MESAJ PANOSU

Mesaj Defterine Yazın


ozgur gencer    24 Aralık 2008 18:43
Saat şu an itibari ile 17:45. Bu saate kadar bir haber çıkmadığına göre, pandoranın kutusunun açılma vakti geldi demektir.. Yedek ayakkabısı olanlar Selçuk Bey'in söylediğini yapmaya hazır olun... İsabet konusunda lütfen itina gösteriniz.. Her fırsatta sahtekarlıkları yüzlerinden okunduğu halde, vatan millet diye bağıran, özde askerin adını kötüye çıkaran,bu memleket düşmanı,gerçek askerlerin düşmanı, örtülü Amerikan uşaklarının yüzlerine o ayakkabılar şırrakkkk diye yapışmalı...Yedek ayakkabısı olmayanların ise klavyenin tuşlarına dokunmak dışında (şimdilik) yapacak başka bir şeyleri yok.

Akılları sıra disiplin adı altında,orduyu sınıflara ayırarak bölücülük yapan,Yüce Atatürk'ün adını ağızlarına alarak kirlenmesine sebep olan, vatan evlatlarına düşmanlık yapan bu sünnet çocuğu kılıklı, menfaat düşkünü, insan siluetindeki canlıları kınıyorum.
Kamu oyuna saygı ile duyurulur...

ADİL    24 Aralık 2008 18:39
Merhaba, galiba yine hava aldık;almaya devam mı edelim ;karar sizin, saygılarımla.

SELÇUK İÇER    24 Aralık 2008 17:12
AYAKKABILARI HAZIRLAYIN.!!!

Milli Savunma Bakanı tarihi tekerrür ettirdi.Siyasetçi olarak kendisine yakışanı yaptı.Bizleri de şaşırtmadı.Tipik bir oy avcılığı idi.Oyununu oynadı,oyunu aldı.Meclis Bütçe görüşmelerinde Assubay sorunlarının Bakanlığı ile ilgisi olmadığını TBMM'nde ifade etti.BELKİ DE BİZİM SORUNLARIMIZ ,TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI'NI İLGİLENDİRİYORDU.Temad seçimlerinden bir gün önce tüm İl Başkanları malüm Tarım Bakanlığında toplandı ve Subaylar tarafından brifing(!) verildi.Temad'da malüm Tarım Bakanlığı'na bağlı olduğu için ödenek ve tahsisatları onlar veriyorlar.
KOSKOCA BAKAN YALAN MI SÖYLEYECEK ?..
Oyunun ilk perdesini Bakanlık oynadı.İkinci perdede oyun Genel Kurmayın,Onlar da "biz teklifleri yapıyoruz ancak Bakanlık Meclise taşımıyor" diyecek.Sayın BAÇKIR'in KİLİT VE ANAHTAR meselesi gibi.DURUM MAALESEF BELLİ OLDU ZAMAN EYLEM ZAMANI.SON GÜNLERİN POPÜLER TEPKİSİ 'AYAKKABI ATMAK'.Hazırlanın,zaten meslekten gelen avantajımız da var hedefte şaşmaz..Altı yırtık ayakkabı atmayınız..Saygı ve Selamlarımla..

Selçuk İÇER
E.Bando Asb
1976-26

mehmet emin atılgan    24 Aralık 2008 09:27
SAYIN UMUR TALU'NUN BU GÜNKÜ YAZISI !
SAYGI VE ŞÜKRANLARIMIZLA...

Dipsiz Kuyu

Ayine, iş, kişi laf, şahıs, rütbe akıl, eser!

Askeri mahkemede akçalı suçtan mahkûmiyet ve rütbe sökümüne rağmen kimi "silah arkadaşı", kimi "holding arkadaşı", kimi "medya arkadaşı" arasında (ne güzel) itibar kaybetmediği anlaşılan eski Komutan İlhami Erdil ne demiş...
Hani, Hürriyet Genelkurmay Başkanı Özkök'e eski Cumhuriyet Genelkurmay Başkanı Özkök'ün kadehlerini çekiştirmişti ya...
İşte karşı taraftan "Ben adamın lafının ve adamlığının değerine bakarım" mealindeki Mevlana alıntısı gelince, çok bilinen "Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz"ı patlatmıştı hani...
Kendine mi söylüyor yani, diye düşünmüştüm ben de.
Neyse işte "askeri ve komutansal" girizgâh niyetine andım bunu.
Konumuz, "Ayinesi iştir kişinin ".
Konumuz, "Lafa bakılmaz".
Konumuz , "Şahsın görünür rütbei aklı eserinde".
Konumuz, "Rütbe".
Konumuz "Akıl ve eser".

Şu anda memlekette iki önemli kesimin "hayatı için hayati" kararlar gündemde.
Zaten herkesin hayatı öyle hayati ipler üstünde de...
Misal, asgari ücret belirleniyor.
Sanmayın ki memlekette azınlıktır; üniversite mezunları da dahil, yaygındır.
Ama şimdi tutacaklar, krizi asgari ücretin tepesine geçirecekler.
Oysa, fiilen en asgari geçimin de altındadır.
Ama bugün için konumuz "askeri ücret".
Uyak olsun diye öyle dedim; "askeri" ama sadece ücret, maaş değil.

"Birleştirilmiş Komutanlar Toplantısı" yapılıyor.
Son toplantıda, "askeri hekimlerin durumunun iyileştirilmesi" konuşulmuştu; "subay, astsubay özlük hakları konuşulacak" denmişti.
Bu gündem biraz dar.
Müsaadeleriyle; binlerce asker ve emeklisiyle, subaylarla da ama özellikle astsubay ve muvazzaf ile sözleşmeli "uzmanlar"la, sivil askeri memurlarla, askeri hemşirelerle, askeri lise ve harp okullarından ay(ı)rılan ve durumlarına bakmadan ağır "para cezaları"na esir edilen öğrencilerle, henüz ayrılmamışların aileleriyle, kimi YAŞ mağduruyla, askeri darbelerde ordudan atılmış ve hakları teslim edilmemişlerle, hepsinin "insan" halleri ve halsizlikleriyle "sıcak" temasta olan bir gazeteci, "gündem daha dolu, daha yoğun olmalı" diye düşünür.
Çünkü, "Ayinesi iştir kişinin... laf... rütbe... akıl... eser"!

