MESAJ PANOSU

Mesaj Defterine Yazın


Ersen Gürpınar    21 Kasım 2008 20:22
Saygıdeğer Meslekdaşlarım

Olağan Temad Genel Kurulunda bugün yapılan genel merkez yönetimi seçimlerini Temad Gn.Bşk.Sn. Mustafa Erol\'un ekibi kazanarak bizi temsil etme hakkını elde etmişlerdir.
Bana göre bu sonuç süpriz olmamıştır temsil edeceği zümrenin sesine kulak vermeyen kapalı kapılar arkasında kişisel hesaplar yapanların seçimi kazansalar bile iktidar olamıyacağını bildirmiştik.
Seçimi kazanan ve kaybedenlerin bu sonuçtan ders almalarını tüm iyi niyetimle temenni ediyorum.Hepimizin sonuçlara saygı gösterip gerekli desteği vermemiz gerektiğini biliyoruz. Kendilerini kutluyor,çalışmalarında başarılar diliyorum. KAZANAN ASSUBAY ZÜMRESİ OLSUN

SİTE YÖNETİMİ    21 Kasım 2008 19:48
Değerli Üyelerimiz
Bu gün yapılan olağan genel kurulda Temad yönetiminin listesi seçimleri kazanarak bizleri üç yıl yeniden seçme hakkını elde etmiştir.
Kendilerini kutluyor,Çalışmalarında başarılar diliyoruz. Saygılarımızla

SİTE YÖNETİMİ    21 Kasım 2008 18:54
BÜGÜN YAPILAN TEMAD GENEL MERKEZ SEÇİMLERİ SONUÇLANDI.
SEÇİMİ GENEL MERKEZ:269 OY ALARAK KAZANDI,YENİOLUŞUM :58 OY ALDI.

SEÇİM SONUCLARI NETİCESİNDE SEÇİMİ KAZANAN MUSTAFA EROL VE YENİ EKİBİNE BUNDAN SONRAKİ ÇALIŞMALARINDA BAŞARILAR DİLER,SEÇİM SONUCUNUN CAMİAMIZA HAYIRLI OLMASINI DİLERİZ

yaşar çakan    21 Kasım 2008 15:22
Sayın Çetin,
Ben içki ve sigara içen biri değilim. Fakat yazdığınız makaleye özenti penceresinden değil de kültür penceresinden bakılınca hakikatten çok güzel bir makale olmuş. Paylaşımınız için teşekkür ederim. Son günlerde oluşan olumsuz havadan bizleri en azından on dakika olsun uzaklaştırdınız.
Saygılar bizden...1983-KKK

Hüseyin ERTÜRK    21 Kasım 2008 14:32
Şehitlerimize Allahtan rahmet yakınlarına başsağlığı ve sabırlar diliyorum..

Bayram ÇAKIR    21 Kasım 2008 00:07
CRY THE BLOVED COUNTRY

Cry the bloved country.
Ağla sevgili memleket.
Kanuni Sultan Süleyman'dan beri ağlıyorsun. Senin ne bitmez çilen varmış. Sende ne çok gözyaşı varmış. Bir ara seni birisi biraz sevindirdi. Bu nadide kişi de Mustafa Kemal oldu. Ama onun da ömrü uzun olmadı.
Bu zavallı ülkenin garip insanları. Yine ağlıyorsun. Zamansız solan genç fidanlarımıza ağlıyorsun. Hep beraber ağlıyoruz. Feryat ediyoruz, isyan ediyoruz bu çile ne zaman bitecek diye? Ağlamaktan, yanmaktan başka bir şey gelmiyor elden. Olan hep sana oluyor, hep bize oluyor. Biti kanlı olanlardan ağlayan var mı? Yok elbet. Ağlar, ama niye ağlar? Yaptığım vurgundan bana fazla bir şey kalmıyor diye ağlar. Zevkine ağlar, sefasına ağlar.
Bu ağlamamız öncesiz ve sonsuz mudur(evvel ahir)?Değildir. Bir avuç mutlu azınlık gülerken biz niye ağlıyoruz diye düşünmemiz ve nedenini sorgulamamız gerekiyor. Unutmayalım ki, yaşadıklarımızda takdiri ilahi sebebi aramayalım. Yerli hainler, eli tespihli sakallı şeytanlarla bunu beynimize çivilemek istiyor. Sebep başka yerde aranmasın, olaylar sorgulanmasın diye.
Senin için cehennem nerede? Bilemedin. Orada değil. Bu topraklarda. Yaşadıklarından veya yaşadıklarımızdan ala cehennem olur mu? Ben Kuran-ı ve tefsirini defalarca okudum. Orada yazılanlarla bizim yaşadıklarımız örtüşüyor.
Bu ülkede, bu zengin topraklarda bizlere hainlik edenler var. Büyük önderden sonra, hain yöneticiler peş peşe dizilmişler. Sıram gelse de şu ülkenin anasını bellesem diye. Ve de dediklerini yapmışlar ve yapıyorlar. Kesintisiz hainler akını. Bizler de bilinçsiz ve örgütsüz olduğumuz için köpeksiz köyde değneksiz gezmişler ve geziyorlar. Bizleri düşünen yok, yavrularımızı düşünen yok. Bu hainler saltanatlarını sürdürmek istiyorlar. Yaşadığımız olayları ve sorunları istedikleri gibi kafamıza sokuyorlar. Olayların ve sorunlarımızın asıl yüzü gizleniyor. Gerçekleri ancak araştırarak, yurtsever aydınların ve bilim adamlarının yol göstericiliğinde görebiliriz. Tek bir gazete, tek bir kitap okuyarak, patronların medyasını takip ederek bu olmaz, kulaktan dolma bilgiler bizi yanıltır. İstemeden o hainlerin tuzağına düşeriz. Benim âcizane önerim budur.
Mesajın başlığı İngilizce oldu. Ben dilimden hiçbir zaman vazgeçmem. O başlık yurtsever bir yabancının ülkesi için haykırışıdır. Ve bir romanın adıdır. Esen kalın.

