MESAJ PANOSU

Mesaj Defterine Yazın


kalite    20 Ocak 2009 01:15
GÜZEL SÖZLER

Hiçbir varlık, insan kadar yükselemez ve onun kadar alçalamaz.

Olgun insan, güzel söz söylemesini bilen değil, söylediğini yapan ve yapabildiğini söyleyen insandır.

Mevki insanın ya iyiliğini ya kötülüğünü meydana çıkarır.

Büyük olmak iyidir ama, insan olmak daha iyidir.

kalite    20 Ocak 2009 01:03
Promosyon;
Arkadaşlar; neden bu arkadaşımız devamlı olarak promosyon konusunun üzerine gidiyor, bildiğimiz bu yarayı kaşıyor diye düşünebilirler. kendi adıma, arkadaşlarımızın derneklerimize %100 lük üye kayıtlarının yaptırmaları için promosyon konusunun çok önemli olduğunu düşünüyorum. hep üzüldüğümüz arkadaşların gelip üye olmamaları ve temad gelirlerinin çok az olması promosyon konusunu çözersek aldığımız promosyonon %10 nu temada yönlendirirsek
çorap söküğü gibi her şeyin çok daha kolay olacağını düşünüyorum,yönetiçilerimizin de bu düşüncemi paylaşacaklarını umut ediyorum zaman zamanda bu konunun hızlandırılması için hatırlatmalarda bulunuyorum, bu benim vazifem her zaman da yapacağım. Ama tamaddan bir çevap yazılmıyor sadece çek atıp tayınlanabilir diyorlar o kadar. Halbuki biz promosyon konusunda önümüze çıkan duvarın neler olduğunu öğrenmek istiyoruz.Arkadaşlarımdan isteğim promosyon konusunda da yazı yazmaları bilği istemeleri konuyu gündemde tutmaları, ana işlerimizin yanında diğer işlerimiz göz ardı edilmemeli . saygılar.

ali nas    19 Ocak 2009 23:34
Sayın Özgün UYSAL'ın yazdığı konu aslında çok önemli olup Rütbe denerek 1 kad.- 2 kad. kd.bçvş.şeklinde uygulanan çok konu var,konularda çalışma yapmak istiyorum.Örnek rütbe olmamasına rağmen Nöbetten muaf olan makam ve rütbeler denerek bile 2 kad.kd.bçvş.lar yazılıyor.

Sayın uysal'ın anlattığı konuyu kanun değişikliği olarak biliyorum.Ama öncesinde bir mahkeme kararı varsa bu kararı da temin etmek,görmek gerekiyor.Ben AYİM kararlarında bulamadım.Bu konuda bilgisi olan paylaşırsa sevinirim.

Takipteyim.

Ömer CANBULUT    19 Ocak 2009 22:29
Değerli Arkadaşlarım,
9 Şubat 2009 günü planladığımız toplantı erkene alınarak 18 Ocak 2009 günü icra edilmiştir.

2 hafta içinde yaklaşık 10 yeni üyemiz olmuştur. Katılanlara hoş geldiniz diyor, yeni katılımları beklediğimizi bir kez daha ifade etmek istiyorum.

Saygılar,

Ömer CANBULUT

Özgün UYSAL    19 Ocak 2009 21:10
http://www.ozgunuysal.com.tr.tc
İlk kez kıdemli albaylara görev tazminatı verildiğinde, albaylar konuyu yargıya taşımış ve "926 sayılı T.S.K. Personel Kanunu ile 211 sayılı İç Hizmet Kanunu ve Yönetmeliği'nde" "kıdemli albay" diye bir rütbe olmadığını, "albay" rütbesi olduğunu, "kıdemli albaylığın, rütbe kıdemliliği" olduğunu savunarak bu tazminatı almaya hak kazanmışlardı.

