MESAJ PANOSU

Mesaj Defterine Yazın


Kubilay AKBULUT    05 Aralık 2008 11:58
Tüm meslekdaşlarımın, gönüldaşlarımın kurban bayramını kutlar gelecek günlerin bizlere huzur ve mutluluk getirmesini içtenlikle diliyorum. :)

abdullah ektik    05 Aralık 2008 11:41
http://www.emekliassubaylar.org
Daha ne diyeyim, bize bu bayramda bize çok görenler, yediğiniz, içtiğiniz kursağınızda kalsın. Hala beklemede mi kalacağız? Yöneticilerimiz sağır mısınız? Kör müsünüz? Nerede o seçilen yeni yöneticilerimiz? Arkadaşlarım sizlerin üzüntüsü benim üzüntüm, daha ne diyeyim. İnanın geceleri uykularım kaçıyor. Bu konuları ciddiye almayan arkadaşlarımda kınıyorum.

Mehmet AKPINAR    05 Aralık 2008 02:23
Nedendir bilinmez! Gündeme aldıkları halde, daha önce dernekten ihraç edilmiş bazı meslektaşlarımızı ve eşlerinin derneğe yeniden üye yapılması konusunu TEMAD Genel Merkezi (Sayın Başkan Aracılığı ile) çalışma şevk ve azmimizi kırar gerekçesi ile uygun bulmamıştır.

Bu hoş olmayan bir gerekçedir.
Seçimi kazanmışsınız, yeni bir süreç başlamış, zaten üye sayınız çok az, ama siz üye olmak isteyenleri dahi potansiyel tehlike görüp üyeliğe alınmalarını istemiyorsunuz. Gerekçeniz çalışma şevk ve azmimizi kırar. Yok böyle bir gerekçe, en azından sizlere yakışmayan bir gerekçe.
TEMADIN Sayın Başkanı ve Yönetim kurulunun Sayın üyeleri;
EDEBALİ'NİN OSMAN BEY 'E DEVLETİ KURARKEN SÖYLEDİKLERİNİ BİR KEZ DAHA OKUYUN.
KİN TUTMAK, MESLEKTAŞLARINI DIŞLAMAK, SİZLERE YAKIŞIYOR MU?
ÜSTELİK SİZ O MAKAMLARDA 50 YIL DAHA MI KALACAKSINIZ?
BUGÜN BAŞKALARINA YAPILANLAR YARIN BELKİDE SİZİN ÇOCUKLARINIZA EŞLERİNİZE DE YAPILABİLİR.
BU AYIPTAN BİR AN ÖNCE KURTULMAK GEREKLİDİR.
HEMEN YENİ BİR BEYAZ SAYFA AÇILMALI:
MÜZEYYEN HANIM, HİKMET AYDINCAK BEYLER GİBİ GERÇEKTEN BU CAMİA İÇİN GÖNÜLLERİNİ ORATAYA KOYANLAR BİR AN ÖNCE YENİDEN ÜYELİĞE KAZANDIRILMALIDIR.
BEN ŞAHSEN BU BÜYÜKLÜĞÜN YÖNETİMİNİZCE GÖSTERİLECEĞİNE İNANMAK İSTİYORUM.

cahit    05 Aralık 2008 01:51
1980 Çankırı asb.hzl.okl.mezunları devre arkadaşımız ve bölük bçvş'u Duran YADİKAR'IN ismini bu akşam "bengütürk com.da" MHP TOKAT/Niksar ilçesi bld.bşk.adayları listesinde gördüm,kendisi zaten per.yb. olarak oranın şb. bşk.nı idi sizi devre arkadaşımıza destek vermeye çağırıyorum selamlar.
Cahit ÇAKIR
(e)Tnk.Kd.Bçvş.
11nci ks(1484)

Celal ELBİR    05 Aralık 2008 01:02
Tüm camiamızın bayramını içtenlikle kutlar,herkese aileleriyle birlikte mutluluk,başarı ve sağlık dilerim.