Bayram ÇAKIR
E.J.Asb.

SELÇUK İÇER    20 Kasım 2008 23:24
NE BEKLERSİN RUHSUZLARDAN.!!!
Dolar çıkışta, borsa düşüşte, merkez Bankası faiz oranlarını düşürdü piyasalarda huzursuz bekleyiş, iş adamları sıkıntıda. Gündem tamamen bundan ibaret, Yazılı ve görsel basında. Şehit yaralı varmış önem arz etmiyor. Devletin Başbakanı iki gündür tutturmuş REEL SEKTÖR vs. Bankacıları sert dille uyarıyor. YA TERÖRİSTLERİ, UYARAN FALAN YOK, MESELE PARA, PARA, PARA.
VATAN, BAYRAK, TOPRAK. Uğruna şehit olan askerlerimize ALLAHTAN RAHMET YARALILARA ACİL ŞİFALAR, ACILI AİLELERİNE SABIRLAR DİLERİM. Saygılar...

Selçuk İÇER
E.Kara Bnd. Asb
1976-26

Çetin    20 Kasım 2008 22:46
Belki bu yoğun sorunlar yumağına bir nebze olsun ferahlık katması için aşağıdaki bilgi notunu okumanız dileğiyle tüm meslektaşlarıma bol muhabbetler diliyorum.

TÜRKLERİN SÜTÜ ASLAN SÜTÜ!
Türkiye'de 90'ların başıydı. İlk özel televizyonda bir sohbet programında uzun yıllar Marksizm ve enternasyonalizm yüzünden yurtdışında yaşayan ve 20 yıl sonra İstanbul a dönen bir kadın yurtdışındaki anılarını anlatıyordu. Prag da akşamları benzer durumdaki birkaç Türk ile toplanıp rakı içtiklerini söyledi. Sunucu şaşırdı. O dönemde? Üstelik Çekoslovakya gibi bir demir perde ülkesinde? Hem de rakı? Kadın gözlerini kıstı ve öne doğru eğilerek sunucunun gözlerine baktı: Biz Türküz rakı içeriz!
Hemen her milletin onunla özdeşleşen bir içkisi vardır. Türklerin de milli içkisi rakıdır. Rakı çok önemli bir sosyal olgudur. Kutlanacak bir şey varsa üzülecek bir şey varsa rakı içilir. Bazen unutmak için bazen de hatırlanan için. Bazen de bir şey hatırlandığında yeniden unutmak için. Ülkesinden uzakta yaşayanlara gönderilen bir şişe rakı telefonda ağlamaklı bir sesle teşekkür edilen bir hediyedir. Doldurulan bir rakı kadehi kimi zaman 18 yaşına gelen bir erkeğin babasından aldığı jesttir. Ama kimi zaman da damat adayına şüphe ile bakan bir kız babasının onu ilerleyen saatlerde daha iyi tanımak için başvurduğu bir yöntemdir. Bazı kız babaları aslan sütünü bir dikişte içen adayı beğenir. Belli ki adam hayatı bilir. Bazı kız babaları da bir kadehi zor bitiren adayı beğenir. Belli ki aday gerçekten toy ve sakindir. Çünkü kişilik testinin en doğru yeri rakı meclisidir.
Neden Aslan Sütü

