MESAJ PANOSU

Mesaj Defterine Yazın


Kadir Düz    23 Eylül 2007 23:54
Yeni üye oldum,
geçmiş mesajları okurken bir yerde yönetici görüşünde
"davaya ihanettir"diye bir bir şey okudum
bu sözcük bana çok itici geldi. bir partinin geçmişte kullnadığı şiddeti çağrıştıran bir şey bu,
özellikle yönetici konumunda olanların bizlerin yazılarına verdikleri yanıtlarda anlam kaymasına yol açacak sözcükleri özenle kullanmaları gerekir
biraz daha özen lütfen.
Biz özlük haklarımızın iyileştirlmesi için bir mücadele içerisndeyiz diye biliyorum
bilmediğimiz bir davamız varsa aydınlatıulırsam sevinirim.
Yönetici yorumu Yönetici yorumu:
Sayın MeslekdaşımHoşgeldiniz sizin de katılımınızla daha da güçleneceğimize inanıyorum. Mesajınınz üzerine iki ay öncesine kadar mesajları taradım anılan yoruma rastlıyamadım daha fazla inceleme fırsatım olmadı malum koşuşturuyoruz. Dava kelimesini ben kullanırım sorunlarınız varsa savunacağınız bir davanız olmalı BU DAVA ASSUBAY ONURUDUR ASSUBAY HAKLARIDIR ama sizin tahmininiz gibi bir partinin söylemi değil bizim partimizin adı ASSUBAY'dır Milliyetçi duygularımız var ama kafatası milliyetçisi değiliz boş söylemlere de itibar etmeyiz umarım davamızın ne olduğunu anlamışsınızdır.iyi günler diliyorum. E.G.

mahmut nedim bingöl    23 Eylül 2007 19:21
kıymetli arkadaşlarım siteye yeni üye oldum.Çok sevgili meslektaşlarımla olmaktan çok mutluyum.Hepinize saygılar sunuyorum..

MESUT MAVİTUNA    22 Eylül 2007 14:32
Bir dostumun gönderdiği iletisini, kıssadan hisse olarak, siz dostlarımla paylaşmak istedim.


BARISLAR ARASINDAKI FARK

İkisi de genç ikisi de yakışıklı Ve ikisi de yaralı


Birisi yaralanmıştı kendi yaptığı bir trafik kazasında

Diğeri terörist kurşunuyla vurulmuştu Gabar dağlarında


Birisi için binlerce insan nöbet tutuyordu hastane önünde,

Diğerinin bir annesi bir de babası vardı yanında


Birisi için telefonlar fakslar geliyordu ülkenin her yerinden,

Uğrunda kan verdiği halkın haberi bile yoktu diğerinden


Gün geldi ikisi de kavuştu hakkın rahmetine

Birinin babası haykırıyordu
Buraya ışık koymayan devlet kahrolsun

Diğerinin babası zor işitilir bir sesle mırıldanıyordu VATAN SAĞOLSUN....

Ersen Gürpınar    22 Eylül 2007 02:23
http://www.blog.milliyet.com.tr/ersengurpınar
Saygıdeğer Arkadaşlarım
Bugün mynet mesaj grubumuza Sn.Erencan arkadaşımız bir öneri getirmişler "Yeni anayasa taslağında kurumlarca şahsi hürriyeti bağlayıcı cezaların verilemiyeceği ancak TSK nın istisna olduğuna dair madde"nin AİHM kararına aykırı olduğunu her platformda dile getirme çağrısı üzerine bir açıklama yapma ihtiyacını duydum; Mevcut anayasadaki hükmün yeni taslakta aynen yer alması hürriyeti bağlayıcı cezaların disiplin amiri tarafından verilmesini meşrulaştırmaz çünki bu konuda AİHM 22.12.2005 tarih ve 5954 sayılı "Hürriyeti bağlayıcı cezalar mahkeme tarafından verilir" kararı vardır AİHM iç hukukumuzu bağlayıcı niteliktedir mutlaka dikkat çekelim ancak size bu konuda bir müjdeli haber vermek istiyorum kesin olmamakla birlikte aldığım istihbarata göre oda hapsi cezası kaldırılıyormuş. Bilgilerinize sunuyorum. Sağduyu galip gelmiştir zaten AİHM kararından sonra bu karara uymayanlar tazminatı fazlası ile ödemeyi göze alacaklardır

Ersen Gürpınar    22 Eylül 2007 01:29
http://www.blog.milliyet.com.tr/ersengurpınar
Saygıdeğer Arkadaşlarım
Sitemizde MEVZUAT başlığı ile gereksinim duyduğumuz yasalar hazırlanmıştır. özverili çalışmaları ile bize bu imkanı sunan başta SN.Halil Ergenli olmak üzere arkadaşlarımıza teşekkür ederiz. Ellerine yüreklerine sağlık.

veysel çetiner    22 Eylül 2007 01:13
http://www.gun24saat.com
13 yılık astsubaya verilen maaş 1 yılık teğmen maaşına denk

Hesaplamalarda herkes Karargahta görevli, evli, 2 çocuklu, eşi çalışmayan olarak değerlendirilmiştir. 1 yıllık Teğmen maaşı (1,533,27) ile, 13 yıllık Astsb. Bşçvş.maaşı (1,531,68) birbirine hemen hemen eşittir.



OCAK 2007 MUVAZZAF SB. ASTSB. MAAŞLARINDAN ÖRNEKLER



YILI RÜTBESİ DERECE MAAŞI



1 YIL UZMAN. ÇVŞ 10/1 1,168,14
1 YIL ASTSB. ÇVŞ 10/1 1,211,28
1 YIL ASTEĞMEN 9/1 1,266,84
1 YIL TEĞMEN 8/1 1,533,27

7 YIL ASTSB. ÜÇVŞ 7/1 1,393,47
7 YIL KD. ÜTĞM. 5/1 1,678,40

13 YIL ASTSB. BÇVŞ 5/1 1,531,68
13 YIL KD. YÜZBAŞI 3/1 1,792,01

19 YIL ASTSB. KD. BÇVŞ 3/1 1,690,00
19 YIL KD. BİNBAŞI 1/1 1,933,95

25 YIL ASTSB.2.KAD. KD. BÇVŞ 1/3 1,823,91
21 YIL YARBAY 1/4 2,382,57
23 YIL ALBAY 1/4 2,779,87



EMEKLİ ASTSUBAY AYLIKLARI





1 2.KAD.KD.BÇVŞ 1/3 1.183
2 2.KAD.KD.BÇVŞ 2/4 868
3 KAD.KD.BÇVŞ 2/1 828
4 KD.BÇVŞ 3/1 763





www.gun24saat.com
Yönetici yorumu Yönetici yorumu:
Her meslekdaşımız bu haksızlığa HAYIR DEMEKLE YÜKÜMLÜDÜR BU BİR ONUR MÜCAADELESİDİR HAKSIZLIĞA RIZA GÖSTERİP SUSMAK HAKSIZLIK KADAR SUÇTUR E.G.