SELÇUK İÇER    05 Aralık 2008 00:29
ACI BAYRAM.!!!
Elbise 16 senelik, cüzdan boş,MADDİ VE MANEVİ SIKINTI HAD SAFHADA.Neşe ve sevincin yerini Dert,Karamsarlık almış.ÜÇ KURUŞ EMEKLİ MAAŞIYLA ÇOLUK ÇOCUK GELİN DAMAT TORUN BAYRAM MI KUTLAYACAĞIZ?Bizlere bayramı zehir edenler,ekmeğimize kan doğrayanlar lanet olsun sizlere.Bizleri katlediyorsunuz acımadan ezip geçiyorsunuz,kundaktaki çocuğumuzun hakkını dahi kendi saltanatınız için gaspediyorsunuz.Bizler dert tasa sıkıntı içerisinde yaşam mücadelesi verirken ya sizler devletin imkanlarını kullanıyorsunuz.Bizleride 16 yıllık elbiseye mahküm ediyorsunuz. Değerli Meslektaşım sayın Abdullah EKTİK.Nasıl üzülmeyelim..Hayırlı bayramlar...

Fevziye    04 Aralık 2008 20:05
SAYIN ERSEN GÜRPINAR'IN BAŞARILARINI,ÇALIŞMALARINI BU CAMİA İÇİN HER TÜRLÜ YAPTIĞI FEDAKARLIĞI İÇİN KUTLARIZ TEŞEKKÜRLERİMİZİ İLETİRİZ.İLKELİ,SEVİYELİ DÜRÜST ORG ÇALIŞANLARI,YAZARLARINIDA KUTLARIZ BU CAMİA İÇİN İYİKİ VARSINIZ ELİNİZE SAĞLIK BİRLİK BİZ DEMEK BUDUR.AYRICA CAMİAMIZIN YAKLAŞMAKTA OLAN KURBAN BAYRAMLARINIDA EN İÇTEN DİLEKLERİMİZLE KUTLARIZ,SEVGİ SAYGILARIMIZLA MÜZEYYEN DURSUN,SAADET ÇİFTÇİ,NADİRE TUNGER,AYŞE SANSAR,FEVZİYE GÖL.

abdullah ektik    04 Aralık 2008 19:52
Degerli meslektaslarimin Kurban bayramini en içten dileklerimle kutlar, saglik, mutluluk ve zenginlikler dilerim.
Abdullah Ektik

Mithat Türetken    04 Aralık 2008 17:08
Değerli Meslekdaşlarım
Yine buruk bir bayram 16 yıl önce aldığım takım elbisem eski ayakabılarım parasız cüzdanım ile bir bayramı karşılıyoruz. Sevgili Ersen Gürpınar kardeşim milliyet blogta yazdığı gibi BAYRAM GELMİŞ NEYİME yaşamadıktan sonra kutlasak ne olur ama yinede adet yerini bulsun BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN

http://Blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=148202

Bayram ÇAKIR    04 Aralık 2008 15:45
İNSAF!EL İNSAF!

Sağolsunlar,bazı arkadaşlarımız ülke sorunlarını buraya taşıyorlar.Ne güzel duyarlılık gösteriyorlar.Ne büyük garabetki bazı arkadaşlarımız da" bunlar bizi ne ilgilendirir" diyorlar.Şimdi peşine düşüyoruz,bizler de yüksek okul mezunu sayılalım diye.Bize, bu kafada iken prof. ünvanını verseler ne yazar.Gerçi biz maddiyatın peşindeyiz.Bizler ülke sorunlarına duyarsız isek ne işe yararız acaba?Zümre sorunlarımızın o sorunlardan kaynaklandığını söyleyenlere niye tepkiliyiz?
Bizler böyle iken,hala niye sızlanırız anlamış değilim.Ağlamakla,beddua etmekle sorun çözülmüyor.

Bayram ÇAKIR
E.J.Asb.
Yönetici yorumu Yönetici yorumu:
ÜLKE SORUNLARI BİZİMDE SORUNUMUZ ,AMA CEPTE PARA YOKSA AÇLIK SINIRIDA İSEK,AKLIMIZDA ÖDENECEK FATURA VE KREDİ KARTI BORÇLARI VARSA ,İLGİ ALANIMIZDA O ORANDA DARALMAZMI,ÜSTELİK KENDİ SORUNLARIMIZI ÇÖZEMEDEN DAHA BÜYÜK OLAN ÜLKE SORUNLARINI NASIL ÇÖZECEĞİZ,HAKSIZMIYIM.M.AKPINAR

Bayram ÇAKIR    04 Aralık 2008 15:17
ÖZEL DERNEK YASASI

İki adet dernek yasası var.Birisi özel çıkarılmış.TEMAD da özel yasaya göre kurulmuş.İzinli,icazetli,kurallı,yasaklı.
Yönetim rahat ve özgür değil.Bizzat görevde olanlar dile getirmeseler bile.Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez düşüncesi ile.Halbuki elimizdeki kaz gidiyor.Sorunlarımız
sürüncemede ise,bu yasanın büyük etkisi var.Bu yasanın iptali için sesimizi
yükseltelim.Saygılar sunarım.