Rakı iri uzun taneli ve kalın kabuklu "Razaki" üzümünden yapılan anasonlu bir içkidir. Eski Osmanlı meyhanelerinde rakının aslan kabartmalı kaplarda sunulması ve renginin sütle aynı renkte olması nedeniyle rakıya aslan sütü denildi. Hatta aslan sütü ile beslenenler ile inek sütü ile beslenenler konusunda espriler de yapıldı.

Gerçekte rakı uzun ve yorucu bir günün ardından uğranılan bir barda barmenle sohbet ederek hızla içilip vedalaşılacak bir içki değildir. Rakı bir Osmanlı içkisidir. Belki bugün kokteyllerde jazz barlarda limon suyuna batırılmış havuçla ayakta içilen maalesef- bir kokteyl içkisi olarak görülse de rakı gerçekte ritüelleri olan ve özel bir adap ile içilen bir içkidir. Çoğu genç toplumsal kurallara uymayı ve uygulamayı kendisinden büyük arkadaşları ve akrabaları ile rakı masasında öğrenir. Rakı önemli bir sosyalizasyon aracıdır.

Rakı tek başına içilmez. Modern dünyada grup terapisi diye adlandırılan yöntemin icadından çok önce Osmanlı meyhanelerinde aynı tedavi amacı için kullanılırdı. Kadehler sağlık için şeref için kalkardı. Gece meyhaneler kapatıldıktan sonra sokaklarda aşkından öfkesinden coşkusundan nara atan kabadayılar olurdu. Elbette nara atmak o zaman da yasaktı ve polis yakaladığını hamamları ısıtan hamamların altında bulunan ocaklara (külhane) kapatırlardı. Üstü başı kül içinde kalan adamlar ertesi gün kolaylıkla fark edilirdi. O nedenle bu kişilere mizahi bir bakış ile külhanbeyi denilirdi.

Nasıl İçilir.

Güneş battıktan sonra içilir. Eskiden rakı kadehlerde sek olarak içilir ve üzerine bir yudum su alınırdı. Günümüzde ise rakıyı rakı bardağı denilen aslında limonata bardağı olan bardakta su ile karıştırılarak içilir. En doğrusu bugün likör kadehi diye bilinen bardakla susuz içmektir. Rakı içmenin en büyük püf noktası soğutulmuş rakı bardak ve soğuk sudan geçer. Rakı bardağının soğuk olması ve soğukluğunu koruması için içine konulan suyun dondurulduğu ve ortasına bardağın konulduğu bakır ehlikeyif kullanılır.

Rakı hazırlanırken dikkat edilmesi gereken çok önemli bir nokta da bardağa önce rakı sonra su son olarak da buz konulmasıdır. Rakıyı sulandırmadan üzerine buz konulursa rakının aroması kristalleşir ve rakının tadı bozulur. Rakı meze ile birlikte yudum yudum ve yavaş içilir. Rakı konusunda deneyim kazandıkça içilen yudumlar küçülür.

Rakı soğutulmuş şişeden soğutulmuş bardağı şişe yavaş yavaş çevrilerek dökülür. Böylece anason kokusunun daha fazla yayılması sağlanır. Tecrübeliler bardağına koyduğu rakının yarısı kadar su doldurur. Şişede kalan son rakı damlasına kadar eşit paylaştırılır.

Rakı yalnız başına içilmeyip arkadaşlar veya dostlarla birlikte içilir. Çünkü rakı masaları sohbetlerin yapıldığı hikâyelerin anlatıldığı şarkıların söylendiği herkesin hem dinleyici hem konuşmacı olduğu bir ortamdır. Bazı rakı masaları sabaha kadar sürer. Birçok şairin de dediği gibi güneş battıktan sonra içilir. Rakı içilirken Türk Sanat Müziği dinlenilir. Rakı herkesle içilmez. Sevilenlerle dostlarla arkadaşlarla içilir. Bir kişinin diğerini rakı içmeye davet etmesi saygı göstergesidir. Rakı yavaş yavaş içilir rakı içerken yavaş yavaş eğlenilir. Rakının geleneğinde oryantal her şarkıda göbek atmak için ortalığa fırlamak yoktur.
Rakının birinci arkadaşı Türk Sanat Müziğidir. Özelikle nihavent ve rast makamı tercih edilir. Başkaca arkadaşları kavun ve beyaz peynirdir. Onlardan başka sadece rakı için yapılan mezeler vardır. Ergun Sav'ın Rakı Sohbetleri kitabında dediği gibi bunları bilmeyen içmesin . Rakı sarhoş etmez. Onu doğru içmesini bilmeyenler sarhoş olur. O nedenle bu konuda yazan Hamit Tarhan haklıdır: Kullanmasını bilenlerin elinde zehir de bir ilaçtır .

