ YUNAN VATANDAŞIMI?Zaten bu genel zihniyettir.BU ASSUBAYLAR BÖLÜCÜ TERÖR ÖRGÜTÜYLE BİRLİKTEMİ ÇALIŞIYOR VATAN HAİNİMİ...BENİM TEĞMENİM,ONUN BUNUN ASSUBAYI.SİZ BU KAFAYLA ÇOK DÜŞMANLIKLAR YARATIR,BU ÜLKEYE ÇOK ZARAR VERİRSİNİZ.HAKLARIMIZI GASP ETTİĞİNİZ YETMİYOR,HAKARET VE AYRIMCILIĞADA SON HIZLA DEVAM EDİYORSUNUZ UTANMADAN YÜZÜNÜZ KIZARMADAN...

Selçuk İÇER
E.Kara Assubay
1976-26

MEHMET ALİ KILINÇ    24 Ekim 2008 22:40
Değerli Meslektaşlarım...

Müsadenizle bir konuda ben de maydanoz olup görüşümü ifade edeceğim.
1. Umur Talu Türk basınında son üç yıldır biz assubayların yanıda olan, bıkıp usanmadan surunlarımız üzerinde kalem oynatan, hatta sorunlarımıza arka çıkma ve hakimiyet açısından birçok meslektaşımızdan bile ierde olan neredeyse tek köşe yazarıdır. Kendisine minnettarız.
2. Çalıştığı gazete, iktidarın verdiği devlet kredisiyle, şimdiye kadar görülmemiş bir iktidar desteği ve yönetemle, alan grup ihalede tek tabanca bırakılarak, iktidara borazan olsun diye başbakanımızın bir yakını tarafından satın alınmıştır. Yani bizim için kahramanımız olan gazetecinin iktidar yanlısı bir gazetede yazdığı,maaşını o gazetenin verdiği bir gerçektir.
3. Televizyon dizilerinden gazetlere içimiz dışımız ABD ile dolu olduğu, bu anlamda herkesin vereceğim örneğe hepimizin diğer ülkeler üzerine verilecek örneklere göre daha yakın olacağını umduğum için Amerika üzerinden örnek vereceğim.
Diyelim ki, bizim ülkemizden veya bir başka ülkeden, veya şu anda bu mesajımı okumakta olam bir emekli assubay meslektaşımın 8 yaşında bir torunu olsun. Torun annesi ve babasıyla Amerikaya göç etsin. Yolu düşüp Amerikayı gören meslektaşlarım bana hak verecektir. Kalıbımı basarım ki, sadece 12 yıl sonra torun 20 yaşına geldiğinde ne Türklüğü kalacaktır, ne de Türkçe konuşması. Sorulduğunda ben amerikalıyım diyecektir. Bu insanların kimliğini yok etme değil de nedir?
Amerika'da bazı şehirlerin sokaklarında gezerken, zenciler o kadar çoktur ki, beyazlar parmakla gösterilecek kadar azdır. Siz hiç Amereikan yurttaşı olup da gururla amerikalıyım diyemiyecek bir zenci düşünebiliyormusunuz. Tarihte daha düne beyazlarla aynı otobüse binemeyecek kadar ırkçılığa maruz kalmış zencilerin ayrı devlet kurmaya kalktığına dair hiç haber işittiniz mi? Hürriyetlerin bu kadar geniş olduğu, fırsat eşitliğinin
sınırsız olduğu söylenen Amerika'da, zenci ve beyaz nüfuslara, içlerinden çıkardıkları doktor mühendis, ayyaş, evsiz kişileri oranlansa sizce rakamlar ne çıkar. Aynı şeyleri, ısrarla iddia edildiği gibi, bizim yurdumuzda,yurdun bir bölümünde doğmuş ve sorunu olduğu söylenen yurttaşlar açısından düşünürsek sizce Amerikaya göre rakamlar bizde ne yöndedir? Amerikaya göre, ayrım yapıldığı söylenen yurttaşlar açısından, durum bizdemi kötüdür yoksa Amerika da mı?
Demokrasi cenneti Amerikda film izler gibi polistan arabasıyla son sürat kaçan hırsız görmüşsünüzdür. Ama siz hiç bu ülkeye ait haberlerde, demokrasi adına, sokakta çocukların polisi taşladıklarını, polsi taşlamaya müsade edildiğini gördünüz mü?
Amerika'da, ülkemizde olduğu gibi, dışardan ısrarla yaratılmaya çalışılan, ülke geleceği için çok hassas ve tehlikeli bir konuda,ülkenin en yetkili kişisi Diyarbakır gibi bir kente gidip, miting kürsüsünde "Benim eşim Arap, Ben de Gürcü'yüm" veya benzeri lafları yumurtlayabilir mi? Aynı bölgedeki veya Hatay'daki Arapça konuşan yurttaşlar Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı olmaktan neden şikayetçi değiller?
Sonuç; ülkemizin ayrımcılık gibi bir sorunu yoktur. Bu coğrafyada, ülkemizin istikrar içinde bulunmasının emellerine engel olacağını düşünen dış güçler vardır. Buna benzer olarak aynı kartları oynayan, aynı yarayı daha önce de kaşıyan hainler bundan önce de olmuştur. Şu anda ülkemizin başına dert olan bu dış güçlerin ülke içindeki maşaları ve bu maşalarla ülkenin bir bütün olarak mücadele etmesi gerektiği halde çeşitli nedenlerle bu amçtan yan çizen ülke içindeki yetkili unsurlardır. Sorunların nedeni öncelikle demokrasi eksikliği değildir. Can güvenliği olmadan ve karnı doymadan hiçbir kişinin kültürel gereksinimi olacağını sanmıyorum. Maşayı tutan sahip elini biraz gevşettiği an ve içeriden gür bir sesin, sorumlu bir iradenin ben bu işi çözeceğim dediği günden altı ay sonra, bu ülkede ne teröt kalır ne de şehit olan asker. Sorun bir demokrasi sorunu, kültür farklılığı sorunu, değildir, sorun maşaların kullanma tarihi sorunudur. Bu insanların yüz yıllardır bir arada yaşayıp her yönüyle iç içe girmeleri bu konudaki en büyük güvence ve bir arada yaşayabileceklrinin ispatıdır. Cümleye 1000 yıl 1500 yıl gibi kelimelerle girmek iyi niyetin işareti değil, bence daha çok maşaları tutan hainlerle paralel düşmektir. Bir meslektaşımın da böyle bir niyetinin olduğunu, paralel düşmeyi aklının ucuna bilke getirebileceğini sanmıyorum.
Zaman ayırıp tekrar okumak isteyenlere, ne kadar safça gelirse gelsin, ben aşağıdaki linkte yazdığım yazının ikinci bölümündeki mektuptaki fikirlerimle hala aynı noktadayım. Sorunun çözümü için lazım olan eksik olan, güçlü bir ses, akan kanı durdurmaya niyetli bir iradedir...
http://www.emekliassubaylar.org/index.php?opt ion=com_content&task=view&id=584&Itemid=88888992