Bayram ÇAKIR
E.J.Asb.

İsmail DAMAR    04 Aralık 2008 14:22
köpekten insanlık dersi????

http://www.internethaber.com/news_detail.ph p?id=168593..

kopyala+yapıştır+izle

abdullah ektik    04 Aralık 2008 11:30
http://www.emekliassubaylar.org
Sayin Selcuk Icer in yazisi ilgililere,yetkililere ve yoneticilere duyurulur.
Lutfen durumumuzla ilgilenin,daha ne bekliyorsunuz.
Bizleri kullanmak kadar,haklarimizi vermekde olsun.
Bekliyoruz.Yoksa daha cok mu bekleriz...

mehmet emin atılgan    04 Aralık 2008 09:45
Sayın Umur Talu'nun bu günkü yazısından bir bölüm.Saygılarımızla...


Gökova soruyor
Değerli sivil, asker ve NATO büyüklerim; Bildiğiniz gibi adım "Gökova". Tabiri caizse, "savaş gemisi"yim. Ekim ortalarında NATO tarafından "SNMG 2" kapsamında "korsan avı" ile görevlendirildim.
"Afrika'nın boynuzu"na yönlendirildim.
Esas görevim NATO kapsamında Akdeniz'de görev ve eğitimdi.
Bu görev dahilinde, bayrak gösterme ve ziyaret maksadıyla Kızıldeniz'i geçip Arap ülkelerine gitmem kararlaştırılmıştı. Bahreyn açıklarında iken de Somali'ye gönderildim.
Oysa başta bunu kabul etmemiştik. Sonra "Türk gemisi kaçırıldı" haberiyle birlikte, güzergahım öyle oldu.
240 mürettebatım var.
Size bazı sorularım var:

1. Benim Afrika'da "korsan" ya da başka bir "av"a çıkmam için Meclis onayı gerekir miydi?
2. Başta reddedilen bu görevim sonra nasıl kabul edildi?
3. Kaçırılan Türk gemisi gerekçesiyle bu göreve gitmişsem bile neden tam o mevkie 1300 deniz mili açıkta görev yaptım?
4. Ankara, beni sadece 100 mil mesafede mi sanıyordu yoksa?
5. Türkiye'de medyada yer alan "Gökova müdahaleye başladı" haberlerini kim uydurdu?
6. Medyada durmadan "korsan avı" haberleri çıktığı halde, şu ana kadar korsanlarla karşılaşmadığımı biliyor musunuz?
7. Bölgeye giderken SNMG 2 grubundan çıkıp neden bağımsız olarak Somali'ye gittim, sonra neden tekrar gruba çekilip Kenya'ya yönlendirildim?
8. Mürettebat bitkin mi?
9. Bana, yabancı bandıralı ticaret gemilerine eskort görevi verildi mi?
10. Mürettebat arasında hastalık baş gösterdi mi, serum tedavileri uygulandı mı?
11. Kimi personel, aşhaneme de girmesi yasaklanarak bir nevi karantinaya alındı mı?
12. Hastalığı süren personel ve hastalığın türü hakkında bilginiz var mı?
13. Bir çatışma olsa korsanları vurabilir miyim?
14. Neden vuramam? Angajman kuralları mı böyle?
15. Başka devletlerin gemilerine bu yetki verilmişken, benim yoksa, neden yok?
16. Neden bazı devletler gemilerini çekti? 11 NATO gemisi varken neden 4'e indi?
17. Benim devletimin buradaki beklentisi ne? Ne için buradayım? Döneyim mi!

mehmet emin atılgan    04 Aralık 2008 09:41
Sayın Umur Talu'nun bu günkü yazısından bir bölüm.Saygılarımızla...