Keza, assubaylarda da "II Kad.Kd.Bçvş. " diye bir rütbe mevcut değildir. İlgili kanun ve yönetmeliklerde söz konusu rütbenin adı "Kd.Bçvş."tur. Kad. ve II Kad.Kd.Bçvş.luk ise Kd.Bçvş rütbesine ait rütbe kıdemlilikleridir. Dolayısıyla verilecek görev tazminatı II Kad.Kd.Bçvş. rütbe kıdemliliğine değil, "Kd.Bçvş." rütbesine verilmelidir. Sb.larda "kıdemli" tabiri ile assubaylardaki " kademeli " tabiri rütbe kıdemliliğini gösterdiğinden, sadece II Kad.Kd.Bçvş. rütbe kıdemliliğine verilecek bir görev tazminatı, tıpkı albay-kd.albay eşdeşinde olduğu gibi yargıya açık bir konudur. Bu konunun TEMAD ve Emekli Assubaylar.Org sitesi tarafından dikkate alınarak, kanun teklifindeki görev tazminatının Kd.Bçvş. rütbesine gelecek şekilde yapılmasının sağlanması daha doğru olacaktır. Aksi takdirde (yukarıda da belirttiğim gibi alb.-kd.alb. örneğinde olduğu gibi) yargıya gidilmesi sonucu bazı arkadaşlarımız (Kd.Bçvş. ve Kad.Kd.Bçvş.lar) bu tazminatı alabilmek için uzun süre beklemek zorunda kalacaklardır. Saygılarımla.
Yönetici yorumu Yönetici yorumu:
Bu konu birçok arkadaşımızı ilgilendiren çok önemli bir konudur.TEMAD Hukuk komisyonunun dikkate almasını diliyoruz

Mithat Türetken    19 Ocak 2009 14:04
Sayın Güngör Mengü'ye ileti...
_______________________

Sn. Mengü :

Bugüne kadar mevcut olan partiler, zaman zaman iktidar olmadılar mı? Hepsinin sistemi bir değil mi? Parti başkanı söyler anlatır, vaatlerde bulunur, iktidar olunca her şey unutulur. Bakınız arıza şurada. Parti iktidar olmadan, önümüze getirilen vekil adayları kimse, zaten mecburi olarak o kişileri seçmek zorundayız. Başka şansımız var mı? Ben arzu ettiğim vekilimi seçemedikten sonra, demokrasiden söz etmek mümkün mü?
Bizlere emrivaki şekilde seçtirilen bu vekillerden, hizmet beklenir mi? Kim seçtirdi onları, parti başkanı. Bunların hepsi, parti başkanının emrinde DEĞİLLER Mİ? Bakanlık almak için, ayrıca parti başkanının gözüne girme zorunlulukları geliyor mu gündeme. Bakanlarımız da girdi mi başkanın emrine...

Kim Kimi, Nasıl Savunacak. Her bir şey, parti başkanının iki dudağının arasında. Başkan oluyor padişah. Padişahta bile bu yetki yoktur. Bunun adına da demokrasi deniyor. Nasıl oluyorsa...
Bakınız efendim. Ülkemizde yetişkin çok kaliteli siyasi insanlarımız mevcuttur. Gerek parti içinde, gerekse parti dışında olan akil insanlarımız. Bu insanlarımızın devreye girip, bağımsız milletvekilliğine adaylıklarını koymaları gerekmez mi? Bu, o insanlarımızın vatan borcu değil mi? Yetiştikleri vatana bu borçlarını ödemekten neden imtina ederler. Koysunlar adaylıklarını milletvekilliğine destekleyelim. Demokrasiden uzaklaşmadan.
Bağımsız vekillerimiz meclise girdiklerinde; Göreceksiniz, yargı da bağımsız olacak, dokunulmazlıklar da kalkacak. Değerli Aydınlar, Buyurun Göreve. Lütfen. Saygılarımla Efendim...

Mithat Türetken

NOT: Medeni cesaret göstererek aday olan, birikimini hizmet için biz de varız diyerek sorumluluk alan meslektaşlarımıza gereken desteği lütfen verelim.

yigit    19 Ocak 2009 13:43
Yasalara ve vicdana aykırı davranarak haklarımızı gaspeden zalimler şunu bilsinler ki, o adalet gün gelecek kendilerine de lazım olacak.

İnsan onurunu hiçe sayan, hukukla ve ahlakla bağdaşmayan çağ dışı uygulamaları bizlere reva gören zihniyet yerin dibine batsın.

Haklarımız sorgulanırmış. Hakkımız mı var ki sorgulansın! Her şey bitti de olmayan haklarımızın sorgulanması mı kaldı şu koca dünyada?