Rakıya başlamadan bir saat önce bir duble içilir. Gece uzun sürecekse sofraya oturmadan önce de bir fincan veya bir kaşık zeytinyağı içilir. Masayı en yaşlı kişi yönetir. O içmeden kimse içmez. O kadehini kaldırmadan kimse kaldırmaz. Rakı masasında kadeh bir defa ve başlangıçta tokuşturulur. Ondan sonra sadece masaya yeni birisi eklendiğinde kadeh tokuşturulur.

Genç olan masaya saki olur. Masada rakısı suyu buzu azalanları takip eder. Bir bakıma masanın düzenini sürdürür ve ritüeli devam ettirir. Rakı bardağı boş beklemez. Evet, masadan kalkarken bile dibinde biraz bırakılır. Rakı masasında mutlaka olması gerekenler vardır. Bunlardan birisi maydanozdur. Ayrıca nane sarımsak yoğurtla ve zeytinyağı ile hazırlanan mezeler şarttır. Pek çok kimse dikkat etmez ama rakı kebapla barbarca kızartılan etle değil balık ile daha uyumludur. Balık domates yeşilbiber maydanoz zarları çıkarılmış soğan kimyon sumak ve defneyaprağıyla pişirilmelidir. Rakı masasında salata salatada yine nane maydanoz semizotu ve dereotu olmalıdır. Eğer meyve yenilecekse şeftali şarttır. Şeftali yoksa armut erik kayısı veya badem olmalıdır.

Aslan sütü kuralları ve gelenekleri olan bir içkidir. Kuralları ve gelenekleri ile daha lezzetlidir. Ama kuralları gelenekleri ve lezzeti bir yana Türklerin milli kimliğinin önemli bir parçasıdır.

* * * * * * *

Ne ararsın Tanrı ile aramda
Sen kimsin ki orucumu sorarsın?
Hakikaten gözün yoksa haramda
Başı açığa neden türban sorarsın?
Rakı şarap içiyorsam sana ne
Yoksa sana bir zararı içerim
İkimiz de gelsek kıldan köprüye
Ben dürüstsem sarhoşken de geçerim
Neyzen Tevfik

* * * * * *

Eskiler alıyorum
Alıp yıldız yapıyorum
Musiki ruhun gıdasıdır
Musikiye bayılıyorum

Şiir yazıyorum
Şiir yazıp eskiler alıyorum
Eskiler verip Musikiler alıyorum

Bir de rakı şişesinde balık olsam.
Orhan Veli Kanık
Yönetici yorumu Yönetici yorumu:
Sevgili Çetin Seçim atmosferinde değişik bir konuyu yazmışsınız EKMEĞİ ZOR ALAN EMEKLİ RAKIYI NASIL İÇECEK BİRDE ONU ANLATAN OLSA Sağlıklı,mutlu,başarılı,neşeli günler diliyoruz.

HARUN KURUOĞLU    20 Kasım 2008 16:45
HAYATTA KEŞKE'LERE YER YOK.

