NİÇİN AS(T)SUBAY PDF Yazdır E-posta
Yazar EMEKLİ ASSUBAYLAR   
Pazartesi, 05 Şubat 2007
soru2.jpgSon günlerde sitemizin ismi konusunda çeşitli şekillerde soru ile karşılaşmaktayız. Bu konuda bazı meslektaşlarımıza özel yanıtlar verdik. Bazılarına da Sayın Ersen GÜRPINAR’ın Milliyet Blog’da yayınlanan aşağıdaki yazısının linkini açıklama olarak önerdik.

"Meslekler - 23.10.2006 - 15:40

ASTSUBAY MI, ASSUBAY MI

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin olmazsa olmaz unsurları Assubayların meslek adı Assubay mıdır? Yoksa Astsubay mıdır?

Şimdi bazılarınız ve meslektaşlarım başka mesele kalmadı mı? Assubay olsa ne olur Astsubay olsa ne olur? dediklerini duyar gibiyim Ben yazılarımda assubay yazıyorum nedeni ise Türkçe dil uyumu ve imla kuralları malumunuz olduğu gibi Türkçede üç sessiz harf bir arada kullanılmaz bunun sonucu olarak astteğmen yerine asteğmen, üstteğmen yerine üsteğmen, astbaşkan yerine asbaşkan der ve yazılarda bu kurala uyarız; ama konu assubaylara gelince art niyet eseri olarak illaki ast hecesine vurgu yapılacak! öyle ya, bizler ordunun ast elemanlarıyız bunu unutmamamız haddimizi bilmemiz gerekir...

Türk Dil Kurumuna baskı yapıldı ve 1980 öncesi imla kılavuzlarında yazan assubay kelimesi astsubay olarak değiştirildi yani Türkçe ses uyumu ve dil kuralları hiçe sayıldı emir demiri kesti. (çünkü TDK bize konuyu bilimsel olarak açıklamak yerine temaüller gereği bu şekilde yazılıyor yanıtını verdiler)

5802 sayılı yasa ile assubayların statüleri belirtilmiştir; yasanın tarifinde ve uygulamada subayın en yakın yardımcısı olarak tanımlanmıştır. Assubaylar statülerine saygılıdırlar, kıyafetleri ile de yüzlerce metreden belli olurlar, astsubay denmesi onları küçültmez, assubay denmesi de yüceltmez. Haksızlıklara, mağduriyetlere rağmen bu ülke için ettikleri yemine sadıktırlar. Döktükleri ter ve kanla onur duymuşlardır. Assubay yazmalarının tek nedeni uygulanmak istenen tahakküme karşı olmalarından kaynaklanmaktadır."

Daha sonra bu konu ile ilgili olarak Taşkın KIZILYEL isimli meslektaşımız TDK. na bilgi edinme başvurusu yapmış ve aldığı yanıt aşağıdadır.

 

“Türk Dil Kurumu Başkanlığının Türkçe sözlük ve imla klavuzlarında bulunan ASTSUBAY kelimesi ile ilgili bilgi edinme hakkıma ait verdikleri cevap aşağıda olduğu gibidir. bilgilerinize. ancak verilen cevap tatmin edici değildir.”

 

 '' İlgi: 16/01/2007 tarihli yazınız. Astsubay ve asteğmen sözleri ast ve subay, ast ve teğmen sözlerinin birleşiminden oluşmaktadır. İlk kelimenin aslı “ast”tır. Ast sözü Türkçe Sözlük’te şu şekilde tanımlanmıştır:

 “1. Alt.

2. Birinin buyruğu altında olan görevli, madun.

3. Birine göre alt aşamada olan kimse, madun.

4. askerlik Rütbe veya kıdemce küçük olan asker.”