Bu sütunda, yukarıdaki tüm kesimlerin sorunları, kimi daha sık kimi daha az, dile getirildi.
Tek tek saymıyorum artık.
Binlerce "ordu mensubu" sadece emir komuta zincirlerinin zincirli köleleri değil; "herkesin... eşit, imtiyazsız" sayıldığını ilan eden "Cumhuriyet"te birer vatandaş; çoluk çocuğu, hayatı, geçimi, umudu, hakları olan birer insan.
Bu konular, benim için (ve kimi üniformalı çok kişi için de) "hakiki cumhuriyet(çilik)" açısından, öyle laiklikten de önceki kritik kriter haline geldi.
Ya cumhuriyetçisinizdir; adalet, eşitlik, özgürlük, hak, hakkaniyet, imtiyazsızlık, insana değer vermek, kimseyi aşağılamamak, ezmemek, haysiyetiyle oynamamak, esir ve rehin almamak gibi değerleriniz vardır, "evet, sevk ve komuta ederken dahi!" bunların ışığında davranırsınız; ya da "cumhuriyet" sizin için laftır. Bizim için de!
Çünkü; ayinesi iştir kişinin...
Şahsın görünür rütbei aklı eserinde!

Benim ısrarlarıma gelince;
Bir "Pandora kutusu" açtım.
Bir "Kral"a "çıplaksın" dedim.
"Hakikat"i fark ettim ve inatla yazdım.
O da, binlerce insanın yüzde yüz yaşadığı "Hakikat"in ancak yazıya sığan yüzde şu kadarını.
Ve içim acıdı ki, bu memleketin çok siyasetçisi de, çok gazetecisi de bu konuları ne hakikat gereği, ne insani, ne mesleki açıdan önemli, ne cumhuriyet kriteri, ne demokrasi mevzuu sayıyor. Ne insanlık kıymeti, ne haber değeri görüyor.
Eğer "tabu" idilerse...
İşte artık değiller!

mesut mavituna    24 Aralık 2008 06:56
Değerli meslektaşlarım ve değerli dostlar
Zamanım müsait olduğu surece konuları izleyerek gelişmeleri takip etmeye çalışıyorum.
Gördüğüm kadarı ile maalesef her şey eski hamam eski tas yine can siperine bir şekilde haklarını almak için mücadele eden bir avuç insan ve onları gözleyerek perde arkasında izleyenler
ile ite kaka yürütülmeye çalışılan bir hak alma mücadelesi.
Bizler bu kadar mı? Basiretsiz ki içimizden geçenleri ve uğradığımız haksızlıkları devamlı sinemizde tutmaya çalışıyoruz. Laf geldiği zaman demokrasiden gem vuruyoruz attık mı mangalda kul bırakmıyoruz, hak aramaya geldi mi sut dökmüş kedi gibi oturuyoruz.
Bir secim sonucu daha belli oldu yeniden göreve gelen meslektaşlarımıza tekrar hayırlı görevler diliyorum.
Ancak değişen bir şey yok konular ve gündem ayni eskiden olduğu gibi devam ediyor bir arpa boyu yol alınamıyor.
Su tarihte MSB ile toplantı var çok güzel peki bizlere de biraz bilgi aktarın olumlu veya olumsuz bizlerde biraz bilinçlenelim hiç değilse olanlardan biraz haberdar olalım.
Gecen bir arkadaşımız yazısında. MSB bakanının bizler ile ilgili söylediği konu, evet Sayın MILLI SAVUNMA BAKANIM seçimden önce gazeteci ile yaptığınız röportajda Assubaylar ile ilgili çalışmalarımız var diyordunuz. Seçim biteli neredeyse sene olacak. Şimdi de hiç bir sorun yok, deniyor. Ya bize sağır ve dilcisiz ya da halen 3 maymun sistemini oynanmaya devam ediyor.
Hepimiz 24 Aralıktaki sözde yapılacak bir toplantıya kilitlendik ve bekliyoruz. İnşallah yapılırda sonuçları olumlu veya olumsuz hepimiz görme şansına sahip oluruz.

Gecen sene 28 Aralık 2007 Tarihinde aşağıdaki yazımı göndermiştim ve yayınlanmıştı bir kez daha
Son günlerde yazılan ve gelişen durumlara özet olur düşüncesi ile takar gönderiyorum.



DOST MUSUN?

Öyleyse canın canımdır...

Aynan olmalıyım...

Yüzüne söyleyebilmeliyim her şeyi...

Hem sakınmadan, mertçe...

Hani bilirsin, esirgemem lâfımı,

Ne sekil gelirse, öylece...

Hazırım tüm içtenliğimle konuşmaya ama

Seni de dupduru isterim karşımda...

Dostsan,

Gözlerimin içine baka baka yaka silk benden!

Arkamdan şikâyetleşme!

Yiğit ol! Gerekirse yiğitçe azarla, çekinme!

Lâf değil, icraat beklerim senden!

Öyle bak ki, hislerini görebileyim...

Öyle hisset ki, güvenle bakabileyim...

Sevmem, ölenin ardından ağıt yakmayı!

Dil dönerken söylenmeli her şey...

Kulak duyarken anlatılmalı...

Göz bakarken bakmalıyım sana...

Can sağ iken sarılmalı...

Kesmelere meydan vermemeli hayatim,

Pişmanlıklarla yoğrulmamalı....