Bakan'dan bekleyene

Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, "Pardon göreviniz neydi?" başlıklı yazıda, kendisiyle ilgili bölümler için aramıştı.

Söz, Dipsiz Kuyu'nun malum "alttaki askerler" konusuna geldi, şunları söyledi:
1. Astsubaylar için çalışmalar sürüyor.
2. Öncelikle bazı konular ele alınıyor: Mesela denge tazminatı. Emeklilere yansımamıştı.
3. Emeklilikte 1'in 4'ü meselesi şöyle: Silahlı Kuvvetler'in hiyerarşisi var. Bunu biz düzenlemiyoruz. Onu orasının kararlaştırması lazım. O hiyerarşide bir şey söylemek istemem. Rütbeler ödemelere de yansıyor.
4. Uzman erbaş kanunu çıkarılırken belli işlerde uzman teknisyenler düşünülmüştü. PKK ile mücadelede sonra bu kaynak kullanıldı. Durum değişti.
5. Teknisyen, ordudan ayrılınca dışarıda iş bulurdu. Oysa sadece silahlı görev yapanın 45 yaştan sonra iş bulması zor.
6. Kamu hizmetlerine sınavsız giriş imkanı da o sayıda iş olmayınca sonuç vermedi. Sıkıntı doğdu.
7. 45 yaş ve emeklilik meselesinin hallolması lazım. Bu kitle büyüyor. Bu sorunu çözmek lazım.

SELÇUK İÇER    04 Aralık 2008 02:13
İÇERİM KAN AĞLIYOR.!!!
Saygıdeğer Meslektaşım Abdullah EKTİK Beyefendi üzülmememi tavsiye ediyorsunuz Teşekkür ederim.Üzülmek ne kelime kan ağlıyorum.Bakarmısınız vaziyete yaşanan olaylara İhanet,hainlık telefonla tehdit,ATATÜRK'e tahammülsüzlük suçlamaları.KİMLERDEN KİMLERE?EMEKLİ ASSUBAYLARDAN,Camialarına..
Dava ve silah arkadaşlarına,dostlarına.Yazınızda belirtmiş olduğunuz ''KABUL EDİLEN TASARIDA ASSUBAYLARIN ADI DAHİ GEÇMİYOR''Bizler ne için mücadele veriyoruz?Davamız ney?Ne işlerle uğraşıyoruz.Gündemde olmamasına rağmen TABİP SUBAYLARIN ÖZLÜK HAKLARININ İYİLEŞTİRİLMESİ ÖNCELİKLİ OLARAK GÖRÜŞÜLECEK.Ülke gündemini günlerce meşgul eden ASSUBAY SORUNLARI İKİNCİ ÜÇÜNCÜ SIRADA.Bizler ne yapıyoruz neyle uğraşıyoruz.Tepkimizi igili makamlara yapacağımıza birbirimize yapıyoruz kırarak,üzerek,acımadan..Bu tür karşılıklı polemik ve suçlamalar zaman ve güç kaybı değilmidir.Sürekli her yazımda dile getiriyorum.Açlık sınırında yaşamaya mahküm edilmişiz,Eşimiz,çoluğumuz çocuğumuz mağdur.İkinci sınıf insan muamelesi görüyoruz meslektaşlarımız pazarcılık,işportacılık,değnekçilik tezgahtarlık yapıyor diye.El insaf hiçmi vicdanımız kalmadı?HIRSIMIZ AKLIMIZIN ÖNÜNE Mİ GEÇTİ?..ZÜMREMİZE EN BÜYÜK KÖTÜLÜĞÜ YAPIYORUZ.Hakaret ediyor,küçük düşürüyor ezip geçiyoruz birbirimizi..Neden karşı karşıya geliyoruz.Kendi aramızda düşmanlıklar yaratıyoruz.Fikri.içtimai.siyasi,görüşlerimizle karşımızdaki meslektaşlarımızı ATATÜRK ve VATAN KARŞITI OLARAK DEĞERLENDİRİYORUZ..içerim kanağlıyor.üzülüyorum,insanlık ve mesleğim adına kahroluyorum!.Bizler bunların hiç birisini haketmiyoruz.Saygılar.

Hikmet AYDINCAK    04 Aralık 2008 01:19
İHANET EDEN SİZSİNİZ!