halo    21 Eylül 2007 17:34
Dğerli Yöneticilerim; Sitemizde yeni yayına konulan yasa içerikleri çok güzel olmuş.İhtiyacı olan meslektaşlarımız site site gezmek zorunda kalmayacaklar.Acaba bu yasaların yayımı süreklimi olacak,yoksa yeni yazılar eklendikçe arşivemi kalkacak? :p Selam ve saygılarımı sunuyorum.
Yönetici yorumu Yönetici yorumu:
Değerli Arkadaşım,
Mevzuat bölümü gelişerek devam edecek. Şu andaki içerik deneme amaçlı olarak yayındadır. H.E.

hamdi yalçın    21 Eylül 2007 14:27
Emekli Astsubayların daha pek çok önemli dertlerine arkadaşlarımız parmak basmaktadırlar.
Ben, sosyal üzüntü vesilesi olan bir uygulamayı dile getirmek istiyorum.
Fenerbahçe'deki Orduevi Revirinde (ki, revir nizamiyenin hemen yakınındadır) ilaç yazdırmak için gittiğimde Emekli Astsubay Kimliğim alınarak yerine ziyaretçi kartı verilmektedir. Ben bir sivil meslek emeklisimiyim, ya da yabancı ordudan emekli olmuş bir astsubaymıyım. Yoksa bana verilmiş olan Emekli Kimlik Kartına, kartı vermiş olanlar güvenemiyorlarmı? Bu uygulamanın Emekli Astsubay olarak benim için onur kırıcı olduğunu düşünüyorum.
Yine ben, İstanbul Anadolu Yakasında ikamet eden bir Astsubay Emeklisiyim.Yaz mevsiminde benim ve aile efradımın, Anadolu Yakasında havuza girebileceğimiz bir yerimiz bulunmamaktadır.
Emekli veya muvazzaf Astsubaylara, havuza girebilecekleri mahal olarak İst.Rumeli yakasında bulunan Ayazağa Tesislerindeki havuz gösterilmiştir.Ben yoksulluk sınırı altında emekli maaşı alan bir Astsubay Emeklisi olarak buraya gidebilmem, gerek emekli maaşım gerekse zaman olarak imkansızdır.
Anladığım kadarıyle Emekli bir Astsubay olarak sosyal yaşamın imkanlarından yararlanmam, bana çok mu görülüyor?
Yönetici yorumu Yönetici yorumu:
Sayın Meslekdaşım Haklısınız birçok yerde subay kamplarından günü birlik bile yararlanmamız mümkün değil bunu anlamakta mümkün değil.Bu haksızlıkların giderilmesi hepimizin görevidir lütfen siz ve diğer arkadaşlarımız bu konuyu dilekçe ile Gnkur ve Kuvvet komutanlıklarına bildiriniz en azından haksızlığa rıza göstermediğimizi kanıtlarız ve mutlaka birgün değişmesini sağlarız.

Hüseyin SAVCI    19 Eylül 2007 17:00
TEMAD Sitesinde teknik sorun nedeniyle yayınlanamayan ve sitemizde yayınlanması talep edilen mesaj aşağıdadır.

BUGÜN ÜLKEMİZİN ULUSAL BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUYUP KOLLAMAK İÇİN CANI PAHASINA MÜCADELE ETMİŞ AZİZ ŞEHİTLERİMİZ VE DEĞERLİ KAHRAMAN GAZİLERİMİZİN GÜNÜDÜR. AYNI ZAMANDA TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİNİN TÜRK MİLLETİNİN VEFA DUYGUSUNUN BİR NİŞANI OLARAK TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN ULU ÖNDERİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRKE GAZİ UNVANI VERDİĞİ GÜNÜN DE YIL DÖNÜMÜDÜR. BAŞTA ULU ÖNDER GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK VE ONUN SİLAH ARKADAŞLARI OLMAK ÜZERE, AZİZ ŞEHİTLERİMİZİ VE EBEDİYETE İNTİKAL EDEN GAZİLERİMİZİ RAHMETLE ANARKEN HAYATTA OLAN GAZİLERİMİZE TEMAD CAMİASI OLARAK SAĞLIKLI ÖMÜRLER DİLER GAZİLER GÜNÜNÜ KUTLARIZ.


TEMAD GENEL MERKEZ
YÖNETİM KURULU

Yurtsever Büyük    19 Eylül 2007 15:14
Hazır TEMAD internet sitesi test yayınında iken mesaj panosu sayfasında aşağıdaki şekilde yeni bir düzenleme yapılmasını teklif ediyorum.

Yoğunluğu azaltmak,panoyu sadeleştirip orada sadece önemli mesajların yer almasını sağlamak maksadı ile mesaj panosunun bulunduğu sayfada bir nevi alt başlık gibi ;

-İlan ve duyurularınız(personelin iletmek istediği vefat,hastalık,yardım kampanyası,başsağlığı, teşekkür v.b.iletilerini içeren)

-Forum sayfası(güncel bilgi alışverişinde bulunulabilecek bir nevi karşılıklı konuşma şeklinde iletişimin sağlanacağı başlıklara bölünmüş bilindik forum düzeni)

oluşturulması halinde;hem benim mesajım yayınlanmadı şikayetlerinin azalacağı,hem mesaj panosunda sadece önemli mesajların yer alması ile daha etkin ve özel hale geleceğini düşünmekteyim.
Yönetici yorumu Yönetici yorumu:
Değerli Meslektaşım,
Yazınızı burada yayınladık, ancak; konu tamamen TEMAD insiyatifinde olan bir husus olduğundan TEMAD mesaj panosuna, ya da yöneticilerine yazmanız daha isabetli olur kanısındayım.
Esenlikler dilerim.