Hayır!

Dirime selâm vermeyen,

Ölüme de fazla yaklaşmasın!

Dostsan, ölmemi bekleme!

Haklıysam, yaşarken savun beni!

Yaşarken yanımda ol!

İnanmışsan bana, kimse çevirmesin seni yolundan!

Ve inanmamışsan, sakın rol yapma!

Her söylediğimi onaylaman şart değil...

Her yaptığımı beğenmen de gerekmez...

Dostsan, rahatça eleştir, fikrini rahatça söyle, sıkılma!

Yadırgayabilirsin beni

Ve ben de seni tuhaf bulursam şaşırma...

Kandırmanı asla kabul edemem!

Her dediğini, her yaptığını hoş görürüm ama

Beni, bana sormadan yargılama!

Her yediğimiz aynı olmaz belki,

Her dakikamız birlikte geçmez...

Her güldüğünde gülmeyi garanti edemesem de,

Ağladığında seninle birlikte oturup ağlarım...

Belki her çağırdığında gelemem fakat

Derdine ortak ararsan, koşarım...

Ben de herkes gibi insanim elbet,

Ne göklere çıkar beni, ne de yerin dibine sok!

Senin işin bu değil!

Benim zaten bir yerim var, herkes gibi yer ile gök arasında...


Dostsan,

Küçümsemeden, küfretmeden,

Sevgiyle, saygıyla ve huzurla gel sokağıma...

Dinlenmek istediğinde, hiç düşünme,

Sana özel bir limanım, ama...

Yorulduğum zamanlarda,

Dilediğimce sığınabilmeliyim koylarına...

Seni bir çocuk kadar saf sevebilirim

Ve bir deli kadar art niyetsiz...

Uğruna seve seve hesabı şaşırırım...

Görmezden gelebilirim yanlışlarını...

Başkaları enayilik sayabilir,

Başkaları akılsızlığıma yorabilir,

Bunları dert bile etmem, ama....

Sen, aslında aptal olmadığımı,

Her an, tekrar tekrar hatırla!

Ve sakın beni aptal yerine koymaya kalkışma!

Seviyorsan, cimrilik etme, söyle!

Muhabbeti varken, yokmuş gibi yapanla,

Hiç sevmediği halde, yılışıp durana sinir olurum!

Neyse, o olmalı insan...

Kendisi olmaktan korkmamalı!

Kendisi olmaktan kaçmamalı!

Bil ki, sensin diye seni bırakmam ama

Ben olduğum için bırakırsan beni,

Yas da tutmam arkandan!


Bedel mi?

Ödemeyeceksen çıkma yola!

İçten pazarlık edersen, ancak kendine edersin..

Kendince küser barışır, kendi kendini yersin!

Dostsan, mevsimince yağ...

Kışsan kar ol, güzsen yağmur...

Soğuğuna, sıcağına, esip savurmana itiraz etmem,

Senden, ille de bahar olmanı beklemem ama

Dayanmalısın en şiddetli fırtınalarıma...

Belki de çok geldi bunca talep...

Bana karsı hiçbir mecburiyetin yok, korkma...

Sana fazla geldiğim ilk anda,

Arkana hiç bakmadan, donup gidebilirsin...

Geçip gidebilirsin, borçluluk hissetmeden...

Mutlaka bir açıklama da beklemem senden ama

Gitmeye davranırsam bir gün,

Sen de karsımda set olma!

Dost musun?

Öyleyse, canın canımdır,

Yoluna bas koymaya hazırım ya,

Başını da yollarımda isterim, unutma!

Sevildiğimiz kadar değil...

Sevebildiğimiz kadar değerliyiz.......



Mutlu huzurlu ve güzel günler dileklerimle bütün dostlarıma sevgilerimi sunarım


Mesut MAVITUNA
(E)Dz.Assb.

Bayram ÇAKIR    24 Aralık 2008 02:56
GÜZEL GÜNLER GÖRECEĞİZ ÇOCUKLAR!

Tüm meslektaşlarıma saygı ve selamlarımı sunarım.
Dananın kuyruğu bugün kopar mı derseniz? İnsan şom ağızlı olmak istemiyor. Şimdi herkesin sığınabileceği bir mazereti oldu. Global kriz. Global da ne demekse? Yazarçizer takımı pek keyifli kullanır bu sözcüğü. Global kriz gerekçesi beklentilerimizi başka bir bahara erteler mi acaba? Hükümet gözetilen ve kollananlar için tedbir üzerine tedbir düşünüyor. Bizi de birileri hatırlar mı? Genelkurmay, kurmaylığını gösterecek mi bakalım?

Bayram ÇAKIR
E.J.Asb.

SELÇUK İÇER    23 Aralık 2008 23:21
SAHİP ÇIKMA SIRASI SİZLERDE!.
.
Demokrasiye sahip çık.
Çıktık.
Cumhuriyete sahip çık .
Çıktık.
Rejime sahip çık.
Çıktık.
Vatana sahip çık.
Çıktık.
Bayrağa sahip çık.
Çıktık.
Silahlı Kuvvetlere sahip çık.
Çıktık
Sahip çık,koru;canını ver,kanını ver,emeğini ver yaşamını ver. Hep iste; ver,ver,ver.

Sen hiç bir şey verme.
Sen kendine al,hep al.Demokrasiye sahip çıktık, Kılıç tepemizde..
Cumhuriyete sahip çıktık , onun kurumları anamızı ağlattılar..
Rejime sahip çıktık, haklarımızı gasp ettiler...
Vatana sahip çıktık ,üvey evlat muaamelesi yaptılar..
Bayrağa sahip çıktık,Tabutun üzerinden aldılar..
Silahlı Kuvvetlere sahip çıktık, maalesef onlar demir yumruk misali vurdular, vurdular.Oyaladılar, kandırdılar, kendilerine çalıştılar.
Çalış,koru,sahip çık.
Hakkını arama..Gazete ilanı verme,çalış çalış sahip çık koru.Konuşma,düşünme!
Derneğinin ödeneğini keserim..
Binanı ,altındaki koltuğunu alırım.
Sahip çıktığımız ulvi değerlerin karşısında,Sizler bize ne verdiniz?KORKU,..
SIKINTI, EZA,CEFA.Şimdi sahip çıkma sırası sizlerde bakalım bizlere nasıl sahip çıkacaksınız,Vefanızı göreceğiz.