Değerli meslektaşlarım, net sitesinde aleyhimizde yazılan yazıya müsaadenizle kısa bir cevap vermek istiyorum. Sayın Mehmet Erol, net sitesinde hem benim hem de meslektaşlarımızın eşleri aleyhinde yazmış olduğun yazıdan dolayı SİZİ KINIYORUM.

Yazınızdan sonra size hemen özel e-mail gönderdim. Sabahleyin de telefonla aradım. Yeni bir açıklama yazın, o yazıyı kaldırın, hatanızı düzeltin, böyle yazı olmaz, ayıptır, size de yakışmaz dedim! Sizde evet haklısınız özür dilerim dediniz. Ve bu sözünüzden dolayı bekledim. Şu ana kadar (5 gündür) bekledim! Yazınızı kaldırmadığınız gibi, özür dileme konusunda da bir açıklama yapmadınız!

Siteyi kurmaktaki gerçek amacınız bumuydu? Bir köşede yazı yazarak İnsanlara saldırmak, suçlamak, çamur atmak, bunun için mi bu siteyi kurdunuz? Hangi hakla bizi suçluyorsun. Bizim yaptığımız her şey açık, problem sende, kafanda, sitende karışık, NET değil! Çünkü yazında anlattığın hiç bir şey doğru değil. Gerçekleri yazmamışsın hepsi palavra! Söylediklerini ispat etmezsen namertsin!

Hikmet Aydıncak'ın defterinde ihanet yazmaz, sen kendine, yakınına, sağına soluna bak! Bence ASIL İHANET EDEN SİZSİNİZ! Çünkü şimdiye kadar sizden başka hiç kimse meslektaşlarının eşi için "masa masa dolaşıp göbek attığını" söylemedi. Ancak, senin gibi insanlar meslektaşına, meslektaşlarının eşlerine HAKARET ederek, İHANET ederler! Yazdıklarından hiç utanmadın mı? İğne çuvaldız misali, senin eşin için masa masa dolaşıp göbek atıyor deseler ne dersin? Bu toplumda özür dile ve o lanet yazını sitede kaldır!

Genel kurulda, savunma hakkımız gasp edilerek, üyelik hakkımızın elimizden alınma gayretlerini ooh iyi oldu dercesine değerlendiriyorsun! Hikmet Aydıncak'ın üyelik hakkının elinde alındığı olay mahkemelik oldu ve mahkemeyi ben kazandım. (İstersen incele mahkeme dosyası 2007/60 E, 2008/787 K)
Kaldı ki Türkiye genelinde 100 bin civarında E. Astsubay var, 84 bini derneğe üye değil, Ankara'da 20bin civarında E.Assubay var, 18600'ü üye değil! Bunlara 1 kişi daha eklense ne olur, eklenmese ne olur!
Ayrıca meslektaşlarımızın eşlerini telefonlarla rahatsız eden saygısızları da, saygıya davet ediyorum.
Değerli meslektaşlarım uzun sözün kısası utanma duygusunu kaybetmiş insanlarda her şey beklenir!
Saygılarımla.
Hikmet AYDINCAK