Sayın Yöneticilerimiz incik boncuk işlerle uğraşmayı bırakıp bu konuları derhal AİHM ye taşımalıdır.

Yasal haklarımızın kazanımı için emek verip çaba sarf eden meslektaşlarıma selam olsun.

kalite    19 Ocak 2009 01:59
KÜÇÜK BİR HİKAYE

Japonya'da yaşanmış gerçek bir olay şöyledir: Evini yeniden dekore ettirmek isteyen Japon bunun için bir duvarı yıkar. Japon evlerinde genellikle iki tahta duvar arasında çukur bir boşluk bulunur. Duvarı yıkarken, orada dışardan gelen bir çivinin ayağına battığı için sıkışmış bir kertenkele görür. Adam bunu gördüğünde kendini kötü hisseder ve aynı zamanda meraklanır da kertenkelenin ayağına çakılmış çiviyi görünce.

Muhtemelen bu çivi 10 yıl önce, ev yapılırken çakılmıştı. Peki nasıl olmuş da kertenkele bu pozisyonda hiç kıpırdamadan 10 yıl boyunca yaşamayı başarmış ? Karanlık bir duvar boşluğunda hiç kıpırdamadan 10 yıl boyunca yaşamak çok zor olmalı.

Böylece adam çalışmayı bırakır ve kertenkeleyi izlemeye başlar. Sonra nereden çıktığını farkedemediği başka bir kertenkele gelir ağzında taşıdığı yemekle... Adamı sersemletir gördüğü manzara. Bu nasıl bir sevgi? Ayağı çivilenmiş kertenkele, 10 yıldır diğer kertenkele tarafından beslenmektedir...

İÇİMDEN ŞÖYLE GEÇİRDİM BİR HAYVANDAKİ VEFA DUYGUSUNA BAKIN BİRDE İNSANIM DİYE GEÇİNENLERİNKİNE.

İsmail DAMAR    18 Ocak 2009 22:19
Sayın TURAN
Verdiğiniz örnekler doğru... Fakat o ağabeylerimizin ek göstergeleri düşük bu nedenle aldıkları maaş ta çok az... Bugünkü memurlar net. Sitesinde de 1/4 maaş alan birçok farklı meslek grubundan emekliler var onlar arasında da maaş uçurumu var... Saygılar

İSMAİL TURAN    18 Ocak 2009 21:10
1/4 DEN EM ASTSUBAY VAR

Sevgili arkadaşlarım 1nci derecenin 4 ncü kademesine yükselerek emekli aylığı alan emekli astsubaylar vardır.

Assubay aylık gösterge tablosunda 1/4 yok, ama

1975 yılında çıkan bir kanunla sınıfı, rütbesi, makamı ne olursa olsun, kadrosu olsun olmasın tüm devlet memurlarına bir derece verilmişti. Her üç yıla bir derece hesabıyla yükselmeler yapıldı.

Bu kanuna göre ilkokul mezunu bile olan tüm memurlar hizmet süreleri yeterli olduğu takdirde 1/4 e yükseldiler.

2/4 de olan tüm astsubay ağabeylerimiz de bu kanundan yararlanarak 1 nci derecenin 4 ncü kademesine yükseldiler.

Arkadaşlarımın konu hakkında bilgi sahibi olmaları için bu açıklamayı yaptım.
Saygılarımla.

yasarcakan    18 Ocak 2009 20:55
Sayın Turan,
Onur mücadelemize yaptığınız bireysel katkıdan dolayı size şahsım adına teşekkür ederim. Keşke sizin gibi meslektaşımın sayısı çok olsa.

Aslında aynı şekilde özellikle iktidar partisine yazmaya hepimiz devam etmeliyiz. Evet, yazdık gönderdik emeklilere bir şey çıkmadı ama beklememizin de bize bir getirisi yok. Derneğimiz bir beklentinin içine girmiş, sesi çıkmıyor. Şeffaflık hak getire. Beklemeye devam...