Selçuk İÇER
E.Bnd.Asb
1976-26
.

Ersen Gürpınar    23 Aralık 2008 20:00
http://blog.milliyet.com.tr/ersengurpınar
Saygıdeğer Arkadaşlarım
Osmanlı imparatorluğunun dağılma sürecinin başı olan Birinci dünya savaşı ve onu takip eden süreçte Türk Milleti olarak büyük sıkıntılar ve acılar çektik Birinci Dünya Savasında SARIKAMIŞ muharebelerinde atalarımız çetin kış şartlarında bizler için can verip şehit oldular minnetle anıyoruz.
Emperyalizme karşı büyük kahramanlık gösteren ulusumuz Cumhuriyetin Kurulmasından sonra da sancılı günler yaşamıştır Türkiye Cumhuriyetinin laik yapısını ve temel niteliklerine saldıran yobazlar 78 yıl önce bugün MENEMEN\'de asteğmen Kubilay ile birlikte Hasan ve Şevki adlarında bekçilerimizi şehit etmişlerdir.
Başta ulu önder Atatürk olmak üzere tüm şehitlerimizi rahmet ve ve minnetle anıyoruz mekanları cennet olsun emanetleri olan Türkiye Cumhuriyetini sonsuza kadar korumaya yemin ettiğimizi birkez daha belirtiyoruz.

SELÇUK İÇER    23 Aralık 2008 01:35
BALÇOVA ŞUBESİYLE GURUR DUYDUM.!!
Sitemizce düzenlenen Fax mail kampanyasına olağanüstü destek veren meslektaşlarımıza minnet duygularımı sunuyorum.1946 ve daha sonraki nasıplı Komutanlarımız bizleri yanlız bırakmadınız mücadele ruhunuz tüm gençlere örnek olmalıdır sizlere ne kadar teşekkür etsek azdır.Allah sizleri başımızdan eksik etmesin.Saygılarımla ellerinizden öperim.

Selçuk İÇER
E.Kara Bnd.Asb.
1976-26

ali nas    23 Aralık 2008 00:13
Bir gecede 1/4 ün 1/3 olması konusunda bir hatırlatma.

Malumlarınız terör gazisi arkadaşlarımızın çalışmadan da her sene emsalleri ile kademe ilerlemeleri yapılmaktadır.Ancak mevcut kanuna göre 2/3 ne gelen bir terör gazinin son altı yılda 90 ve yukarı sicil alma ya da dışarıdan okul bitirme ile derece ilerleme olanağı yoktur. Bu nedenle bu durumdaki gazi kardeşlerimize yarayacak bu 1/3 kanunu çıkartılma gereksinimi olmuştur.Ancak yanlış bilgi ile her memurun yükselebildiği 1 nci derecenin 4 ncü kademesinin Assubaylar için de geçerli olduğu savıyla çuvallayıp önce kabul ettikleri sonra da yaptıkları mevzuata göre hatalı kanun maddesini halen uygulanan gösterge tablosundaki adaletsiz şekle geri getirmişlerdir.
Yani o kanunda verilen 1/4 değil, Personel kanunundaki gösterge tablosundaki 1/4 ün verilmesi gerekiyor.Zaten bu verilince gaziler için yeni yasalaşan kanun maddesi gene değişmek zorunda.
Saygılarımla.

Şimdilik takipteyim.
Yönetici yorumu Yönetici yorumu:
Değerli meslekdaşlarımız Bizim ekonomik sorunlarımızın anahtarı başlanğıç derecelerimizdir yani MYO mezunlarının 9/2 lisans mezunlarının 8 nci dereceden başlamasından taviz verilmemelidir. Bu sağlandığı zaman 1/4 gerçekleşecektir ayrıca 1/4 önemi artı puanın verilmesi ile mümkündür

Tayyar YILDIRIM    22 Aralık 2008 21:37
ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI, BİLGİ EDİNME BÖLÜMÜNE GÖNDERMİŞ OLDUĞUM DİLEKÇE.



2005 Yılında emekli olmuş bir Astsubayım.

TBMMNİN 16 Nisan 2008 tarihinde yapmış olduğu bir oturumda; Türkiye Cumhuriyeti Devletinde gerekli şartları yerine getirseler bile 1 nci derecenin 4 ncü kademesine ilerleyemeyen yegâne devlet memurları statüsüne tabi olan astsubayların bundan böyle 1 nci derecenin 4 ncü kademesine ilerleyebileceklerine dair kanun değişikliği bilakis Çalışma Bakanımız Sayın Faruk Çelikın aynı oturumda; oturumu yöneten başkanın hükümetin bu değişiklik konusuna katılıp katılmaması yönündeki sorusuna KATILIYORUZ SAYIN BAŞKANIM diyerek olumlu görüş bildirmesine rağmen, sadece bir gün sonra yani 17 Nisan 2008 tarihli oturumda aynı konunun yeniden oylanarak bu defa bir gün önceki 1 nci derecenin 4 ncü kademesine ilerleme şeklindeki değişikliğin; 1 nci derecenin 3 ncü kademesi olarak değiştirilerek kanunlaşmasının nedenlerinin bilinmesine konunun tarafı olmam hasebiyle ihtiyaç duymaktayım.