Fevziye    03 Aralık 2008 23:45
SAYIN MEHMET EROL
İnternet sitenizde (İHANETİN BEDELİ) konulu yazınızı okudum. İsimlerini açıkladığınız üç kişiden biriside benim.
Gerçekte sizlere cevap vermeyi gereksiz görüyorum.
Ama camiayı aydınlatma bakımından bu açıklamanın yapılmasının doğru olacağı kanısındayım.
Süreci uzun uzun yazmam gerekir fakat ben kısa ve öz yazacağım.
YENİ OLUŞUM olarak adlandırılan hareket başlangıçta olumlu bir gelişme olarak başlamış, özellikle ANKARA\'DA olumlu tepkiler alarak büyük destek görmüştür.
Bu desteğin sağlanması hususunda bizlerin büyük katkısının olduğu bir gerçektir. Peki, ne olmuştur da GENEL KURULDA MERKEZ seçimlerinde bu destek çekilmiştir?
BEN DEĞİL, BİZ Sloganı ile yola çıkan bu grup ANKARA delege seçimleri kazanıldığında, birden değişime uğrayarak kendilerini Kaf dağında görmeye başlamışlardır.
İşte bu tarihten sonra slogan değişerek (BEN) olmaya başlamıştır. Kimlerin (BEN) olmaya yöneldiğini siz daha iyi biliyorsunuz.
Bu oluşumun ikinci sloganı ise DEMOKRATİK BİR SEÇİM DİR. Ama niyetlerinde ne demokrasi vardı, nede kendileri demokrattı. Tamamen bilinçaltındaki düşüncelerini gizleyerek hareket ettikleri anlaşıldı.
26 EKİM 2008 günü yeni oluşum yönetim kurulu seçilirken demokratik bir seçim yapılması istenmiştir. Bunun için oylama yapılarak 20 DELEGE TERCİHLİ OY, 17 DELEGE BLOK listeyi tercih etmesine karşın, sizin taraf olduğunuz grubun baskıları ilE (BLOG LİSTE) Kabul edilerek başkan belirlenmeden yola çıkılmıştır. (YÖNETİM KURULU OLUŞTURULUYOR, BAŞKAN BELLİ DEĞİL.) DEMOKRASİ DİYENLERİN GÖZÜNDE ÜÇ OYUN hiç anlamı olmamıştır. Oysa demokrasilerde bir oyun bile çok büyük öneminin olduğunu bilmem anlatmaya gerek var mı?
28 kişilik bir toplantıda bile birlik ve beraberliği sağlayamayan bir topluluk nasıl olurda; tahminen 20.000 kayıtlı ve binlerce potansiyel üyesi bulunan bir toplumu birleştirecektir.
Yâda bu topluma lider olacaktır. Sonuçta lidersiz yola çıkılmıştır. Ama gizli lider arka perdede yer almaktadır. Kısaca bu olaylardan ders almadınız, kendinize öz eleştiri yapmadınız, gizli liderle yola çıktınız, sizlerle birlikte hareket eden üyelerinizin emeklerini hiçe saydınız.
Gizli planlar kurdunuz, bütün bunlar İHANET değil de nedir? Biz yüzünüze karşı, seçimlerden bir ay önce (yaklaşık olarak) sizi desteklemeyeceğimizi söylemedik mi? Desteğimizi çektiğimizi bildirmedik mi? Sizin düşüncelerinizdeki kişilerin TEMAD\'A bir şey veremeyeceğini açıklayarak mevcut yönetime (TEMAD) destek vermemizin toplumumuz açısından daha iyi olacağını söylemedik mi?
DEMOKRATİK olarak gruptan ayrıldığımızı bildirmemizin neresinde ihanet gördünüz?
Bizler GENEL MERKEZ\'DEN ayrılmamıza, üyelikten ihraç edilmemize rağmen sizin üslubunuzla hakarete uğramadık ve polemiğe girmedik.
Bu durum (GENEL MERKEZİ) DESTEKLEME kararımızın ne kadar yerinde olduğunu göstermiştir. (İHANETİ DÜŞÜNENLER, İHANET İÇİNDE OLANLARDIR.) SİZ ÖNCE KENDİ İHANETİNİZİ SORGULAYIN. SONRA SALDIRIN.
Yazınızda kişisel haklarıma saldırınıza, karşılık yasal haklarım saklı kalmak şartıyla sizi KINIYORUM.
KAMUOYUNA DUYURUYORUM SAYGILARIMLA .
SAADET ÇİFTÇİ.

Hayati ERGÜRBÜZ    03 Aralık 2008 23:29
Sevgili site yönetimi,
Haddim olmayarak bir konuyu düzeltmek isterim,''Özürlü'' tabiri engelli vatandaşlarımıza değil onları yok sayanlara verilmesi gereken bir ünvandır,aslında özürü onlarda değil bizlerde aramak gerekir.
Saygılar..

Cengiz ERTEN    03 Aralık 2008 22:21
Değerli Meslektaşlarım;
Gördüğüm Lüzum üzerine bundan sonra aranızda olmayacağım.Yaklaşık 6 ay boyu gerek mesaj panosunda gerekse forum sayfalarında doğru bildiklerim hakkında fikirlerimi beyan ettim.Sizlerde bana katlanmak zorunda kaldınız.Bir hatam olduysa affola....
Saygılarımla.....

NOT:Site yönetiminden izdirhamım üyeliğimin iptal edilmesidir.