Yusuf Özkara Antalya    19 Eylül 2007 14:26
OYAK BANKTA HESABI OLAN SAYIN MESLEKTAŞLARIMIZIN DİKKATİNE:

OYAK BANK ,YABANCILARA SATIŞ İŞLEMİ BAŞLADIKTAN SONRA;
MUDİLERİNİN HESAPLARINI OYAKBANKTAN ÇEKEREK BİR BAŞKA BANKAYA
GEÇMELERİNİ ENGELLEMEK İÇİN ,HESAP CÜZDANLARINI YENİLEMEK
BAHANESİ İLE OYAK BANK ANTETLİ ,ıMEVDUAD HESABI SÖZLEŞMESİı
BAŞLIKLI 5 MADDEıDEN TERTİP YAZI ,MUDİLERE İMZALATILMAKTADIR.
BANKA MUDİSİ YUSUF ÖZKARA OLARAK; OYAKBANK ANTALYA 100.YIL ŞB.
Sİ ,BENİ DAVET EDİP, BANKADA ADI GEÇENıMEVDUAT HESABI SÖZLEŞMESİıNİİMZALATMAK İSTEDİLER BEN DE İMZALAMADIM.
10 GÜN SONRA AYNI BANKAYA PARA ÇEKMEK İÇİN VARDIĞIMDA, BANA HİTABENıARKA BÜROYA GEÇİN,ORADA Kİ GÖREVLİ SİZİN HESAP CÜZDANLARINIZI YENİLEYECEKTİR.ıARKA BÜROYA GÖNDERDİ
.ORADA Kİ GÖREVLİ HESAP CÜZDANLARIMI DEĞİŞTİRMEDEN 10 GÜN ÖNCE BANA İMZALATMAK İSTEDİKLERİ ıMEVDUATHESABI SÖZLEŞMESİ BAŞLIKLI BELGE Yİ TEKRAR İMZALATMAK İSTEDİLER.BEN DE:ıBU EVRAKI DAHA
ÖNCE BANA İMZALATMAK İSTEDİNİZ SAKINCALI OLDUĞUNU SÖYLEDİĞİM HALDE ,NEDEN İKİNCİ KEZ İMZALAMAM İÇİN İSRAR EDİYORSUNUZ?ı
DEDİM.,MEZKÜR SÖZLEŞMEYİ İMZALAMADIM.BU SÖZLEŞMENİN MESLEKDAŞLARIMIZ VE ÜYELERİMİZ TARAFINDAN İYİCE OKUNUP ONA GÖRE HAREKET ETMELERİNİ ÖNERİRİZ.
YUSUF ÖZKARA
MUHARİP GAZİ
ANTALYA TEMAD BAŞKANI

MEHMET ALİ KILINÇ    19 Eylül 2007 13:05
Sayın TEMAD Merkez Yönetimine…
OYAK hakkında AİHM’e müracaat vesilesiyle ve bu konun basında yer alması nedeniyle olsa gerek, TEMAD Genel Merkezi internet sitesi mesaj panosunda, mesaj yazan, şimdiye kadar göz alışkanlığımızın olmadığı, bir hayli değişik isimler görmekteyim. Bu ilgiden faydalanarak gün bu gündür deyip, üye sayısının artırılması, dergi abone sayısının çoğaltılması amacıyal, sık sık bu konun çok önemli olduğu konusunu işleyen bildiri ve bilgilendirmelerin yapılmasının çok uygun olması kanısındayım. Saygılarımla

Mehmet AKPINAR    19 Eylül 2007 00:02
Test yayınına başlayan ve yenilenen yeni TEMAD web sitesine başarılar dilerim..

Dr. Kemal Er    18 Eylül 2007 16:26
SİVİL DARBE İLE KARŞI DEVRİM Mİ YAPILMAK İSTENİYOR

TEMAD SADECE EMEKLİ ASB. LAR DERNEĞİ DEĞİL, AYRICA BİR SİVİL TOPLUM KURULUŞUDUR. DAHA DA ÖNEMLİSİ, BU VATAN İÇİN SÜREKLİ ŞEHİTLER VEREN BİR MESLEKTEN İNSANLARIN TOPLANMIŞ OLDUĞU BİR SİVİL TOPLUM ÖRGÜTÜDÜR. O NEDENLE, EN AZINDAN ŞEHİTLERİMİZİN HATRINA, BU ÜLKEDE ATATÜRK ÜN İŞARET ETTİĞİ ÇAĞDAŞ UYGARLIK İÇİN TAM BAĞIMSIZLIK ÜLKÜSÜNÜ ORTADAN KALDIRMAYA YÖNELİK GİRİŞİMLER VARSA, BUNA KARŞI KOYMAK DA ÖNEMLİ GÖREVLERİNDENDİR. BİRİLERİ AMERİKA İSTEDİ DİYE TÜRKİYE Yİ ILIMLI İSLAMLA YÖNETİLEN BİR ÜLKE HALİNE GETİRMEYE ÇALIŞIYORSA, 1000 LERCE ATATÜRK E DÜŞMAN ÖĞRETMEN ÇOCUKLARIMIZI ZEHİRLİYOR, LAİKLİK İSLAMIN ÖZÜNDE OLDUĞU HALDE, TOPLUMSAL BARIŞIN TEMELİ OLDUĞU HALDE, İRAN OLMAMANIN, SUUDİ ARABİSTAN OLMAMANIN GARANTİSİ OLDUĞU HALDE, DİNSİZLİK DİYE YUTTURULMAYA ÇALIŞILIYORSA, KURUMLAR KADROLAŞMA NEDENİYLE CİDDİ BİR ŞEKİLDE ELE GEÇİRİLMEYE ÇALIŞILIYORSA, BU DURUMA TEPKİ VERMEMEK OLANAKLI DEĞİLDİR.
YİNE, ILIMLI İSLAM DAYATMASI DA, BİR ALDATMACIDIR. ÇÜNKÜ SOSYOLOJİ BİLİMİNİN ARAŞTIRMA ALANINA GİRECEK SEBEPLERLE, BÖYLE BİR GİDİŞ KISA SÜRE SONRA RADİKAL İSLAMA DÖNÜŞÜR VE ÇIKARLARINI DÜŞÜNEN İNSAN GRUPLARI DAHA DİNDAR OLDUKLARINI İSPATLAMAK İÇİN TOPLUM ÜZERİNDE PSİKOLOJİK VE FİZYOLOJİK BASKI KURMAYA BAŞLARLAR. BİZ AZ DİNLİ ÇOK DİNLİ DİYE BİRBİRİMİZLE SAVAŞIRKEN, ABD VE AB DE, BOR MADENLERİMİZ VE TÜM EKONOMİMİZLE İLGİLİ PLANLARINI DEVREYE KOYMAYA DEVAM EDER. Kİ ŞU ANDA TÜRK EKONOMİSİ BİTİRİLMEK ÜZERE, AMERİKA TARAFINDAN DESTEKLENMİŞ OLAN VE DESTEKLENMEKTE OLAN HÜKÜMETLER ELİYLE PLANLARINI TIKIR TIKIR İŞLETMEKTELER.
MEDYADAN ALDIĞIMIZ BİLGİLERE GÖRE, DEĞİŞTİRİLMESİ TEKLİF DAHİ EDİLEMEYECEK ANAYASAMIZIN MADDELERİ ANLAMSIZLAŞTIRILMAYA ÇALIŞILMAKTA. BÖYLE OLMAMASINI DİLİYORUM. BÖYLE BİRŞEY GERÇEKLEŞTİRİLİRSE, ZATEN BAŞLAMIŞ OLAN KARŞI DEVRİM HAREKETİNDE EN ÖNEMLİ AŞAMAYA GELİNMİŞ OLUNACAK. KANIMCA DEVLETİ PARÇALAMAYA YOL AÇACAK DÜZENLEMELER DEVREYE GİRERSE, HALKIN CAHİLLİĞİNDEN, OLAYLARI TAKİP EDEMEMESİNDEN FAYDALANAN HÜKÜMETİN, KARŞI DEVRİM DARBESİ ÖNEMLİ BİR NOKTAYA GELMİŞ OLACAKTIR. YANİ AMERİKA NIN KÜRDİSTAN INI KURMANIN, TÜRKİYE DE İÇ SAVAŞ ÇIKMASININ ÖNÜ AÇILMIŞ OLACAKTIR. BÖYLE BİR DURUMA KARŞI TÜM SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ HAZIRLIKLI OLMALI. http://www.bizkackisiyiz.com/ GİBİ KANAL TÜRK ÜN DÜZENLEDİĞİ GİRİŞİMLERİN DESTEKLENMESİ, BU VATANIN SAHİPSİZ OLMADIĞININ GÖSTERİLMESİ GEREKMEKTEDİR. BU ÜLKEDE HAKKINI ARAYANLAR ÇOĞALDIKÇA, VATANI SATANLAR KENDİLERİNE GELECEKTİR. KENDİ HAKKINI ARAYAMAYAN VATANINA DA SAHİP ÇIKAMAZ. SAYGILARIMLA.