Saygılarımla.

Tansel KURŞUN    24 Ekim 2008 19:21
Değerli meslektaşlarımın özel güvenlik sektörü ile ilgili yazmış oldukları yazıları dikkatle okudum.Ben de Bolu ilinde bir güvenlik şirketinde yaklaşık bir yıldır Operasyon Müdürü ve Uzman Eğitici olarak görev yapmaktayım.Şirketimizin yönetici müdürü de yine emekli bir Assubay ağabeyimizdir.Öncelikle şunu hatırlatmak isterim ki;hiçbir güvenlik şirketi iş garantisi vaadinde bulunamaz ve bunu reklam vs.şekilde belirtemez.Çünkü bu konuda İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün l6.07.2007 gün B.05.1.EGM.0.11.08.01/4995-123264 sayılı genelgesi vardır ve eğer bu vaadde bulunanlar var ise çok ağır müeyyidesi bulunmaktadır. Yasa,yönetmelik ve genelgeleri iyi takip eden ve uygulayan hiçbir güvenlik şirketi yöneticisi böyle bir vaadde bulunmamalıdır.Ancak meslektaşlara indirimli özel güvenlik eğitimi vermek şirket yönetiminin takdirindedir,buna söylenecek birşey yoktur.Elbette ,yönetiminde asker şahısların bulunduğu güvenlik şirketleri meslektaşlarına indirim yapabilirler,hatta yapmalıdırlar,bu gayet doğaldır,zira bizde tüm meslektaşlarımızın yakınlarına cüz'i bir kurs ücreti ile eğitim veriyoruz.Sertifika ve kimlik kartı aldıklarında kendilerine yardımcı olabileceğimizi,ancak iş garantisi veremeyeceğimizi özellikle belirtiyoruz.Mesajları okuyunca ben de böyle bir mesaj yazma gereği duydum.Kimseye yasayı öğretmek haddim değildir.Değerli büyüklerim ve saygıdeğer kardeşlerimde böyle bir düşünce oluşacaksa şimdiden özür dilerim.Ticari ilişkilerin siteye taşınması asker emeklisi bir şahıs olarak beni üzmüştür. O nedenle bu hususları yazma ihtiyacı duydum.Sitemizin değerli üyelerine saygı ve sevgilerimi sunar,sağlıklı günler dilerim.

yaşar sığınç    24 Ekim 2008 17:01
Değerli arkadaşlarım. TEMAD yönetiminin, indirimli meslektaşlarına güvenlik eğitimi verdireceğine, emekli assubaylara güvenlik şirketi kurma yetkisi mücadelesi vermesini isterdim. 25-30 yıl güvenlik alanında, asayiş konularında çalışıp personel eğiteceksin, yıllarca operasyonlara katılacaksın, doğal silah taşıma hakkım olacak, güvenlik kursu görerek kapı önünde 1000 YTL maaşı kestirip 638 YTL brüt asgari ücret alacağım, olacak bir konu mudur? değerli arkadaşlarım, TEMAD meslektaşlarına bula, bula bunumu buldu saygılar.

Dursu ÇELİK    24 Ekim 2008 16:52
Yazar Umur TALU ile ilgili polemik bile bizim neden bu kadar ezildiğimiz cevabıdır.Yazar önemli bir bakanlık mı işgal ediyorda çözüm üretsin. Yazar son yazısında üniversitelerde türban özgürlüğünü savunan bir yazı yazmıştır.Haklıdır, yasakçı zihniyet bitmeli benim ülkemde artık. Yazarın gazeteci olarak görevi ülke ve vatandaş sorunlarını dile getirmektir.Bir tane daha Sayın Umur TALU gibi gasteci varmı? astsubayların sorunlarını sonuna kadar dile getiren.Bir taraftan biz astsubaylara 1/4 niye yasak, vb yasaklara karşı isyan ederken, diğer taraftan yasakçılığı savunmak dürüstlük değil, menfaatciliktir.
Bizim camia olarak hala bir araya gelebildiğimiz bir dernek, vakıf yada siyasi fikir var mı ki bu haklarımızı alabilelim.TBMM de en son rahmetli Cemal ŞAHİN bey sayesinde haklarımız arandı ve bir kısmı alındı.Lütfen kendimizle çelişen duruş sergilemeyelim.Saygılar.


3753
Mesaj Defteri yazıları