Mithat Türetken    18 Ocak 2009 19:19
Sn.Çakır
Atatürkün kurduğu parti CHP yi, Halkın % 47 sinin oyu ile iktidara gelen AKP yi,Üçüncü parti MHP ve diğerlerini çöpe atalım atalım atmasına da yerine kimi koyalım var olduğunu yazdığınız alternatif kim olsun YOLDAŞ
Kürt kökenlilerin temsilcisi olduğunu belirtip mecliste hainlerin bebek katillerinin arkadaşlarımızın katillerinin savunmasını yapan DTP yi ne yapalım ondan hiç bahsetmiyorsunuz. Bir kerede assubay sorunları ile ilgili yazı yazında çerçeveletip duvara asayım.

Mehmet AKPINAR    18 Ocak 2009 18:54
BUGÜN TV8 DE SON GÜNLERDEKİ OLAYLARLA İLGİLİ OLARAK YAPILAN BİR SÖYLEŞİDE AKP ESKİ GN.BŞK.YARD.DENGİR MİR MEHMET FIRAT I İZLEDİM,ÇOK GÜLDÜM ORADA BU ZAT I MUHTEREM TBMM SİNİDE Kİ DUVARDA" EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ ULUSUNDUR " DİYE YAZDIĞININDAN HAREKETLE BAYAĞI BİR SÖYLEMLERDE BULUNDU EĞER BİR MAİL YADA TELEFON NOSU OLSA İDİ HEMEN MÜDAHELE EDECEKTİM ANCAK MALESEF YOKTU ,YİNEDE KENDİSİNE PARTİSİNİN WEB SİTWSİNDEN ULŞARAK BU SORUYU SORMAK İSTİYORUM GELECEK YANITI MERAK EDİYORUM.SANIRIM HALA EGEMENLİĞİN KENDİLERİNDE OLDUĞUNU SANIYORLAR,NASIL BİR YANILGI İÇİNDE OLDUKLARINI SORARAK ÖĞRENMEK EN GÜZELİ AMA KANIMCADA YİNE GARGARAYA GETİRİCEKLERDİR.

İSMAİL TURAN    18 Ocak 2009 16:09
Bu günkü tarihle gönderdiğim e-posta

AK PARTİ GENEL BAŞKANLIĞINA

İLGİ: 616401 numarasıyla kayda alınan müracaatıma; 13 Temmuz 2008 12.29.02 tarihinde verilen Sayın Başbakanımızın cevabı.
Sayın TURAN, Ak Parti vatandaşlarının iyiliğine olan hiç bir şeyin aksini düşünemez. Zamanı geldiğinde bu konuya da gerekli hassasiyet gösterilecektir.

1.Yıllardan beri devam eden Astsubayların özlük haklarıyla ilgili mağduriyetleri yetkili her kurumda kabul edilmektedir. Nitekim bu konu ile ilgili ilk kanun teklifi 2005 yılında TBMM genel kurul gündemine kadar gelmiş ama " ASTSUBAYLARIN ÖZLÜK HAKLARINDAKİ İYİLEŞTİRME ÇALIŞMALARI DEVAM ETMEKTEDİR" gerekçesiyle beklemeye alınmış ve düşmüş olmuştur. 2008 Nisan ayında 5510 sayılı kanun görüşmelerinde de bu istek bir madde değişikliği teklifiyle önce kabul edilmiş, ertesi gün maddeyi yeniden görüşme teklifiyle ve AYNI GEREKÇEYLE bir gün önce kabul edilen madde iptal edilmiştir.

2.Gerek yukarıda bahsedilen cevapta, gerek Sayın Başbakanımızın 16 Temmuz 2008 tarihinde MSB, TBMM. Milli savunma komisyonu başkan ve sözcü milletvekillerinin de hazır bulundukları Türkiye emekli Astsubaylar Derneği (TEMAD) genel başkanıyla yönetim kurulu üyelerini kabullerinde gösterdikleri yakın ilgi ve
emekli Astsubayların mağduriyetlerinin çözümü konusundaki sözlerinde belirttikleri ZAMAN ŞİMDİ GELMİŞTİR.