kemal düz    18 Eylül 2007 10:43
bütün basın bizlerden sözediyor.katkı verenlere kutlu olsun....

veysel çetiner    18 Eylül 2007 01:48
http://www.gun24saat.com
15 Eylül cumartesi günü OYAK davasının TEMAD tarafından AHİM taşındığını ilk kez günlük internet haber www.gun24saat.com sitemde haber olarak geçtim. İçinizden biri olarak küçükte olsa sesimizi duyura bildiğim kesimlere duyurmak için elimden geleni yapacağımı bu tür haberlere yer vereceğimi belirtmeme rağmen TEMAD genel merkezinden veya herhangi bir arkadaştan küçükte olsa bir teşekkür veya destek mesajı almadım.

Gönül ister diki camiamızı ilgilendiren olumlu haberleri geçen yapan veya yayınlayan küçük de olsa haber sitelerine, basına teşekkür edilmesi gerektiğini düşünmekteyim.

Veysel ÇETİNER
E HV BND KBÇVŞ


OYAK davası AİHM taşındı

Temad genel başkanı Mustafa EROL www.temad.org da yaptığı yazılı açıklamasıyla OYAK'la ilgili dosyanın AHİM' e intikal etirildiğini açıkladı.


YÖNETİM OLARAK GÖREVE GELDİKTEN SONRA OYAK KONUSUNDA KISA BİR ARAŞTIRMADAN SONRA, 205 SAYILI YASANIN İNCELEMESİNDEN SONRA YASANIN EŞİTLİK, ADALET VE HAKKANİYET KURALLARINA UYMADIĞI TESPİT EDİLEREK DAVA AÇILMASINA KARAR VERİLMİŞ VE SİLSİLE YOLU İLE İLGİLİ MAHKEMELERDE DAVA AÇILARAK ÜZERİNE GİDİLMİŞTİR.
MAHKEME SAFAHATI YAKINDAN TAKİP EDİLMİŞTİR. İÇ HUKUK YOLLARI SONLANDIRILDIKTAN SONRA BAZI KURUMLARLA KONU HASSASİYETLE GÖRÜŞÜLMÜŞTÜR. TOPLUMUMUZU İKNA EDİCİ, YA DA HAKLI OLDUĞUMUZ BAZI HAKLARIMIZIN TANINMASI KONUSUNDA GÖRÜŞMELER YAPILMIŞ; FAKAT YİNE SONUÇ ALINAMAMIŞTIR. BUNUN ÜZERİNE KONU YÖNETİM KURULUMUZ DA İRDELENEREK ÜLKEMİZİN DE İÇERİSİNDE BULUNDUĞU SOSYAL, SİYASAL EKONOMİK DURUMDA DİKKATE ALINARAK DEĞERLENDİRİLMİŞ VE YASAL SÜRE İÇERİSİNDE DIŞ HUKUK YOLU OLAN AİHM E İNTİKAL ETTİRİLMİŞTİR.
HAKKIMIZDA HAYIRLI OLMASINI DİLİYOR SAYGILAR VE SEVGİLER SUNUYORUM.

MUSTAFA EROL TEMAD GENEL BŞK.

www.temad.org


Sayın temad genel başkanım sevgili ağabeylerim astsubay'ları bu güne kadar uğradıkları haksızlıkları kamuoyuna paylaşmak, sesimizi duyura bildiğimiz yere kadar duyurmak için her türlü kanuni yolları kullanarak göresel ve yazılı medyalardan faydalanmamız gerektiğini düşünmekteyim, www.gun24saat.com günlük haber sitesi editörü olarak camiamızı ilgilendirecek her türlü olumlu haberlere yer vereceğimi bilmenizi isterim.

Veysel ÇETİNER
E.HV BND DK BCVŞ
Yönetici yorumu Yönetici yorumu:
Sevgili Arkadaşım,biz aylardır hatta bir yıla yakındır bu işi yapmaya çalışıyoruz ama çoğu zaman da en şiddetli tepkileri alıyoruz,onun için sakın küsmeyin devam edin ,biz web sitenizi izliyoruz ve gurur duyuyoruz,Teşekkürler,başarılar...