TEMAD Genel Merkez Yönetim Kurulu Seçiminin bu günlerde yapılacağı 3 yıl önceden biliniyordu. En az 6 ay öncesinden özü, sözü bir olan, dili ne söylüyorsa beyni de aynı şeyi düşünen, Liderlik ve yöneticilik vasfı olduğuna inandığımız, şu andaki yöneticiler haricinde 10 kişiden oluşan bir Meslektaş Grubu mensubumuz İl, İl dolaşarak kendilerini ve seçildikleri takdirde uygulayacakları programı bizlere anlattılar mı? Bizi ikna ettiler de bizler bu arkadaşlarımızı desteklemedik mi? kendileri ile beraber olacağımızı Sitelerdeki yazılarımızla beyan etmedik mi?
Grupların çalışmalarını takip ettik, Konuştukça, anlattıkça, açıklama yaptıkça, güvenirlilikleri ile ilgili kaygılarımız artmaya başladı. Sonuçta sorunlarımızı uygulanabilirliliği ve verimliliği olan bir proje ile bizlere somut olarak sunabilen yeni bir oluşumla karşılaşamadık. Umarım bu organizesizlik hepimize ders olur, bundan sonraki oluşumları daha donanımlı, programlı, ekip çalışmasını çok daha iyi bilen meslektaşlarımızla yaparız.
Eğer kazanabilirlerse mevcut yönetiminde bu son fırsatıdır. Bir yıllık bir süreçte tüm sorunlarımızı ya çözerler, ya da istifa ederek bayrağı taşıyabilecek başka bir yönetim kuruluna görevi devrederler. Bizlerde gelen gruba hayırlı olsun, gidene de hizmetlerinden dolayı teşekkür eder, uğurlar olsun deriz. Saygılarımla.

HARUN KURUOĞLU    20 Kasım 2008 15:08
Dün akşam FOX Tv'de izledim, haberin doğruluk derecesini bilmiyorum. İnanılacak gibi değil. Jandarma genel Komutanlığından 900 Uzman Çvş istifa dilekçesi vermiş. Ne oluyor anlamakta güçlük çekiyorum Bu insanlar kolay mı? Yetişiyor, o kadar emek çekiliyor, sistemi sağlıklı işletecek yasal düzenlemeler neden yapılmazda yüzlerce insan aileleri ile birlikte mağdur edilir. Sadece insanların mağduriyeti mi söz konusu olan? Ülke zarar görmüyor mu, kurum zarar görmüyor mu, bu sorunların kökten çözümü neden bulunmuyor veya bulunmak istenmiyor, Sorun çözümünü beceremiyor muyuz? Sonuç olarak öngörülü olamamanın, personel istihdamı ile ilgili düzenlemelerin baştan sağma yapılmasından insanlar ve kurumlar, dolayısı ile ülkemiz zarar görüyor. Saygılarımla(E)

Mithat Türetken    20 Kasım 2008 14:42
Değerli Kardeşlerim,
Ben sorunlarımızı kendine dert edinen ve bu nedenle çok yıpranan bir arkadaşınızım emekli olduktan sonra kendimce doğruluğuna inandığım konuları erişebildiğim her yetkiliye yazdım.
TEMAD yönetimi bence pasif bir politika izliyor. Bizler basında çıkan yazılara yorum yapıp, Sn. Taluya hak ettiği vefa borcumuzu yazarken yönetimin sesi soluğu çıkmıyor muydu? Çünkü Talu Gen. Kur tarafından mahkemeye verilmişti şimdi sahipleniyor kendileri açıkladı. CNN bizi aradı diye elbet onları arayacaktı. Beni veya sokaktaki adamı arayacak halleri yok ki. O güzel fırsatta bence layık ile kullanılmadı. Neyse bunları zaten herkes biliyor çocuk değiliz. Daha aktif bir hak arama politikası için arkadaşlarımız yeni oluşumu kurdu ama birkaç kişinin hırsı olayı sahiplenmesi yüzünden kaybeden assubaylar olmasın diye dostça uyardık kimi mesajımız yayınlanmadı kimi mesajımız üzerine onlar cevap verme cesareti gösteremediğinden adamları sinirlerimizi yıpratmak istediler ne kadar haklı olduğumuz anlaşıldı yönetim listesindekilerde sonunda isyan etti.
Aziz bey zümreyi bunlara teslim edemeyiz diye ortaya çıktı. İzmirde şahsen tanıdığım değerli bir insan A.Rıza Çakmak başkan aday olacak söylentileri vardı. Aday olmadı onun bu listede olmasını Saka ekibi içinde olanlarında artık parçalanırız ayıp olur gibi düşünceleri bırakmasını tek liste ile seçime gidilmesini arzulardım birçok kardeşimin de ayni duyguda olduğunu zannediyorum çünkü yazılanlar bu doğrultuda o halde bir çağrıda benden BİRLEŞİN TEK LİSTE OLUN Toplumumuza hayırlar getirecek bir seçim olsun.

Ökkeş Kadri BAÇKIR    20 Kasım 2008 09:54
-BİR ÖLÜR BİN DİRİLİRİZ-
""ŞEHİTLERİMİZE TANRI'DAN RAHMET, KEDERLİ AİLELERİNE BAŞSAGLIGI VE NECİP TÜRK MİLLETİNE SABIR DİLİYORUM.""