Üstteğmen ve astteğmen sözlerinde iki t harfinin yan yana gelmemesi ve dilde kakafoni oluşmaması için t ünsüzlerinden biri düşürülmüştür. Astsubay sözünde ise aynı ses olayı görülmemektedir; aynı ünsüzden iki tanesi yan yana gelmemektedir. Türkiye Türkçesi Grameri adlı çalışmada şu bilgiler yer almaktadır: Türkçe kelime köklerinde iki ünsüzün yan yana geldiği durumlar vardır: alt, sırt, üst; art-, ört-, yırt-. Bu köklerden türetilen sözler (altlık, sırtçı,üstlük), çekimli filler (artmış, örtmüş, yırtmış) ve birleşik sözlerde (altyapı, üstyapı, astsubay) üç ünsüzün yan yana geldiği görülmektedir.

Bilgilerinizi rica ederim.

Prof. Dr. Şükrü Halûk AKALIN Türk Dil Kurumu Başkanı”

 

21 Ocak 2007 Tarihinde bu konu ile ilgili olarak Sayın Taşkın KIZILYEL’e

 

Halil ERGENLİ tarafından gönderilen ileti ve yanıtı da aşağıdadır.

İLETİ :

“MERHABA,
TEMAD mesaj panosunda yayınlanan, Türk Dİl Kurumu Başkanlığının bilgilendirme! metnini ibretle  okudum. Gerçekten dili kullanma ve işine gelen örnekleri verme konusunda çok başarılılar. Örnekler  doğru verilmiştir fakat AS(T)BAŞKAN sözcüğünün niçin T harfi düşürülerek yazılmadığı konusunda
yine teğet geçilmiştir. Çünkü, kendi sözlüklerinde "ikinci başkan" olarak açıklanan ASBAŞKAN  sözcüğü eğer baştaki AS eki AST sözcüğünden T düşürülerek türetilmemişse "bir işte başta gelen birinci" anlamı taşıyan ek nedeniyle "birinci başkan" anlamı taşıyacaktır.
 Bu durum da AS(T)SUBAY sözcüğü ile ilgil açıklamaları havada bırakmaktadır. Sizin sormuş olduğunuz sorunun bu örneği içerip içermediğini bilmiyorum. Bu konuda bilgilendirirseniz sevinirim.
SAYGILARIMLA.”
 
YANIT :
 
“Sayın Ergenli
Asbaşkan sualini de sordum cevap bekliyorum henüz gelmedi geleceğini de  sanmam maalesef  sırtımıza basa basa yüksek mevkilere çıkanlar sanırım kompleks içindeki TDK sözlüklerine bile  zamanında müdahale etmişler halen mecliste olan bizimle ilgili yasalara olumsuz görüş bildirdikleri gibi.
Saygılar”

Konu ile ilgili olarak TDK’nun yanıtı beklenmektedir. Geçmiş yıllarda bu konuda çalışma yapan ve TDK’dan bu konuda yazılı olarak alınmış herhangi bir belgeye sahip olan meslektaşlarımızın katkılarını bekliyoruz.

 

EMEKLİ ASSUBAYLAR

Yorumlar
Yeni EkleAra
Orhan Kaya - Astsubay mı assubay mı?     | 88.231.219.xxx | 2007-02-05 08:41:23
Bu konu ile ilgili olarak 80li yılların başında TDKna ait imla kılavuzlarında astsubayın yanlış, assubayın doğrusu olması gerektiğine dair bilgiler mevcuttu. Ancak o zamanlar konuyu bugünkü gibi her yönüyle ele almadığımız için bugün kaynak bulmada sorun yaşıyoruz. Fakat kaynağın bulunacağına da inanıyorum.

Şu an elimde 2000 yılında Türk tarih kurumu Basımevinde basılmış TDK İmla Kılavuzu var.

Sunuş bölümünden aktaracağım kısa alıntıların bize ışık tutacağı kanaatindeyim.

Harf sistemini kullanan yazılarda üç türlü imlâ düzeni vardır.
1. Sese (söyleyişe) bağlı imlâ düzeni.
2. Kökene bağlı imlâ düzeni.
3. Geleneğe bağlı imlâ düzeni.