Yusuf Özkara Antalya    17 Eylül 2007 14:17
CUMHURİYET VE TOPRAKLARININ HAZARDAKİ İŞGALİ


Türkiye’ de, geçmiş yönetimlerde hükümetler, seçim sonucu kurulduğunda; parasız, ekonomisi bozulmuş devleti, nasıl yöneteceklerini, arpacı kumrusu gibi düşünür dururlardı. Hatta: “seçilmek kolay da, ekonomisi batılılarca bozulmuş, dışa borçlanmış bir devleti hükümet olarak yönetmek nasıl olur!..” düşüncesiyle bazı siyasilerin seçilmekten ve hükümet kurmaktan korktuğu olmuştur. Son dönemlerde birileri siyasete soyunup, öyle bir iktidara gelmişler ki: parasızlığa da ekonomik bozukluğa da çözüm bulmuşlardır!. Öyle kolay çözüm buldular ki; fazla akıllı olmaya gerek yoktur. Malı- mülkü, fabrika, tesis ve her türlü yatırımı olan babanın hayırsız evlatları bir araya geldiler ve “Baba mirasını satalım, seçilmek için bir kısmını vatandaşa, bir kısmını borçlara yatıralım, bir kısmını da, Türkiye den gönderilenlere sözde Anadolu nun gerçek sahiplerine iade edelim” dediler ve sattılar. Neleri ve nereleri mi sattılar: Cumhuriyetin tüm varlıklarını, barajlar, fabrikalar, tesisler, deniz ve hava limanları, yollar, köprüler airport ve deniz portlandları, devlet ve özel bankaları, tüpraşlar, petro-kimyalar, telekom, tekeller, müskiratlar, rafinajlar, oteller, endüstriyel merkezler
ve kurumlar, madenler, petrol bölgeleri, kıyılar, ormanlar, sahiller, sekalar, çimento fabrikaları, Et kombinaları, üretme çiftlikleri, göller, nehirler, su kaynakları, gemiler, Ata’ nın hediye edilen yatı Savarona’ sı, tarihi binalar, vakıf arazilerini sattılar. Sıra 2.B’leri satmaya geldi. Ondan sonra da (7) parça yapıp Türkiye’nin tamamını satmak: “Canım, toprak satılıp da sırtına toprağı sarıp da götüren mi var? Toprak yerinde duruyor.” Tabi ki, sarıp da götüren yok. Ancak yatağını, yorganını, şiltesini sırtına saran Türkiye’ye geliyor. Yabancı hamile kadınlar Türkiye’ de doğuruyorlar. Türkiye vatandaşlığına hak kazanmak için, hitamında da, bir yabancı bebeğin üzerine on binlerce dönüm arazi tapusu yapılıyor. Bu tehlikeli işgaller sürüp gidiyor. Bütün arazi satın almaları işlemleri sonucu, işgaller, Sultan Abdülhamit- Abdülaziz ve Vahideddin’ler devrinde devam etmiş; Trakya Marmara, İstanbul Boğazı Ege ve Kilikya Bölgesinde bir dağdan bir dağa yabancılara padişahlarca tapular verilmiş idi. Bir zamanlar, silahla saldıran işgalciler taktik değiştirdiler, şimdi ise aynı güçler, Dolar, Euro
ve sterlin ile geliyorlar. Daha az dolar, Euro veya sterlinle toprak alabilmek için, çoğunluk Dış ermeni çocuklarından terettüp ekonomist guruplar Londra’ dan internetle Türkiye borsa, menkul değer ve bankalara anında hükmederek; ansızın gizli meblağ çekmelerle, borsayı menkul değerleri düşürüp, dövizi yükseltmeğe ve Türkiye’de yüksek enflasyonlara sebep oluyorlar. Sonra da, çok değer kazandırdıkları dövizlerle, Anadolu topraklarını ucuza satın alıyorlar. Her servetin altında mutlaka bir suç gizli ise; her ihanetin altında da (bize karşı)
bir İngiliz, bir ermeni, bir Yunan, bir Kürtçü ve bir halaşa gizlidir. Son zamanlarda uyanmış olan halkın tepkileri karşısında yabancıya toprak satışını, %5 olarak sınırlandırdılar. Ne derece gerçek.. %5 Türkiye’ nin 4.000 km’ sine tekabül etmektedir. Bu sadece yabancı görünenler için. Türkiye vatandaşlığına geçeni, (2) nüfusa kayıtlı olanları ve hamile gelip de Türkiye’ de doğumla, Türk vatandaşlığına hak kazanan yabancı bebekleri, ayrıca Türklerle evlenenleri kapsamamaktadır. Dolayısı ile, bu saydıklarım,toprak alımları %5 oranı dışındadır. %5 kısıtlaması bir önleme değildir, göz boyamadır. Ayrıca, özel antlaşmalarla devletin yabancılara sattıkları ve kiraya verdikleri ve verecek oldukları, petrol arazileri, maden arazileri, orman arazileri, liman, arazi ve deniz sahaları, yukarıda açıkladığım birimlerin arsa ve arazileri de %5 oranı dışında kalmaktadır.
Yabancıya toprak satışları, Askeri yönden sakınca doğurup, doğurmadığı cihetiyle bölge ve gurup komutanlıkları tarafından incelenerek, bu arazinin yabancıya satışında sakınca yoktur. veya, sakıncalıdır. ibaresi yazılarak; satışı, ya serbest bırakılır, ya da, men edilirdi. Şu anda ilgili askeri yetkililerin devre dışı bırakıldığı söz konusudur. Onbinlerce dosya Ege ve Akdeniz bölgesinden, Ege Ordu Komutanlığına gönderilerek, sakınca olup, olmadığı kararı verilecekken, son çıkarılan genelge ile Komutanlık devre dışı bırakılmıştır. Son engel de, toprak satışları önünde kaldırılmıştır. İspanyada daha ziyade Endülüs Bölgesinde toprak satışları da fazlaymış. Olması da normaldir. Zira: Endülüs Bölgesi’nde yaşayanlar ,- gemilerini yakıp da dönüşün asla olmayacağı emrini verdiği,- Afrikalı, Emevi asıllı Tarık Bin Ziyad ve askerlerinin torunlarıdır, Avrupalı değillerdir. Ondan dolayı toprak satışı hızlıdır. Maliye Bakanı Unakıtan, bir zamanlar İspanya’da olduğu gibi, bir milyon konut satacağını söylüyor.’’Babalar gibi de satarım!’’ diyor. Kıbrısda da Toprak satışı devam etmektedir. Amerika şirketlerine, İngiliz ve Rum ailelerine özellikle, arazi ve ev satılıyor. Ayrıca, kilise arazileri direkt olarak Güney Rum Devleti’ne geri veriliyor. Türk olmayan, Tükiyeli bakanlar tarafından toprak satışlarından endişe duyulacak bir durum olmadığı, satılan toprakların Heybeliada yüz ölçümü kadar. olduğu söylenerek kamu oyu aldatılıyor.’’Yiyin efendiler, yiyin! aksırıncaya tıksırıncaya dek. Bu an-ı iştiha sizin!..’’ Ülke toprakları küreselleşme düzmecesiyle emperyalizimin emrine sunulmakta. Kurtuluş Savaşı sonunda Anadolu’ dan atılan, toprak işgalcilerinin torunları, birer- birer tekrar Anadolu’ ya dönüyor. İzmir Çeşme’de 5000, Didim’ de 1500, Marmaris’ de 10.000, Bodrum’ da 8000, Antalya’ da 35.000,Alanya’ da 22000 (8 bin kilise) Gazipaşa- Silopi arası İsrail’ lilere, Finike -Çeşme arası İngilizlere, Alanya, Almanlara (23 vilayette) Malatya -Kars arası, Ermeni’ lere ,İzmir-Adapazarı arası, Yunanlılara. Marmara- Boğaz- Doğu Karadeniz, Rum patrikhanesi’ ne, Hatay-Kilis arası, Hafız Esatçılara,satılmıştır. Türkiye şimdi de, küçük kantonlara bölünmüş durumdadır. Kaş, Didim, Patara, Fethiye, Kuşadası, Kalkan da; yüzölçümlerinin toprak olarak %30 u satılmıştır. 5444 sayılı kanunun yabancılara satılacak toprak yüzölçümünün %5 ini geçmez koşulu böylece hükümsüz kalmaktadır. Esatçıların Kilis de %40 ı, Hatay da,%30 u,satış olarak geçtikleri, Mardin’ de
%10 a,G.Antep de %8 e, Ş.Urfa da %7 ye ulaşmıştır. Antalya- Muğla- Aydın illerinde %8 i, geçmiştir. 5444 sayılı yasa da yetmiyor. Bu yasayı aşmanın formülü aranıyor. Bu nedenle 4706 sayılı hazine arazileri satışı yasası ve ihale yasası gündeme getirilmek isteniyor. Lakin; bu tür bir uygulama, Anayasa Mahkemesinin yabancı gerçek ve tüzel kişilere mülk satışına ilişkin ve 1986 tarihli kararları Yargıtay genel kurulunun, yabancı şirketlerin arazi alımına dair çok net kararları şimdiki Anayasa Mahkemesi’ nin, oy birliği ile vermiş olduğu iptal kararı mevcut iken, böyle bir yola başvurmak Anayasa’ya aykırı bir durum oluşturur. Bu durum, ülke gerçeklerine ters düşmekte olup, ısrar anlamını taşır. Ülkemiz paralı satış için, SEVR’e götürülmektedir. Hazine arazileri, göller, nehirler, adalar, tepeler, vakıf arazileri, 2B arazileri-ormanları, kıyıları, bir meta gibi bundan sonra da satacaklardır. Ülke sahilleri kıyıları bir-bir, halka kapatılacaktır.İstanbul,İzmir,Afyon,Antalya, Aydın, Denizli, Çorum, Çanakkale, Erzurum, Bursa, Kocaeli, Mersin, Mardin, Tekirdağ, Sivas gibi sahil kentleri, turistik, termal ve tarihi 20 ilde başlatılacağı geçmiş hükümet yetkililerince belirtilmiştir. Cumhurbaşkanlığı Dev.Dnt.Kurulu raporuna göre, 7 bölge de de; bulunan illerin %89 unda, Doğu Anadolu da % 43, Marmara, Ege, iç Akdeniz illerinde % 89 unda yabancılar gayrı menkul edindiler. En çok İngilizler edindiler (İngilizler devreye girip, aldıkları gayrı menkullerin çoğunu Rum ve Yunanlılara devretmektedirler). ABD Hatay’ı, Fransız Adana’yı,Yunan ,Adaları aldılar. Cumhurbaşkanı DDK’ nın AKP hükümeti döneminde çıkarılan yasalarla hız kazanan, yabancılara taşınmaz satışını mercek altına aldığı rapora göre yabancılar, bölgede 70 il de, taşınmaz edinmişlerdir. 2003 yılında, Türkiye’den gayrı menkul almak için, en çok para yatıran, İngilizler olmuştur. Toplam 131 milyon $ yatırmışlardır.Gayri müslümler, kurdukları cemaatler de, 142 cemaat, vakıf olarak, 1427 taşınmaz, ellerinde bulunmakta olup, alan toplamı; 2 milyon 584 bin 763 m2 yi buluyor. Cemaatler İstanbul’ da; %45.3 ile, ilk sırada,mülk edinmişlerdir. Mardin, Hatay, Çanakkale, Diyarbekir ve Bursa da, İstanbul’ u izliyor. Yabancı 70 ilde mal sahibi olmuştur. Türkiye nereye gidiyor? Alman ve Hollanda, gayrı menkul satışı için, kredi musluklarını sonuna dek açmıştır. Bu işlemleri, T.C. İş Bankası üzerinden yapmaktadır. Kredili gayrı menkul satışları için, T.C. İş bankası’na bu emri kim vermektedir? Atatürk Milliyetcisi olarak buna, net bir duruş sergilememiz, bu toprak ve menkullerin satışına dur dememiz gerekmektedir. Anayasanın 44. maddesi gereği, topraksıza ve köylüye toprak verilmesi gerekirken, verilmeyip, AB uğruna, Türkiye’de tarım bitirilmektedir. Devlet desteği kaldırılmaktadır. İtilip -kakılarak, varlıkları yabancılara, ötesinde 7 düvele ve diğer yabancılara peşkeş çekilmektedir. Toprak Devletin vazgeçilmesi olanaksız temel unsuru, egemenliğin ve bağımsızlığın simgesidir. Avrupa Birliği ve dünya tüm gözlerini topraklarımıza dikmiştir. Papa 6.Jeane Paul; “Anadolu, Türklere bırakılmayacak kadar önemlidir.” Demişti.Yunan başpiskoposu, Hristodulos: “Bir gün mutlaka Yunan halkı, Küçük Asya (Anadolu) ya geri dönecektir.” demiştir. Üzerimize oynanan oyunlar zincirinin, bu konuşmalar da, birer halkasıdır. AB; Avrupa Hıristiyan birliğidir. Haçlının kini süre gelip, devam etmektedir. Toprak alımlarının anlamı, bu konuşmaların karşılığı değil midir? “Liberalizm, sömürgelerde uygulanmış bir sistemdir. Oysa, biz sömürge değiliz. Asla olmayacağız. Liberalizmi düşünmek, devrimi inkar demektir.”diyen Atatürk, gene haklı çıkmıştır. Hangi kesimden olursak olalım, “teslim olmamak” için bir araya gelmek ortak bir direnişe yönelmek, Millet olarak uyanmak zorundayız. Zira, yarın çok geç olacaktır. Unutmayalım !.. SAYGIYLA
YUSUF ÖZKARA
MUHARİP GAZİ
ANTALYA TEMAD BAŞKANI.