Arif ASLAN    20 Kasım 2008 02:39
Ağrı'da şehit olan binbaşımıza ve Lice'de şehit olan 2 askerimize tanrıdan rahmet dilerken,ailelerine başsağlığı ve sabır diliyorum.

yaşar çakan    20 Kasım 2008 02:10
Hain her yerde her zaman haindir. İhanet edenlerin kullandıkları silahlar bir gün mutlaka kendilerine dönecektir. Şehitlere Allah'tan rahmet diliyorum. En yüksek mertebeye ulaştılar. Ailesine ve yakınlarına Allah sabır versin. Ateş düştüğü yeri yakar.

Bu vatanın her karış toprağı şehit kanıyla sulanmıştır. Bu cennet vatanı ve bizleri bölmeye çalışanlar asla başaramayacaklar. Bizler emekli olduk ama bu mücadele için hala dinçiz ve ayaktayız ve bekliyoruz ve hazırız. Bunu böyle bilin ey hainler.

Hikmet BOLAT    20 Kasım 2008 01:54
Şehitlerimize Tanrıdan Rahmet, Ailelerine ve Milletimize başsağlığı dilerim.
Ruhları Şad Olsun.

Emekli Assubaylar    20 Kasım 2008 01:17
http://www.emekliassubaylar.org
Ağrıda Şehit edilen Binbaşı ile Diyarbakır Licede Şehit edilen Mehmetçiklerimize Tanrıdan Rahmet, Aileleri ve Türk Milletine Başsağlığı Dileriz.
Emekli Assubaylar Sitesi.

Abdil Güven    20 Kasım 2008 00:33
ŞEHİT AİLELERİNİN EVİNDE YİNE BÜYÜK ACI VAR. AĞRI/KARS SINIRINDA ÇATIŞMADA ŞEHİT OLAN BİNBAŞIMIZ İLE LİCE DE KARAKOL BASKININDA ŞEHİT OLAN 2 ASKERİMİZE ALLAH TAN RAHMET AİLELERİNE SABIR YARALILARA ACİL ŞİFALAR. PKK TERÖRE DE LANETLER OLSUN

semih Öke    19 Kasım 2008 23:30
Sayın demeye bile dilim varmıyor TEMAD Başkanı tüm sorunları çözmüş herşeyde mutabık olmuşuz gibi bir imaj çizmekte hala ben şurda çalıştım bunu tanırım yok o beni tanır bırak bu tanıma ve tanışma meselelerini başkan bey sen Emekli assubayları temsil ediyorsun veya ettiriliyorsun. Sorunları tek tek ele alacaksın. Ben subay orduevine girmek istemem sorunlar bunlar değil sorunlar maddi kaynaklı hala niye anlamak istenmiyor. Kadroların hepsinin kd.Bçvş.luğa dayandırılması ve alt assubay rütbelerinin yok sayılması. Asb.Çvş. ile II.Kad.Kd.Bçvş.'un aynı kadrolara atandırılmaları. Nöb.A.liği tutan 15-23 Yıllık Yb./Bnb.lara ayda 2 en fazla 3 nöbet taksim edilirken aynı yıllara haiz olan astsb.lara ise en az 3 en fazla 7 nöbet geliyorsa düşünülmesi gereken çözümlerin değerlendirilmesi gerekmekte. Demekki Başkanın dediği gibi sorunlar çözülmemiş aksine artırılmakta. Kanun Yönetmelik ve yönergeler varken prensiplere göre yönetilen sistem ne kadar düzelebilir tartışılır. Sözün kısası birliğin en büyük komutanı en özel lojmanda oturup kendine ayrı muamele istiyorsa gelinde sorun çözün...

SELÇUK İÇER    19 Kasım 2008 22:09
NEDİR BU KORKU?
Genel Başkanımız çok rahat yüzeysel cevaplar, tutarsız örnekler 5 saatte dinlesen bir şey anlamazsın. Sorun Orduevi, bir kaç önemsiz konuyla kaldı. BEN MAĞDUR OLARAK BİR ŞEY ANLAMADIYSAM, YETKİLİLER VE KAMUOYU NASIL ANLASIN? BU KADAR ŞEHİT GAZİSİ OLAN DERNEĞİN HALİNE, ACZİNE BAKINIZ. İÇLER ACISI. DERDİNİ ANLATAMIYOR. SANKİ ORTALIK GÜLLÜK GÜLÜSTANLIK. BASKIMI VAR? BU KORKU NEDEN? TEMAD tarihinde yakaladığı bu en büyük şansı kullanamadı. KAMUOYUNA GERÇEKLERİ AÇIKLAYAMADI. YAZIK ETTİ CAMİAYA. Bunları anlatamıyorsanız, BİR ŞİŞE KAN VE BİR KAÇ PROTEZ ALIP GİDİN DAHA ETKİLİ OLUR. SAYGILAR.