1. Söz konusu kanun zaten astsubayların 1 nci derecenin 3 ncü kademesine ilerleyebilmesine cevaz vermekte idi. Aynı kanunun yeniden oylanmasının ne gibi faydaları bulunmaktadır?

2. Ya da bir gün önce astsubayların 1 nci derecenin 4 ncü kademesine ilerlemesini konusunda olumlu olarak kalkan eller bir gün sonra neden olumsuzluğa dönüşmüştür?

3. Kısaca; Türkiye Cumhuriyeti Devletinin memurları arasında neden sadece astsubaylar lisans yüksek lisans ve doktora eğitimi yapsalar bile 1 nci derecenin 4 ncü kademesine i l e r le t i l m i y o r l a r?


2005 yılı öncesinde TSKnın faal bir üyesi ve mesai mefhumu gözetmeksizin vatanıma hizmet eder iken ülkeme daha faydalı bir fert olabilmek düşüncesiyle; zaten geçimimi zar zor sağlamış olduğum maaşımdan önemli bir payı ayırarak lisans eğitimi yaptım.

Dünyanın bütün ülkelerinde eğitim ödüllendirilirken Ülkemde de eğitim konusunda kampanyalar, teşvikler hazırlanıp uygulanırken ben; yüksek lisans eğitimi alsam da doktora eğitimi görsem de diğer bütün devlet memurlarının yararlandığı 1 nci derecenin 4 ncü kademesine ilerleme hakkından yararlandırılmıyorum.

Bu hakkın astsubaylara da tanınması, milletimizin vermekte olduğu terör savaşında diğer bütün personel gibi önemli görevler üstlenen terini ve kanını akıtan astsubaylarda moral ve motivasyonunun yükselmesi yönünde olumlu etki yaratacaktır diye düşünüyor, yukarıdaki üç adet soru ile dile getirmiş olduğum konularda BİLGİ EDİNMEK istiyorum.

Saygılarımla arz ederim.

Tayyar YILDIRIM
Emekli Astsb.

MEHMET ALİ KILINÇ    22 Aralık 2008 20:24
MEMNUNİYETLE...

Bu panoya yazdığım mesajda, bir önceki mesajımda, 1600 kişiye yakın bir katılımla mail faks kampanyamıza katılan medarı iftiharımız Balçova Temad Şubesinin ismini, yazmayı sehven atlamışım. Bu konuda rica ve uyarı aldım. Hatamı zevkle düzeltiyor, Balçova Temad'a destekleri için teşekkür ediyorum....

Hikmet BOLAT    22 Aralık 2008 20:13
E-Devlet şifresi nasıl alınır?
E-Devlet'e giriş için PTT'den şifre almak zorunda değilsiniz. İşte şifre almanın kolay yolu...
TC Kimlik numaraları kullanılarak, devlet hizmetlerini tek bir kapıdan vatandaşa ulaştırmak amacıyla 5 yıldan bu yana konuşulan, 2005 yılında ihalesi yapılan e-Devlet Kapısı www.turkiye.gov.trye dilekçe vermeden nasıl girilecek?
Uygulama için, dileyen vatandaşlar son bir kez PTT bürolarına gidip kendileri için özel olarak üretilecek şifrelerini aldıktan sonra bilgisayar başına geçerek işlemlerini gerçekleştirebilecekler. e-Devletin kapısından içeri girmek için son bir kez daha kapı önlerinde kuyruk beklemek istemeyenler ise diğer servis sağlayıcıların sundukları elektronik imza seçeneklerinden faydalanabilecekler.

Vatandaşlar, www.turkiye.gov.tr adresine girdikleri zaman giriş yöntemi olarak mobil imzayı seçmeleri durumunda TC Kimlik numaraları ve cep telefonu numaralarını girecekler.
Taahhütnameyi okuyup ekrandaki İMZALA tuşuna basan vatandaş, elektronik olarak imzalanacak belgeler imzalanmak üzere GSM şebekesi üzerinden SIM kartına gönderilecek.
İmzalama talebi SIM kartına gelen kullanıcılar, telefon ekranında otomatik olarak açılan bir ekranda imzalanacak işleme ait açıklama metnini görecek. Onaylamak için tamam seçeneği seçilecek.
İşlemi tamamlamak için mobil imza şifresi girilecek, şifre doğru girildiğinde cep telefonuna Size ulaşan imzalama talebini imzaladınız ve geri gönderdiniz. İmza attığınız işleminize, kaldığınız yerden devam edebilirsiniz şeklinde bir mesaj gelecek ve hizmetlerden yararlanmaya anında başlanacak.
http://www.ntvmsnbc.com/news/469406.asp#story Continues

İSMAİL TURAN    22 Aralık 2008 17:01
Emekli Assubaylar ve TEMAD sitelerinin başlatmış olduğu faks ve mail kampanyasına, Denizli'deki Emekli Assubaylar olarak katılımımız devam etmektedir. Eş ve yakınlar hariç olmak üzere, katılım hedefimizin 200 ün üzerine çıkabileceğini bekliyoruz.
Saygılarımla.

mehmet emin atılgan    22 Aralık 2008 17:01
SAYGIDEĞER MESLEKTAŞLARIM ,

Onurlu insan olmanın haklı gururu ile Assubay onur mücadelemiz adına, uzun süreden bu yana, yetkili makamlara, verilmeyen haklarımızı alabilmemiz için Dernek yetkililerimiz tarafından çeşitli zamanlarda müracaatlarımız olmasına rağmen, yetkili makamlarca hep göz ardı edilerek görmezden gelindik.

Hepimizin bildiği gibi son bir haftadır yine bu doğrultuda,birlik ve beraberlik içinde, gerek Genel Merkezimiz ve şubelerimiz tarafından, gerekse www.emekliassubaylar.org sitesinde, Adalet ve Eşitlik için HAKLI TALEPLERİMİZ i içeren faks, e-posta ve dilekçe ile yetkili makamlara sesimizi duyurmak ve yeni bir hatırlatma görevimizi daha yerine getirmek amacıyla, yoğun katılımlı etkin bir mücadele içindeyiz.