kemal düz    17 Eylül 2007 10:54
Özdemir İnce nin bizleri rahatsız eden ukalalığını yayınlayan gazete de bunu yayınlamakla \"ukalanın dümbeleği\" olmuştur. dolayısıyla o bakış açısına sahip çıktığını ortaya koymuştur. ben bu günden sonra o gazeteyi bir yerlerde görürsem bırakın para verip almayı, başımı bir başka yöne çevirir -selam bile vermem...

Ersen Gürpınar    17 Eylül 2007 02:11
Saygıdeğer Meslekdaşlarım

Hürriyet Gazetesinde Özdemir İnce'nin yazısını okudunuz tepkilerinizi dile getirdiniz bu ne ilktir ne de sondur esasını isterseniz bu tabir bize hakaret niteliği de taşımamaktadır ama örnekleme talihsizliktir,Kendisine yazdığım mesaj meali aşağıdadir. Bilgilerinize sunuyorum.

Sn.Özdemir İnce
İnsan hayatı yanılgılarla doludur ben bu yazınızı okuduğum zaman sizin hakkınızdaki olumlu düşüncelerimin yanılğı olduğunu anladım; Belki bu sizin için önemli olmayabilir böyle düşünürseniz bu da büyük bir talihsizliktir çünki ben okurum . Yazınızda kullandığınız deyim başçavuşun eşeği değil,başçavuşun beygiridir. Biri konuşurken kendisini dinlemek durumunda olanların ilgilerini kaybetmeleri için kullanılmıştır. SUSUN EŞEKLER BURADA BAŞÇAVUŞUN BEYGİRİ OSURMUYOR BAŞÇAVUŞ KONUŞUYOR şeklinde söylenmiştir. ama bunu eşeklerin anlaması mümkün değildir kaldıkı hem deyim hem ifade etmeye çalıştığınız benzetme yönünden yanlıştır. Sanıyorum 70 küsur yaşınızdan dolayı beyniniz sulandı bu nedenle size hak ettiğiniz yanıtı vermiyorum.Bir de önerim olacaktır bir dahaki benzetmede yerinde kullansanız bile albayın beygiri deme cesaretini gösterirseniz onlar size bizim kadar kibar yanıt vermiyecektir. Saygılarımla (nezaketen)
Ersen Gürpınar E.Per.Kd.Bşçvş.

MESUT MAVİTUNA    16 Eylül 2007 22:01
Bu sitede yazdığım, TEMAD şube aidatları ve ödenmesi sorunu başlıklı yazımın içeriğinde geçen konuya, Karşıyaka Temad İl Başkanımız Sayın Aykut ÖZER'e, yaptığım çağrıya olumlu cevap vermiştir. Gönderdikleri telefon mesajında, Derneğin kütüphane bölümüne, internet hatlı bir bilgisayar koyarak faaliyete geçirmişlerdir.
Yaratılan bu imkana, artık meslekdaşlarımızın da gerekli ilgiyi göstereceklerini umuyorum. TEMAD genel merkezi ve mensuplarının fikir, düşünce ve önerilerini anında öğrenerek bilgi sahibi olacaklardır.
Bu duyarlı davranışlarından dolayı, kendilerine teşekkürü borç bilirim. Bunun diğer Temad şubelerinede örnek olacağını değerlendiriyorum.
Saygılarımla

MESUT MAVİTUNA    16 Eylül 2007 21:57
SAYIN OKUR TEMSİLCİMİZ

15 Eylül 2007 Tarihli gazetenizde, yazarlarınızdan Özdemir İNCE’nin “ Cüneyt ÜLSEVER’e itirazım var “ yazısının içeriğinde, Biz Assubayların onur ve gururunu inciten bir ara başlıkta kullandığı, “ Başçavuşun eşeği “ lafı hiç ama hiç etik olmamıştır.
Modern dünyada yaşadığımız böyle birgünde, böyle bir düşünce tarzının ne konuyla, nede bir zümreyle bağdaştırabilmek hiç yakışık almamıştır. Bugünlerde hak arama taleplerini, her platformda yürütmeye çalışan bir zümre için, bunlar çok kırıcıdır.
Böyle bir kelimeyi isteyen her istediği yere çeker.
Yazarınıza aşağıdaki mesajımın, birde sizlerin tarafınızdan iletimesini rica ediyorum.

Saygılarımla

Mesut MAVİTUNA
(E) Dz. Assubayı

Okur temsilcisi mail : mektup@hurriyet.com.tr



Özdemir İNCE’ye

İnsani değerleri öğrenememiş ve kendini gazeteci sanan siz, bir camianın mensuplarının Canını, kanını ortaya koyarak, hak ederek kazanmaya çalıştığı ve her türlü fedakarlık sonucunda alınan, bir terfi rütbesine sahip Assubayı, küçümsiyecek kadar basitleşmişsiniz.

Sizde benim nazırımda bir gazeteci müsveddesisiniz, o rütbeyi siz mi taktınız?

Bahsederken küçümsemeye çalıştığınız ve bunun ucunun 100 binleri geçen bir camianın mensuplarına dayanacağını hiç mi aklınızdan gecirmediniz?

Sizler, kendinizi bu memlekette aydın gazeteci olarak millete lanse etmeye çalışıyorsunuz çok yazık.

Assubaylar TÜRKİYE CUMHURİYETİ'nin bir vatandası ve TÜRK HALKININ'da herzaman medeheri iftiharı olan " TÜRK ORDUSUN " da bel kemiği olarak görev yaparlar.

Assubayların, kanıyla, canıyla ,alın teriyle hak ederek sahip olabildiği rütbesinden bahsederken, çok ama çok akıllıca düşünüp öyle kullanmalısınız.