Selçuk İÇER
E.Kara Asb,
1976-26

HARUN KURUOĞLU    19 Kasım 2008 21:41
SAYIN BAŞBAKANIM,SAYIN GENELKURMAY BAŞKANIM

Bizler Emekli Assubay olarak ailelerimizle birlikte, bir milyondan fazla insan bu ülkede yaşıyoruz. Kangren haline gelen yasal, ekonomik ve sosyal sorunlarımız yıllardır çözülmüyor ve çözümü yolunda da hiçbir yetkilinin kılını kıpırdattığını maalesef göremiyoruz.
Ülkemizin her köşesinde ve Ülkemiz dışında bin bir zorluklara katlanarak görev yapan, bu ülkenin BEKASI uğruna Silahlı Kuvvetlerdeki mevcuduna oranla en fazla Şehit ve Gazisi bulunan bu meslek grubuna, aynı kurumda görev yapan diğer insanlardan farklı muamele yapılmasını aklımız, mantığımız ve vicdanımız kabullenmiyor.
Gerginlik, kriz ve huzursuzluk dönemlerinde çok sık kullandığımız bir sözcük vardır.( BİRLİK VE BERABERLİĞE EN ÇOK İHTİYAC DUYDUĞUMUZ ŞU GÜNLERDE DİYE BAŞLAR) Ve devam eder.
Bizler artık ekonomik olarak açlık sınırına yaklaşan, ödenilen maaşla yaşamımızı idame ettiremeyecek duruma geldik. Haklarımızın verilmemesi ve sürekli ötelenmesi, bizi sokaklara dökülerek hak arama yöntemine başvurma aşamasına getirmiştir.
Sizler büyüklerimiz olarak, Emekli Assubayların sokağa dökülerek hak aramalarını kabullenebilir misiniz? Birlik beraberlik söylemi, on yılladır uğratıldığımız, bu gün itibarı İle de fiilen yaşamakta olduğumuz haksızlığı ve hukuksuzluğu ortadan kaldırıyor mu? Kurum içinde ve ülkemizde birlik beraberliği, meslek ve meslektaş sevgisini sağlama görevinin, o kurumun ve ülkenin liderine ait olduğuna inanıyoruz.
Bu günlerde TEMAD Genel Başkanımız ve çalışma grubu arkadaşları sorunlarımızı yazılı ve görsel basında dile getirmeye çalışmaktadır. Sayın Başkanımız ve diğer yöneticilerimiz uzun süre önce Başbakanımız olarak size durumumuzu arz ettiler. ONBİR kez de bir önceki Genelkurmay Başkanımıza arz ettiler. Maalesef sorunlarımızın çözümü yolunda bu zamana kadar hiçbir olumlu gelişme elde edemedik, gelişme ile ilgili de en ufak emare göremiyoruz.
Sayın Başbakanım, Sayın Genelkurmay Başkanım: Bizler özel olarak hiçbir şey istemiyoruz. Hukuki, insani, vicdani ve günümüz koşullarına uygun olarak düzenlenmesini talep ettiğimiz hususların ayrıntılı olarak açıklandığı dosya Başkanımız tarafından sizlere arz edilmiştir. Bizim talebimiz, bu hususların bir an önce TBBM de görüşülüp, yasallaştırılarak mağduriyetimize son verdirilmesinin sağlanmasıdır. Saygılarımla.

MEHMET ALİ KILINÇ    19 Kasım 2008 19:57
Sayın TEMAD Yönetim...
1-Madem 15 günde üç televizyon programı, iki gazete röportajı yaptırabilecek gücünüz vardı da, neden bu gücünüzü seçimlere 15 gün kala kullanmayı seçerek, bir buçuk yıl önce, bu camiayı içinde bulunduğu sıkıntıları kamuoyuna duyurmak üzere sadece çeyrek sayfalık bir gazete ilanı için para toplama kampanyası nedeniyle niçin günlerce uğraştırdınız?
2-Bu platformlarda değişik kişilerin, camiamızın sıkıntıları ile ilgili bu televizyon programlarında, camiamızın içinde bulunduğu sıkıntıların yeterince düzgün, çarpıcı aktarılamadığı, dersini iyi çalışması durumunda olanların yeterince çalışmadığı, ele geçen fırsatın yeterince değerlendirilemediği konusunda eleştiriler var. ("Astsubayların orduevlerine giremediği" yanlış anlatımı gibi). Hiç birimiz bu konuların profesyoneli olmayabiliriz. Bu konuda profesyonel yardım alınamaz mıydı? Veya bu konularda uygun bir kişi çıkarabilmek için emekli astsubay bahçesi bu kadar çoraklaştı mı?