Çeşitli mesaj panolarından öğrendiğimiz kadarı ile TEMAD BALÇOVA ve TEMAD MUĞLA şubelerimizin, gerek faks ve gerekse org sitemizdeki e-posta kampanyasına verdikleri destek takdire şayandır. TEMAD ANTALYA şubemizin de bu konuda faks ile üyelerine yardımcı olarak verdikleri yoğun desteği de takdirle söylemeliyim. Başta sitemizdeki kampanya mesajını emek verip hazırlayarak bu kampanyanın ilk kıvılcımını çakan, site yönetimi ne; ayrıca bu konuda çalışmalarda bulunup da mesaj panolarımızda sesini duyuran ve duyuramayan; üyelerine yardımcı olup emek veren bütün şubelerimizin yönetim kurullarına ve katılımcı meslektaşlarıma, teşekkürlerimi ve şükranlarımı sunarım.

Saygılarımla...

MEHMET ALİ KILINÇ    22 Aralık 2008 16:05
Temad Antalya ve Muğla şubeleri ek olarak, diğer Temad şubelerinden, mail faks kampanyamıza katılım konusunda ne gibi bir faaliyet yapıdığıyla ilgili küçük bir mesajı bile bu panoda görmek beni şahsen çok sevindirecektir. Bekliyorum....

mehmet burkay    22 Aralık 2008 12:53
HAKLARIMIZ ZERRE KADAR!

Assubayların elini kolunu bağlayacaksın, ağzını kapatacaksın, SEN KONUŞAMAZSIN! Diyeceksin, sağa döndün al sana ceza, sola döndün al sana ceza, aç kalıyorsan canın cehenneme, HAK ARAYAMAZASIN! BAK İSTEMİYORLAR Kİ VEREYİM DİYECEKSİN.
Hani talimnamelerde ve askeri kanunlarda Assubayları, Tanrı gibi koruyup kollayanlar. Nerede! Haklarımızın savunucuları. Hani başkalarına, kendilerini doğruluk abidesi olarak gösterip yazdıranlar. Nasıl bir anlayış aman Tanrım, yıllardan beri hakları elinden alınmış, bir kenara itilmiş, haydi aslanım sen yaparsın, haydi aslanım senden başka kimse bu işi beceremez, haydi aslan Assubayım sen bilirsin demişler ve en önde yürütmüşler. En zor koşullarda çalıştırmışlar. En zor görevleri ve sorumlulukları vermişlerdir. En değerli malzemeleri zimmetlemişler ve ona o kıtanın paha biçilmez depolarının anahtarlarını teslim etmişlerdir.
Çok şükür Assubaylara güven sonsuza kadar. Sorumluluk sonsuza kadar. Görev sonsuza kadar. HAKLARI İSE ZERRE KADAR. Saygı ve sevgilerimle.

Mithat Türetken    22 Aralık 2008 02:34
Değerli Meslekdaşlarım
Bu kampanyamız büyük bir umutla devam ediyor destek veren arkadaşlarımıza şubelerimize teşekkürlerimi sunuyorum

doğan ünlütürk    21 Aralık 2008 21:18
NE ZOR ŞEYMİŞ!

Bir toplumda işler, sorunlar neden birikir çözülmez?
1.İlgililer bilgisiz, bilgililer ilgisiz olursa.
2.Dürüstler korkak, sahtekârlar cesaretli olursa.
3.Küçük insanların, büyük gölgesi, karanlık yapıyorsa.
4.İnsani ve etik değerler tükenmişse.
5.Söz verip vaz geçmek kolaylaşmışsa.
6.Söz ve öz farklı ise.
7.İnsan, insanı önemsemiyor ise...
Yukarıdaki düşünceleri bizi yönetenlerle karşılaştırın, hak ve isteklerimizi alamayışımızın ana fikrine ulaşırız.
NE ZOR ŞEYMİŞ DEĞİL Mİ ARKADAŞLAR?

yaşar çakan    21 Aralık 2008 04:11
MÜCADELEYE DEVAM !...

Bizler,yıllarca gözbebeğimiz olan TSK'de görev yaptık.Kimimiz terini akıttı,kimimiz kanını akıttı ŞEHİT oldu.Kimimiz uzuvlarını kaybetti gazi oldu.Çocukluğumuzu, gençliğimizi bile verdik.Er'den mareşal rütbesine kadar olanlara asker denir.Ama "Profesyonel askerler içerisinde subay olanlar sizin emsaliniz değildir,sizin emsaliniz 657'ye tabi büro memurudur dediler".Sanki profesyonel asker olarak bizleri emsalimiz olan Sb.larla aynı statüye getirince rütbelerimiz eşitlenecek zannettiler. Halbuki alakası yok.Biz sadece aynı kurumda görev yapanların aynı statüde olması gerektiğini savunduk.

Yıllarca özlük haklarımızı vermediler.Hep söz verdiler yerine getirmediler.Artık bu konu ya düzelmeli,ya düzelmeli.Yasal çerçevede mücadelemize devam etmeliyiz. Yasal derneğimiz olan TEMAD'ın bir eylem planı hazırlamasını ve bunu bizlerle paylaşmasının zamanı geldi ve geçiyor.Mevcut yasalar çerçevesinde özlük haklarımızın alınması amacıyla mücadele etmek,binlerce şehit ve gazisi olan camiamızın üzerimizdeki borcudur."MIZRAK ARTIK ÇUVALA SIĞMIYOR" sığmamalı da.

Artık susmak yok,yılmak yok,pes etmek hiç yok.Son zamanlarda özlük haklarımız konusunda oluşan ivmeyi zamana bırakmak,bizim için en büyük tehlikedir.Sayın Umur Talu yaza yaza bi'hale geldi.Adeta dilinde tüy bitti.Parmakları nasır tuttu. Kendisine ve bizleri yalnız bırakmayan diğer basın mensuplarına da minnettarız.