Fevziye    03 Aralık 2008 22:18
02.12.2008 salı gecesi saat 18,52'de telefondan Kenan Saka ve ekibinin yanında olan bir bayan tarafından MÜZEYYEN DURSUN aranarak küfür edilmiştir.
Bu kadar seviyesiz bir girişimde bulunan şahsa cevap verilmeyip telefon kapatılmıştır.
AYNI şahıs sağda solda elinde belgelerin olduğunu söylemektedir.
Ne belgeleri varsa açıklamaya çağırıyoruz.
Yine aynı gece saat 19.29'da ev telefonun dan FEVZİYE GÖL aranarak seni parçalarım, bir daha internete yazı yazma parçalarım bitiririm denerek tehdit edilmiştir.
Bir erkek tarafından değişik tarihlerde, değişik saatlerde de ankesörlü telefonlardan da aranmıştır.
İnternete yazı yazmamızın engellenmesinin yolu tehdit ve küfür olmayıp kalem olmalıdır.
Bu olayları esefle kınıyoruz.
Tekrarı halinde en doğal hakkımız olan kanuni yollara başvuracağımızı duyururuz.

MÜZEYYEN DURSUN,
NADİRE TUNGER,
SAADET ÇİFTÇİ,
FEVZİYE GÖL,
AYŞE SANSAR.

abdullah ektik    03 Aralık 2008 17:22
http://www.emekliassubaylar.org
Bugün TBMM de Sb. Asb. lar hk. bir tasarı onaylandı. Merak etmeyin yine bizlere bir şey yok, sıfır elde var sıfır. İlgililere duyurulur.

EMEKLİ ASSUBAYLAR    03 Aralık 2008 14:37
Dünya nüfusunun % 10u, Türkiye nüfusunun % 12,29u özürlü Yani ülkemizde yaklaşık 8,5 milyon özürlü yurttaşımız var. Özürlülük oranı erkeklerde % 11,5; kadınlarda % 13,45 özürlü yurttaşlarımızda konuşma, işitme, eğitilebilir zeka geriliği, ortopedik özür ve sürekli hastalık hali mevcut. Özürlülerin 1,5 milyonunu oluşturan çocukların yalnızca 45-50 bini özel imkanlardan yararlanabiliyor.

Özürlülerin sorunlarının çözümü için başta devlet, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının el ele vermesi gerekmektedir. Özürlü yurttaşımızı dört duvar arasında hapseden, özürlüyü düşünmeyen dünya görüşü değiştirilmelidir. Özürlülerin günlük yaşamda karşılaştığı sorunların çözümü için kent planlamaları özürlülerde düşünülerek tasarlanmalıdır. Tüm bina, yapı ve konutlarda özürlülerin erişimini sağlayacak önlemlerin alınması zorunlu olmalı, uymayanlara yaptırım uygulanmalıdır. Özürlülerin durumuna uygun mesleki eğitim programları geliştirilerek onların insanca yaşayacakları bir ortamın ekonomik alt yapısı hazırlanmalıdır.

Alıntıdır.http://www.gazianteptabip. org.tr/ozur.htm

EMEKLİ ASSUBAYLAR    03 Aralık 2008 14:20
Vatan savunması için görev yapmakta iken Gazi olan özürlü meslektaşlarımız ve TSK mensupları başta olmak üzere, tüm Özürlü vatandaşlarımızın DÜNYA ÖZÜRLÜLER GÜNÜ'nü kutlarız.
SİTE YÖNETİMİ

aslan81(m.ayan)    03 Aralık 2008 12:32
ÖNCE VATAN Sayın site yönetimi, bu sitede bile ATATÜRK'E ve arkadaşlarına tahammülü olmayanlar olduğunu görmek çok üzücü. Fakat bu tahammülsüzler Ordu neyi korur? Yazısını hala anlayamayanlar, o yazıya cevap verseler memnun olurdum. (ATATÜRK ve ARKADAŞLARININ neyi kurtardığını daha iyi anlarlardı) Biz tabii ki hakkımızı savunup isteyeceğiz ama Ordumuzu ve sevdalısı olduğumuz vatanımızı küçük düşürmeden."ÖNCE VATAN" ayrıca size de teşekkür eder saygılar sunarım.


3753
Mesaj Defteri yazıları