ŞÖYLEKİ;

Bazı askeri kanunlarda değişiklik yapılmasıyla ilgili 2/365 sıra sayılı kanun tasarısı TBMM. Milli Savunma Komisyonunda görüşülerek kabul edilmiş ve yüce meclisimizin genel kurul gündeminde sıraya alınmıştır.
Bu kanun tasarısının görüşülme sırasında, Sayın Başbakanımızın TEMAD ziyareti sırasındaki destekleri doğrultusunda, AK parti milletvekili olan Milli Savunma Komisyon Başkanı, başkan yardımcısı, sözcüsü ve kâtibi, TEMAD yöneticileri ile yaptıkları görüşmede, mağduriyetlerini haklı ve kabul edilir görerek (zaten daha önceki Sayın Başbakanımızın kabullerinde hazır bulunmuşlardı), MHP ve CHPLİ komisyon üyesi milletvekillerinin de ortak mutabakatla, adı geçen kanun tasarısında gerekli değişiklik teklifi vermişlerdir.
Bu değişiklik teklifi ile emekli astsubaylar büyük bir sevinç içinde olumlu bir beklentiye girmişlerdir.

3. Ancak komisyon görüşmeleri sırasında Genel Kurmay Başkanlığı temsilcisi Binbaşının aksi görüş bildirmesiyle maalesef teklif yine AYNI GEREKÇEYLE kabul edilmemiştir.

4.Aile fertleri ile birlikte emekli Astsubaylar tüm yetkililerimizin de kabul edip haklı gördüğü bu iyileştirmeyi sabırsızlıkla beklemektedir.

Sayın Başbakanım, zatı âlilerinizin de yakından bildikleri mağduriyetlerimizin giderilmesi için, Kanunun genel kurul görüşmeleri sırasında, Milli Savunma Komisyon Başkan ve üyelerinin verip de gerçekleşemeyen değişiklik teklifi doğrultusunda, gerekli değişikliğin yapılmasının sağlanmasını en derin saygılarımla arz ederim.

İsmail DAMAR    18 Ocak 2009 13:21
Uzun bir aradan sonra yeniden askeri personel, hakim ve savcı, milletvekili, başbakan müsteşarı, profesörler, öğretmen ve polis memuru gibi unvanlarda çalışanların emekli maaşı ve ikramiyesini karşılaştırmalı olarak yayımlıyoruz..

MEMURLAR.NET
Sagolsun.kd.bçvş luktan emekli olanları 1/4 KADEMESİNE çıkarmış...

Bayram ÇAKIR    18 Ocak 2009 04:15
HARİÇTEN BİR GAZEL DAHA!

Sayın Ersen GÜRPINAR mesajında yazıyor ve soruyor:"EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR" mi diye? Yanıtını da kendisi veriyor gerçi.
Ben de sivri bir laf edeyim. EGEMENLİK,1924 yılından bu yana PARANINDIR desem yadırganır mı acaba? Bu tarihte Celal BAYAR liderliğinde Atatürk'ün direktifleri ile İŞ BANKASI kurulmuştur. Atatürk ün yurtseverlik aşkından kaynak alan bu banka Atatürk'ün tüm çabalarına rağmen Celal BAYAR tarafından yanlış yollara yönlendirilmiştir. Banka çıkar hırslı bezirgânlara finansör olmuştur. Etrafındaki kurtlar Atatürk'ün çevresinde bir sis bulutu yaratmışlardır.
O tarihten bu yana egemenlik artık paranın olmuştur ve vatandaş unutulmuştur. Bu durum katmerleşerek de devam etmektedir. Kurtuluş vatandaşın elindedir.
Siyasilerden hep yakınıyoruz. İktidarı olsun muhalefeti olsun yakınıyoruz. Yerel seçimler yaklaşırken bazı arkadaşlarımız yerel meclislerde görev almak için partilerden aday oluyorlar. Çok güzel. Böyle aktivitelerin içinde bulunmak kendimizi geliştirmemiz açısından yararlı olacaktır. Kimsenin adaylığına karışacak halimiz yoktur. Herkes özgürce hareket edebilir. Ama ben de şöyle diyorum; kiminle kol kola girecek isek o kişileri veya grupları iyi bilmemiz, tanımamız gerekmez mi? "Ben seçileyim de ne olursa olsun" düşüncesi yanlış olmaz mı? İsmini duyduğumuz arkadaşlarımız bilinen partilerden aday oluyorlar. SÖZLERİM TARTIŞMA YARATMAK AMACI GÜTMÜYOR KESİNLİKLE. Benim tek ve biricik hareket noktam ülkemin ve insanlarının güvenli geleceğidir. Hepimizin halisane istediği de budur şüphesiz. Ama işin bir de âmâsı var. Bildiğimiz partilerin (AKP, CHP, MHP) bu ülkeye bir hayırları olmuş mudur şimdiye değin? Buradan hareket etmek gerekir. İktidar partisinin ülkeyi nerelere götürdüğü görülmüyor mu? CHPDE bir politika kaldı mı artık? Ne olduğu bilinmez bir parti durumuna gelmedi mi? MHP de iktidar partisinin koltuk değneği değil mi? Yakın geçmişte Muğla-Marmaris'te ülkücü gençler ABD savaş gemilerini protesto etti diye parti yönetimi onları duman etmedi mi? Bunların milliyetçilikleri bu kadar. Şehit cenazelerinden oy çıkarmaya çalışıyorlar. Bunlar benim izlenimlerim. Yoldaş olacak kişiyi ve grubu iyi analiz etmek gerekir. Egomuzu tatmin için bir işe kalkışmamak gerekir. Bizler iyi niyetli davranırız. Ama netice de bir oy, haraminin o bölgede güçlenmesini sağlar. Geriye hangi parti kaldı denilmemeli. Alternatifler vardır.