Bir 24 ARALIK'tır gidiyor.İnşallah dağ fare doğurmaz.Asker hekimlerin durumu da görüşülecekmiş.Önceden yaptıkları gibi,albayların kadrosuzluk tazminatına geç,Asb.ların özlük hakları için dur dedikleri bir durumun ortaya çıkması da ihtimaller arasında olabilir mi? Kimbilir...

Saygılar bizden.1983-KKK

SELÇUK İÇER    21 Aralık 2008 03:15
Sayın Hüseyin AKANSEL; Umur TALU beyefendinin yazısına NET sitede yaptığınız yorumunuzda 'HAK ARAMA MÜCADELESİNİ ÖĞRENEMEMİŞİZ DEMEK Kİ' başlığı müteakip başkalarından medet umuyoruz. Birlikten güç doğar diyeceğinize, ben sizlerden önce site açtım, aslı benim sen suretsin, yok bu rüzgârı ben başlattım, yok onların suçu, yok bunların amacı burayı basamak yapmak diye birbirimizi çekemediğimiz için olacak ki Umur TALU bizim namımıza uğraşıyor. 'Bizlerin cesaret edip meydanlara inemediğimizden sadece bilgisayar başından mail gönderdiğimizi duymuş bize destek olmuş' şeklindeki gerçek dışı söylemlerinizin altında yatan nedir. Bu sözlerinizle Sayın ERSEN GÜRPINAR'I KASTİ HEDEF ALDIĞINIZ ÜSTÜ KAPALI HİÇ DE MERTÇE OLMAYAN GÖNDERMELER YAPTIĞINIZ ortaya çıkmaktadır. Faks ve Mail kampanyası Sn. GÜRPINAR ve Site yönetimi tarafından planlanmış ve uygulanmaya konulmuştur. Kampanya bir ay önceden duyurulmuştur. Sizler neden ilk gün destek vermediniz halen de vermiyorsunuz. Sizlere çağrıda bulunuldu, netice ortada; NEYİ MAZERET GÖSTERİYORSUNUZ ÜSTÜ KAPALI GÖNDERMELERDE BULUNUYORSUNUZ. MERT VE YÜREKLİCE İSİM VEREREK YAZ. ÇOK AYIP emeğe saygı duymuyorsun. Biz kimseden medet ummuyoruz, haklı davamızı destekleyenlere de teşekkür ediyoruz. Ne yüzle UMUR TALU'YA ergilik vereceksiniz Sayın SAKA'YA DA SORUYORUM; TEMAD'DA YÖNETİCİYKEN GENELKURMAY SAYIN TALU HAKKINDA DAVA AÇTIĞINDA NEREDEYDİNİZ? O ZAMAN NEDEN DESTEK VERMEDİNİZ DE DURUM NORMALE DÖNÜNCE ŞİLT VERMEYİ TEKLİF EDİYORSUNUZ. Desteklemediğiniz Faks ve MAİL kampanyasına Sayın TALU destek verdiği için mi? Yapmayın, etmeyin bırakın bu işleri davanıza hizmet edin. Gülünç duruma düşmeyin. Hepimizin emekli Assubay olduğunu unutmayın.

Selçuk İÇER
E.Asb.976-26.
Yönetici yorumu Yönetici yorumu:
Sn.İçer Assubay onur mücaadelesine katkımızı kendimize saygımızın gereği yapıyoruz bu bilinçte olmayanlar için boşuna kendinizi yormayın Saygılarımla

mehmet burkay    20 Aralık 2008 15:39
DENSE NE OLUR?????

Bir gün sabahleyin kalkıp kahvaltınızı yaparken, hoşunuza giden bir TV kanalını açıyorsunuz. TV de güler yüzlü bir bayan spiker "Sayın seyirciler korkulan oldu. Dünya başımıza yıkılacak. T.S.K'DEN emekli olup da, bin bir güçlüklerle geçimini sağlayan Emekli Assubayların hakları tekrar iade edilmiştir. Bu haklar hiçbir direnişe, engele gerek kalmadan kendilerine teslim edilmiş, bu mucizenin nasıl gerçekleştiğini anlatmak üzere arkadaşımıza bağlanıyoruz" dese, ne olur?
Yudumladığınız çayı nefes borunuza kaçırır, boğulma tehlikesi geçirirsiniz. Ya da, bu haber başka kanallarda da var mı diye zaplamaya başlar, hemen bilgisayarınızın başına geçip internette de kendinizi boşu boşuna yorarsınız. Fazla söze hacet yok. Soluduğumuz havayı, Yürüdüğümüz yolu, Yaşadığımız ortamı, İçtiğimiz suyu, bizlere bahşedilen bu hayatı çok görenler, inşallah haklarımızı rütbelere göre değil de birazda, yaptığımız fedakârlıklar ve gerçekler göz önüne alınarak değerlendirirler diye düşünüyor 24 Aralık 2008 tarihini umutla bekliyorum. Saygılarımla