Alfabe sistemi yüzyıllarda beri değişmemiş olan dillerde genellikle geleneğe bağlı imlâ düzeni hâkimdir& Yeni alfabelerin uygulandığı dillerde ise söyleyişe bağlı bir imla düzeni benimsenebilir. Ancak diller sürekli bir değişim içinde olduğu, dolayısıyla söyleyiş de sürekli olarak değiştiği için bu tür imlâ düzenlemelerinde de zamanla gelenekleşmeler başlar& Tabii olarak yeni alfabemizde söyleyiş esas alınmış ve söyleyişe bağlı bir imlâ düzeni öngörülmüştür.

Yine aynı imlâ kılavuzunun kısaltmalar dizininde Astsubayın, Asb. Olarak kısaltıldığını görüyoruz. Uygulamanın ise ısrarla Astsb. olduğunu bilmekteyiz.

Yorumum,

Yaşayan bir varlık olan dilimiz nedense bir türlü astsubay demeyi öğrenemedi. Hep assubay diyor. Astsubay diyemediğinizi, deseniz bile ilginç bir uyumsuzluk olduğunu denediğinizde fark edeceksiniz.
Birde, astbaşkan demeyi denediğinizde bunun telaffuzunun astsubayın telaffuzundan daha kolay olduğunu görmekteyiz.
Ancak astbaşkanların kariyer sahibi, etkili insanlar olması münasebetiyle asbaşkan olarak ifade edilmekte ve yazılmaktadır.

Kendi parasıyla kurulan OYAK Yönetimine dahi sokulmayan bizlerin statü adının, astsubay olarak yazılması tamamen diğer etkenlerin bir devamı olduğunu değerlendirmekteyim.

Bu durumda assubay demeye devam edeceğiz&

Saygılarımla&
Ersen Gürpınar - Önyargılar     | 88.241.100.xxx | 2007-02-05 15:06:00
Sayın Arkadaşlarım TDK sözlüğündeki assubay yazılımı astsubay olarak değiştirmiştir Sn.Kayanın açıklamalarına uygun olarak 80 öncesi bu konu irdelenmişti ve TDK yazım dilinin konuşma dilene aykırı olamıyacağını bildirmişti ne bilelim ibret belgesi olarak saklamak gerekiyormuş astteğmen ve üstteğmende iki ayin ünsüz yanyana geliyormuş ve bu nedenle düşürülmüş astsubay kelimesinde iki ayni ünsüz yan yana değilmiş tamam inandık peki astbaşkan kelimesinde de iki ayni ünsüz yok neden attın T yi Hadi canım sende Atatürk ün kurumuna yakışmadı biz buna tepki olarak assubay yazıyoruz ve yazmaya devam edeceğiz taki iyi niyet hakim olup tahakküm sona erene kadar. saygılarımla
Orhan Kaya - TDK assubay\'ı doğruladı     | 85.99.190.xxx | 2007-02-08 13:26:03
Kıymetli meslektaşlarım,

Doğrusunun assubay olduğunu ve ‘’…kaynağın bulunacağına da inanıyorum’’ dememizden daha kısa bir süre geçmişken meslektaşımız Sayın Taşkın Kızılyel’in TDK kaynaklı aşağıdaki bilgilendirmesini 8 Şubat 2007 tarihinde TEMAD web sayfasında okuduk. Meslektaşımıza teşekkür ediyoruz…
Orhan Kaya




Türk Dil Kurumuna assubay kelimesinin yazılışı ile ilgili olarak bilgi edinme kanunu kapsamında sorduğum soruya gelen cevap aşağıda olduğu gibidir.
Verilen cevap ile 1981’de muhtemelen ihtilalcilerden gelen bazı istekler sonucu assubay kelimesinin astsubay şekline çevrildiği itiraf edilmiş oluyor.
Bilgilerinize
Taşkın Kızılyel

İlgi: 20/01/2007 tarihli yazınız.