Cevat GÜREL    19 Kasım 2008 19:07
SAYIN DERNEK BAŞKANIMIZ BİZİM HAKLARIMIZLA İLGİLENDİGİNİ GÖRDÜKÇE HER MESLEKTAŞIM GİBİ MUTLU OLUYORUM. EMEKLİ maaşlarında bir düzelme olacak mı? Çocuk okutuyoruz yetmiyor. YALNIZ GNL. KUR. BŞK.NIMIZA MEKTUP YAZDIM KENDİNİN KORUMALIGINI YAPMIŞTIM. HALA CEVAP GELMEDİ ACABA KENDİLERİNE ÇIKMIYOR MU? BAŞKANIM MERAK ETTİM. E-Posta adresim bellidir saygılar diler inşallah önceleri olduğu gibi sürmen altı edilmez.

atilla abaylı    19 Kasım 2008 16:00
SN.DZ. K.K METİN ATAÇ IN 17 KASIMDA DENİZ ASSUBAY OKULUNUN 118. YIL DÖNÜMÜNDE SORUNLARIMIZLA İLGİLİ HAZIRLIKLARIN YAPILDIGINI.
1/4 SORUNUMUZUNDA BUNUN İÇİNDE OLDUGUNU İFADE ETMİŞLERDİR.
BU MÜCADELEMİZ BİZE YAKIŞAN OLGUNLUK VE DİK DURUŞUMUZ İLE BU YIL TAMAMLANMADAN BİTECEGİ BEKLENTİSİNE GİRDİGİMİZ KESİN.
SAYIN GENELKURMAY BAŞKANIMIZ BİR ACIKLAMA İLE BİZLERİ ÇOK RAHATLATACLARDIR.
TÜM ARKADAŞLARIMA SAYGILAR-SEVGİLER... ATİLLA ABAYLI HV. K.K 1666 E.

hayrettin    19 Kasım 2008 15:27
Üyemiz (E) Kd. Bçvş. Mehmet Emin IŞIK (1962-263) 18 KASIM 2008 Salı günü vefat etmiş olup, cenazesi 19 KASIM 2008 Çarşamba günü SARUHANLI Merkez Camiinde kılınan cenaze namazını müteakip SARUHANLI Mezarlığına defnedilmiştir. Kendisine Allahtan Rahmet, acılı ailesine ve sevenlerine sabırlar dileriz.

Muharrem TURHAN
MANİSA İl Başkanı
Yönetici yorumu Yönetici yorumu:
Müteveffa Meslektaşımıza Tanrıdan Rahmet,
Ailesi ve Meslektaşlarımıza Başsağlığı dileriz.
Başımız sağ olsun.
Site Yönetimi.

aslan81(m.ayan)    19 Kasım 2008 12:28
Değerli arkadaşlar TEMAD, yazılı ve görsel basında yaptığı haklarımız ile ilgili konuşmalarda: istediğimiz hakların neden İSTENDİĞİNE bence VURGU yapamıyor, kamuoyunun ve de en önemlisi diğer çalışanların şunu öğrenmesini sağlayamıyor.
Bizim yaptığımız mesai harici hizmetlerin karşılıksız olduğu VURGULANAMIYOR fazla mesai, nöbet, gece eğitimi, denetleme, tatbikat, manevra, OHAL görevleri, operasyon, yılbaşı, bayram, hafta sonu mesaileri, ikiz görevler(GÖREVİ UHDESİNDE KALMAK ÜZERE!), keyfi uygulamalar, kısıtlamalar(çoğumuz yıllık iznimizi, istirahat, hava değişimini tam kullanamıyor) küçük düşürücü alçaltıcı cezalar da dâhil VUR GU LAN MA SI.
GE RE Kİ YOR.
Sadece nöbet ve gece eğitimlerinin masa başı memurunun normal mesaisinden fazla olduğu vurgulanamıyor, saygılar.


3753
Mesaj Defteri yazıları