Bayram ÇAKIR
E.J.Asb.

Ersen Gürpınar    18 Ocak 2009 02:07
Saygıdeğer Arkadaşlarım,

Hakimiyet Kayıtsız Şartsız Milletindir sözünün bir tabeladan ibaret mi olduğunu sormuştum hiçbir siyasiden yanıt alamadım.Genelkurmay'ın teklifinin kelimesini değiştirmeyenler, verdikleri değişiklik önergesini savunma ihtiyacı bile duymayanları gönlümüzün malum yerine not ettik. Bazı vekillerimizi tenzih ederim onurlu, ettikleri yemine sadık adam gibi adamlar var . Liderinin emrinden çıkmayan Assubay'larla ilgili yasa teklifi vereceğim diye seçim bildirgesi bastırıp dağıtan, seçildikten sonra mesajlarımıza bile yanıt veremeyenleri biliyoruz .Bir de bazıları sanki milletvekilliği değil de kısa dönem askerlik yapıyor, hak adalet hukuk değil emredilenleri gerçekleştiriyor.Sosyal demokratik hukuk devleti ve Cumhuriyetin ilkeleri tam olarak hayata geçtiği zaman bu sorunlarımızı tartışmıyor olacağız.

Şimdi yılmadan onur mücadelesine devam edeceğiz engelleyenlere, engellenmesine destek olanlara rağmen başaracağız. Güneşin doğmadığı gün olabilir mi? Onur mücaadelesine gönül verenlere selam olsun...

Mehmet AKPINAR    18 Ocak 2009 01:33
Sayın SIĞINÇ,ÇOK HAKLISINIZ ELBETTE BU İŞTE EN BÜYÜK AYIP SİYASİLERİNDİR,HALKIN OYLARI İLE SEÇİLMİŞ KOCA KOCA ADAMLAR,BİR ÖNERİ VERİYORLAR,ORADA GN.KUR I TEMSİLEN BULUNAN BİR BNB.YA UYGUNMU DİYE SORUYORLAR,İŞTE ASIL UTANMASI GEREKEN KİŞİLER BUNLARDIR,İŞLERİNE GELİNCE BİZ HALK İRADESİYİZ DİYEREK DİKLENENLER,BİZ SEÇİMLE GELDİK BİZE BİAT ,EDİP RAM OLACAKSINIZ DİYENLERİN ASLINDA HİÇTE ÖYLE OLAMADIKLARININ AÇIK BİR GÖSTERGESİDİR,KİM İNANIR SİZİN HALKIN İRADESİNİ TEMSİL ETTİĞİNİZE SİZ SİYASİLER ANCAK GÜCÜNÜZÜN YETTİĞİNE SÖZ GEÇİREBİLİRSİNİZ ,ANLAŞILAN BUDUR,MALESEF SİYASİ İRADENİZ VE ERKİNİZ YOKTUR.