Ersen Gürpınar    20 Aralık 2008 14:16
http://blog.milliyet.com.tr/ersengurpınar
Saygıdeğer Arkadaşlarım TEMAD bizim tek yasal temsilcimizdir, bunun aksini düşünen kimse olamaz, Bizler çalışmalarımızla TEMAD\\\'DA her zaman desteğimizi sürdüreceğiz; TEMAD yeniden yapılanmalı STK olarak etkinliğini arttırmalıdır talebimiz bugün de geçerlidir. Birçok arkadaşımız TEMAD şubelerinin lokal görüntüsünden başka işlevi olmadığını düşünmektedirler. Lokal elbet olmalıdır arkadaşlarımız nezih bir ortamda oyun oymamalı mahalle kahvelerinden kurtulmalıdır. Üyesi olduğum TEMAD BALÇOVA ŞUBEMİZ her türlü hizmeti veren örnek bir tesisin yanı sıra esas işlevi olan SORUNLARIMIZLA İLGİLİ ÇALIŞMALARI nedeniylede üyelerinin takdirini kazanmıştır. Son olarak faks mail kampanyamıza tüm üyelerinin katılımı için büyük gayretler gösterip tüm üyelerin faks ve mail ile taleplerimizi ilgililere iletmeyi sağlamıştır. Bu örnek davranışından dolayı şubemle bir kez daha iftihar ettim; Başta Ş.Bşk. Sn. Faruk ÖZEREN kampanya koordinatörü TEMAD Ş.Sekreteri Sn. Abdullah ZENGİN olmak üzere TEMAD Balçova yönetimine ve değerli üyelerine şahsım ve tüm meslektaşlarım adına teşekkür eder saygılar sunarım. NOT. Bu arada ayni gayreti gösteren şubelerimizin yönetimlerine takdir ve teşekkürlerimizi sunuyor bu çalışmaların diğer şubelerimize örnek olmasını diliyoruz.

SELÇUK İÇER    20 Aralık 2008 14:08
DAVANA SAHİP ÇIK ARKADAŞ.

Hani haklarınız gasp edilmişti?
Ayrıma tabi tutuluyordunuz?
Açlık sınırında yaşıyordunuz?
OYAK sizleri mağdur ediyordu?
9/1 den mağdurdunuz?
Akademik unvanlarınızı kullanamıyordunuz?
Yüksek Tahsil yapan çocuklarınız TSK yurtlarından mali olarak yararlanamıyordu,
Sosyal statünüz yoktu?
İnsanca yaşam istiyordunuz.

Gayesi makam memuriyet değil de ASSUBAY ONUR MÜCADELESİ olanlar, nerede onur? Sizin onurunuzu Sn. UMUR TALU' mu sürekli koruyacak, haklarınızı bu sitedeki bir avuç insan mı savunacak?
Bin bir fedakarlıkla, GECE GÜNDÜZ DEMEDEN olumsuz sağlık koşullarına rağmen.

NEDİR BU İLGİSİZLİK?
VURDUM DUYMAZLIK?
BOŞ VERMİŞLİK?

DAVANA SAHİP ÇIK ARKADAŞ! Yasal Haklarının talebi için KAMPANYAMIZA katılarak destek ver. İnsanlık ve Meslek onuruna sahip çık. İtilip kakılmaktan oyalanıp, kandırılmaktan bıkmadın mı? Kendini düşünmüyorsan çoluğunu çocuğunu, Şehidini Gazini düşün?

SİTEMİZİN KAMPYASINA KATIL, ÇEVRENDEKİ MESLEKTAŞLARIMIZIN KATILIMINI SAĞLA. TARİHİ GÖREVE DESTEK VER. İnsanlık ve meslek onurun için ARKADAŞ. UMUR TALU OLMASAYDI SESİMİZİ KİM DUYURACAKTI?
Geleceğimizi karartmaya hakkınız var mı? UTANIYORUM SAYIN
UMUR TALU'DAN Davamıza bizden çok destek verdiği için mahcup oluyorum. BU SİTE YOĞUN KATILIMDAN KİLİTLENMELİYDİ. YAZIK ÇOK YAZIK.
ÜZÜLÜYORUM DAVAMIZ ADINA, EMEK VERENLER, DESTEK VERENLER ADINA.

Selçuk İÇER
E.Kara Bnd.Asb.
1976-26

EMEKLİ ASSUBAYLAR    20 Aralık 2008 14:02
Değerli Üyelerimiz
Yüreğindeki adalet,eşitlik ve insan onuru için tüm ezilenler gibi bizlerinde destekçisi olan Sn.Umur TALU hepimizin çalışmalarına bedel desteği ile sorunlarımızı ilgililere ve kamuoyuna muhtelif yazıları ile duyurarak gönlümüzde abideleşmiştir yardımları hertürlü takdirin üzerindedir.Kendilerine site yönetimimiz olarak sizler adına teşekkürlerimizi ve minnettarlığımızı ilettik lütfedip yanıtlamışlar Bu vesile ile tekrar sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz. Saygılarımızla SİTE YÖNETİMİ

kimden: bilgi@emekliassubaylar.org [mailto:bilgi@emekliassubaylar.org]
Gönderilmiş: Cum 19.12.2008 11:44
Kime: utalu; umur.talu@sabah.com.tr
Bilgi: bilgi@emekliassubaylar.org
Konu: TEŞEKKÜR


Saygıdeğer Talu,

Önyargılar sonucunda yıllardır uğradığımız haksızlıklar karşısında;
adalet, eşitlik ve insanlık onuru adına, haklı taleplerimizi dile getirmek
üzere attığımız adımlara ve sayenizde daha gür çıkan sesimize verdiğiniz
destek ve katkılarınız nedeniyle size minnettarız.

Sitemize üye olan tüm meslektaşlarımız adına şükranlarımızı ve
teşekkürlerimizi sunarız.

EMEKLİ ASSUBAYLAR Site Yönetimi
www.emekliassubaylar.org





------------------------------------------------------------ --------------------
Subject: YNT: TEŞEKKÜR
Date: Sat, 20 Dec 2008 11:19:00 +0200
From: utalu@ttmail.com
To: bilgi@emekliassubaylar.org


Merhabalar;

Ben bir insanlık ve gazetecilik gereğini yaptığıma inanıyorum.
Umarım bu Türkiye\'de haksızlıkları derinleştiren her türlü zihniyetin değişlmesinde, değiştirilmesinde azıcık katkı yapar.
En iyi dileklerimle

Umur Talu


3753
Mesaj Defteri yazıları