Bana görede sizin, bu düşünce ile, çağın ne kadar gerisinde kaldığınız belli oluyor.
Gazetenin içeriği beni hiç ilgelendirmez ama, Sizin gibi gazeteciler oldukça, bu memleket daha çok postmodernizm'ler görür

.

yigit    16 Eylül 2007 19:33
Sayın Burkay, bilmez olur muyum. Ancak ; bu insanların doğru cümleleri doğru yerde kullanmamaları , bizlerin ismini kötü emellerine alet etmeye çalışmaları , sürekli aşağılarda bir yerlerde göstermeye çalışmaları beni deli ediyor. Saygılarımla.

mehmet burkay    16 Eylül 2007 18:51
BAŞÇAVUŞUN EŞEĞİ

Yiğit Kardeşim,anlaşılan çok kızgınsın..Biliyormusun ? Başçavuşun beygiri veya eşeği tabirinin altında, bu memleketin kurtuluşu var,bu memleketin selameti var.Özdemir İNCE denen şahıs, hala yurdumuzda yolunun olmadığı, veya kışın yollarının kapandığı köyleri biliyorlarmı ? Bilemez çünkü; onun gibiler, belkide şehirden şehire gitmekten öteye, gitmemişlerdir.Siirtin DOĞANLAR'INA gitmişmidir ? Beytüşşebap'ın KOVANLIK köyüne, gitmişmidir ?Ama ASSUBAYLARIMIZ, daha çok yakında 70 li yıllardan önceleri, karakoluna katır sırtında gitmiştir.Hastasını, eşşek sırtında ilce merkezine götürmüştür.Daha 1984-1985 yıllarında, yaptığımız operasyonlarda, cephanemizi eşşek sırtında taşıdığımızı biliyorlar mı? Biz eşşekleri kendi hizmetlerimizde, elimizden geldiği kadar, faydalı olabilecek kadar kullandık.Ancak başka eşeklere bi şey diyemem.Hiç olmazsa, bu eşek ve katırlar, memlketin hizmetinde bulunmuşlar,ancak diğer eşekler ne yapmış acaba?..Araştırmak lazım...Kurtuluş savaşında da cephaneler neyle taşındı ? sormak lazım o arkadaşa...Başka eşekler varken, Bizim eşeklere laf yok kardeşim.....

yigit    16 Eylül 2007 03:47
Sayın Özdemir İnce ,

Öncelikle şunu çok iyi bilmenizi isterim.

Assubaylar yüksek okul mezunu olmakla birlikte pek çoğumuz da master ve doktora yapmış insanlarız. Sizin gibi "elifi görünce mertek sanan insanlar"dan değiliz.

Siz , assubayları Don Kişot'un Sanço Panço'su falan mı sandınız?

Assubaylar üzerinden eşek imlemesi yaparak insanlara saldırmayı marifet mi sanıyorsunuz? Bu sizin zayıflığınızın göstergesidir. Boş teneke çok tıngırdar.

Siz , denge ortamında dengesizlik yaratan , insanlıktan nasibini almamış , akıl fukarası bir insan olduğunuzun farkında mısınız?

Bir daha bizlere dil uzatırsanız bizim de sizi bir şeyler üzerinden bir şeylere benzeteceğimizden hiç şüpheniz olmasın.

Bakınız , ben size sayıp saydırırken birilerini ya da bir meslek grubunun personelini aşağılamadım , horlamadım , hayvan üzerinden imleme yaparak bir yerlere gönderme yapma terbiyesizliğinde bulunmadım.

Hiçbir meslek grubunun personelini rencide etmeden yazı yazma yetisine sahip bir assubayım. Eğer siz bu işi beceremiyorsanız bana haber verin , ben sizin yerinize de yazarım.
Saygılarımla.
.
Not: Şahsın kendisine de gönderilmiştir.

ONUR GÜÇ TEMSİL EKON    15 Eylül 2007 23:34
MERHABA.! ÇOK DEĞERLİ VE SEVGİLİ MESLEKTAŞLARIM...

ÖNCELİKLE, TEMAD GENEL BAŞKANLIĞINDA GÖREV ALAN, BAŞTA GENEL BAŞKANIMIZ SAYIN MUSTAFA EROL BEY OLMAK ÜZERE,
YÖNETİM KURULU ÜYELERİNE BUGÜNE KADAR, GECE DEMEDEN GÜNDÜZ DEMEDEN, ÖZEL HAYATLARINDAN, AİLELERİNDEN VE SEVDİKLERİNDEN AYIRDIKLARI,O DEĞERLİ ZAMANLARINI HİÇ BİR BEKLENTİ İÇERİSİNDE OLMADAN, GÖNÜLLÜLÜK ESASI İLE BİZ ASSUBAYLARIN, ÜLKEMİZDE VE DÜNYADA, ULU ÖNDER ATATÜRK ÜN İŞARET ETTİĞİ GİBİ MUASSIR MEDENİYETLER TOPLUMU İÇİNDE BİZ HER HAL VE AHKAMDA İÇTİĞİMİZ ANDA SADIK PROFESYONEL ASKERLİK MESLEĞİNİ SEÇMİŞ ASSUBAYLARIN, HAK ETTİĞİ YERİ ALMASI İÇİN GÖSTERDİKLERİ, ÜSTÜN HİZMET VE ÜSTÜN FERAGAT ANLAYIŞI İLE TEMADI BU GÜNLERE KADAR GETİRDİLER.

TEMAD ADINA BU GÜZEL GELİŞMELERİ GÖRMEZDEN GELEMEYİZ. GÖNÜLDEN, İSTEKLİ VE BİR O KADAR DA MEŞAGATLI ÇALIŞMALARIDAN DOLAYI BU GÖNÜL VE DAVA ADAMI OLMA ONURUNU TAŞIYAN MESLEKTAŞLARIMA, ŞÜKRANLARIMI VE SAYGILARIMI SUNARIM...

SİZLER BU ATEŞİ YAKTINIZ, ARKANIZDAN GELECEK VE MEŞALEYE DAHA DA YUKARIYA TAŞIYACAK, YÜZBİNLERCE ASSUBAYLARA ÖNDERLİK,LİDERLİK ŞEFLİK VE KOMUTANLIK ETTİNİZ, BUNU BÜTÜN KALBİMLE VE YÜREKLİLİKLE İFADE ETMEKTEN BÜYÜK HAZ DUYUYORUM...

SADECE ELEŞTİRMEKLE ,BİR YERE VARILMIYOR ,HERKESI KARINCA KADERİNCE,ÇAM SAKIZI ÇOBAN ARMAĞANI TAŞIN ALTINA EL ATMAYA VE TEMAD ÇATISINDA,GÖREVE BEKLİYORUZ...İNANIN Kİ TEMAD DA HERKESİN YETENEĞİNE VE KAPATİSİNE UYGUN GÖREV MEVCUTTUR...YETERKİ DUYARSIZ KALMIYALIM VE SAHİP ÇIKALIM BU ÇATI ÖZÜ VE SÖZÜ BİR OLAN BİZİM ÇATIMIZ...
SEVGİ VE SAYGILARIMLA SAĞLICAKLA KALINIZ...

ONUR GÜÇ TEMSİL
EKONOMİST KIDEMLİ SERTUĞ


3753
Mesaj Defteri yazıları