yaşar sığınç    17 Ocak 2009 22:52
Arkadaşlar; haklarımızın verilmemesi konusunda genelkurmay başkanlığı ve de TEMAD suçlanıyor, yazılar buna göre yazılıyor herkesin fikri saygı duyuyorum itirazımda yok ben burada şu soruya yanıt arıyorum HÜKÜMETİN HİÇ SUÇU YOKMU MECLİSTE RED EDİLEN HAKLARIMIZDA EL KALDIRANLAR MİLLETVEKİLLERİ DEĞİLMİYDİ SAYGILAR

Yusuf ÖZKARA    17 Ocak 2009 19:10
Antalya İl Başkanlığı olarak, Antalya da bulunan HAYAT KALP HASTANESİNCE yapılan görüşmeler sonucunda, Orduevi içinde bulunan TEMAD Antalya İl Başkanlığı merkezinde 17-01-2009 günü, Dernek üyelerimizden 260 üyemizin sağlık taraması ile birlikte kalp kardiyografileri çekilerek, kan, şeker tahlilleri ücretsiz olarak 20 kişilik sağlık ekibi ile yapılmıştır. Zaman, zaman önümüzdeki günlerde de, Derneğimizde bu tür çalışmalar idame edilecektir. Görevli Hastane, yönetici ve sağlık personeline, tedavi ve genel sağlık taraması yapılan üyelerimiz adına teşekkür ederiz. Önümüz deki periyotlarda, Ordu evi TEMAD Antalya merkezinde ücretsiz sağlık taramalarına ve tedavilerine, tüm üyelerimizin katılımlarını sağlamak için gerekli bilgilerin verilmesine Başkanlığımızca devam edilecektir.

Yusuf ÖZKARA
TEMAD Antalya il Başkanı
( Yönetim Kurulu adına)

sailor    17 Ocak 2009 19:02
Saygıdeğer büyüklerim ve abilerim. Görevde olan bir meslektaşınız olarak çalışmalarınızı ilgiyle izliyorum. Fakat sayımızın çok yüksek olmasına rağmen, birlik ve beraberliğin istenilen düzeyde sağlanamadığını üzülerek görüyorum.
Malumunuz biz görevdeki kardeşleriniz, sizin gibi rahat hareket edemiyoruz. Haklarımızı aramak için her kapıyı aşındıramıyoruz. Bu noktadan bakınca aslında sizin yapmış olduğunuz çalışmaların aslında tüm camianın önünü açacak çalışmalar olduğunu düşünüyorum. Yani omuzlarınızda şu anda az bir yük taşımıyorsunuz. Bütün görevdeki kardeşlerinizin beklentilerine en iyi cevabı sizin çalışmalarınız verecektir. Ve emin olun yapmış olduğunuz görev bir nöbettir. Bu gün savunduğunuz bizim için geçerli güzellikler, yarın bizim tarafımızdan başkaları için savunulacaktır.
Söylenecek çok şey var. Fakat hak verirsiniz ki zaten burda herkes konuşmaktan ileriye pek fazla birşey götüremiyor.
Bir an önce yetkili yerlerin dikkatini öekecek çalışmalarınızın olması dileğiyle.

abdullah ektik    17 Ocak 2009 14:25
http://www.emekliassubaylar.org
Değerli Meslektaşlarım,

İnanın sinir harbi yapmaktan başka bir iş üretemiyoruz.
Sayın İçer'in dediği gibi sağlığımızla oynuyoruz, genel sorunlarımız için binlerce destek verildi.
Sonuç, sıfır elde var sıfır.

Denizcilerin sorununa gelince, müracaat varsa işleme konur, yoksa konmaz. Neyi uzatıyorsunuz? (sözüm yönetime). Yaz, yaz, dilimde tüy bitti, geneli ilgilendiren konuları destek olduğu halde yapamayan yönetimden ne bekliyoruz. Beklemekten bıktık artık. Bir bir çekilelim mi, kimin işine yarar, Genel Merkez ile Genelkurmay'ın işine yarar.

İsmail DAMAR    17 Ocak 2009 14:09
Var olan sistemi sadece eleştirmek yerine, sistemi değiştirmenin, kabul görenin dışında olma seçiminin kişinin kendi elinde olduğunu hatırlatıyor ve ekliyor: Ben değişmek istiyordum ama sistem izin vermiyordu.... Bir gün aynada gördüm ki sistem benmişim&

OYUNU BOZUYORUM adlı oyundan alıntı.....

SELÇUK İÇER    17 Ocak 2009 13:36
KENDİN OKU KENDİN YAZ.!!!
Sn. Arkadaşlarım, haykırıyoruz, yırtınıyoruz feryadı figan ediyoruz. Yok, yok,yok.BEKLE.. NE HÜKÜMET, NE GENELKURMAY, NE BAKANLIK NE DE TEMAD İL BAŞKANLARI, ŞUBE BAŞKANLARI VE BİR ÇOK ÜYEDEN ÇIT YOK...

BURADA BİR AVUÇ İNSAN MÜCADELE VERMEYE ÇALIŞIYOR. ÜSTÜN GAYRETLE. KAMPANYALARLA... BASIN YOLUYLA. Bu işe ayırdığımız zamanı emeği evimize çoluk çocuğumuza ayırmıyoruz. Ya sağlık durumumuz, o çok mu iyi, yaşamımızı ensülin iğnesiyle idame ettirmeye çalışırken, tansiyonumuzu belirli ölçüde tutmaya çalışırken, bir de bu işlerle uğraşıyoruz canımız pahasına...
Orduevi, Kamplarda, TEMADDAN davadan habersiz keyif çatarak " TEMAD'MI NE VARMIŞ " diyenleri, üye olmayanları ne yapalım. Haklarımızı gasp ediyorlar, edinimlerimizi geri alıyorlar diyerek ağlayan, Deniz Assubaylarına TEMAD hukuki destek vereceğiz dediği halde bir kişi dahi hakkı için müracaat etmez. Ama sitede bir sürü yazı yazılır, hakarete uğradık denir, ağlanır sızlanırlar biz de üzülür yazarız. Hem hükümete hem de Genelkurmay'a yüklenerek. Dertlerine ortak oluruz üzülürüz, netice ağlayanlar kayıp. Tabiri caizse dolmuşa mı geliyoruz?(Özür dileyerek)Nerede bunlar? Davaya hizmet böyle olmaz! Bizler de canımızı yolda bulmadık. Üzülüyorum kahroluyorum, kendi kendime zarar veriyorum. Beyler rahat, keyifleri yerinde... Bu işin tapusunu biz mi aldık?

BU PSİKOLOJİYLE HEM KENDİMİZE HEM DE SEVDİKLERİMİZE ZARAR VERMEYİZ BİRBİRİMİZİ KIRMAYIZ İNŞALLAH. YÜK AĞIRLAŞTI, OMUZLAR TAŞIMIYOR. SABIRLAR TAŞIYOR. BU İŞİN SONU DA HAYIRLI GÖRÜNMÜYOR.. Herhalde canımızı da yolda bulmadık.. SAYGI VE SEVGİLERİMLE..

Selçuk İÇER
MAĞDUR...

kalite    17 Ocak 2009 13:15
Atatürk, Mersin'e yaptığı seyahatlerden birinde, şehirde gördüğü büyük binaları işaret ederek sormuş:

- Bu köşk kimin?
- Kirkor'un
- Ya şu koca bina?
- Yorgo'nun
- Ya şu?
- Salomon'un
Atatürk biraz sinirlenerek sormuş:

- Onlar bu binaları yaparken ya siz nerede idiniz? Toplananların arkalarından bir köylünün sesi duyulur:

- Biz mi nerede idik? Biz Yemen'de, Tuna boylarında, Balkanlarda Arnavutluk dağlarında, Kafkaslarda, Çanakkale'de, Sakarya'da savaşıyorduk paşam&

Atatürk bu hatırasını naklederken:

- Hayatımda cevap veremediğim yegâne insan bu aksakallı ihtiyar olmuştur, der dururdu.


BİZİM YOKSULLUĞUMUZDA SAKALLI İHTİYARINKİNE BENZİYOR, SABAHLARA KADAR ÇALIŞMAKTAN, DAĞLARDA GEZMEKTEN, HAKLARIMIZI İSTEMEK AKLIMIZA GELMEDİ. BİRİLERİ BİZİM ADIMIZA ALIR DEDİK, VERİR DEDİK, NE KADAR ÇOK YANILDIĞIMIZI ŞİMDİ ANLIYORUZ. BİR DE BİZİ SIRTIMIZDAN VURANLAR OLMASA!


3753
Mesaj Defteri yazıları