Kurumumuzca 1981 yılından bu yana yayımlanan bütün imla ve yazım kılavuzlarında yazınızda sormuş olduğunuz assubay sözü astsubay biçiminde yazılmıştır. 2005 baskılı Yazım Kılavuzunda aynı şekilde üstsubay sözü de bulunmaktadır. Asteğmen ve üsteğmen sözlerinin bu şekilde yazılışı ise 1941 yılından bu yana gelenekleşmiştir. Astteğmen ve üstteğmen yazılışlarında sesinin çift olarak okunmasının söyleyişte zorluk yaratacağı düşüncesiyle asteğmen ve üsteğmen biçimindeki yazılışlar benimsenmiştir. Asbaşkan sözü ise 1941 yılından beri yayımlanan yazım kılavuzları ve sözlüklerde bu yazılışıyla gelenekleşmiştir.

Bilgilerinizi rica ederim.
Prof. Dr. Şükrü Halûk AKALIN
Türk Dil Kurumu Başkanı
halilergenli - TDK\'na Yakışmadı   | Author | 2007-02-08 13:42:55
Atatürk'ün kurumuna yakışmadı. Dilimizin ve dilbilimin bütün kurallarını hiçe sayarak 1981 yılından beri var olan kullanımı ve "üstsubay" örneğini gerekçe göstermesi komik. Zaten bizim aradığımız yanıt 1981'de dilimizde hangi kural değişti de bu böyle oldu? sorusunun yanıtıdır.
Bir bilimadamı olan Sayın Başkan'ın olayı bilimsel olarak değil, yanlışlarla ve geleneklerle açıklamaya çalışması düşündürücü.
Kemal Tekin - ELBETTE ASSUBAY   | Registered | 2007-02-09 04:32:41
ATATÜRK'ÜN KURUMU TÜZELKİŞİLİĞİNE KAVUŞMALIDIR!

Türkçenin, bütün bilim, sanat ve teknik kavramlarını karşılayacak denli varsıl bir dil olduğu, bir başka deyişle görkemli bir bilim ve sanat dili olduğu Dil Devrimiyle başlayan süreçte ortaya çıkmıştır. Atatürk'ün başlattığı Dil Devrimiyle beklentisi de buydu; bunun doğru bir eylem olduğunu ise bilimci ve sanatçıların pırıl pırıl Türkçeyle yazdıkları ürünleri kanıtlamıştır.

Eleştirilen, yasaklanan, horlanan sözcükleri, 2000’lerin Türkiyesinde her kesimin kullanması da devrimin ve Türkçenin gücünün başka bir kanıtıdır. Türkçe doğru kullanıldığında her ağza yakışmakta, devrim süreci akışını doğal olarak sürdürmektedir.

Atatürk'ün kurumun kapatılmasından sonra dil kullanımında görülen özensizlik, yazım birliğinin bozulmasıyla doğan kargaşa, yazık ki genç kuşakların dil bilincini yaralamaktadır. Daha doğrusu ulusun dil bilinci amaçlı olarak yok edilmeye çalışılmaktadır. Bu nedenle 1982 Anayasasının 134. maddesi ve buna dayanılarak çıkarılan ve ATATÜRK'ÜN KALITINI yok sayan yasadan kaynaklanan kargaşa, hukukun üstünlüğü ile çözülebilir. 1983 yazından bu yana geçen zaman, bugün Türkçenin içine itildiği bütün sıkıntılar, Dil Devrimini savunanları doğrulamıştır. Keşke yanılmış olsaydık da Türkçe yeniden yabancı dillerin ve yayılmacıların saldırısıyla yüz yüze kalmasaydı. Keşke yalancı çıksaydık da ulusal kimliğimiz olan dilimiz, bugünkü kirlenme sürecine girmeseydi.

Türkçe; dünya görüşü, kökeni, dini ne olursa olsun, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının ortak iletişim aracıdır. Laik cumhuriyetimizin yurttaşlarının birbirini daha iyi anlaması, düşünce özgürlüğünün kurumlaşması için Atatürk'ün açtığı yolda yürümek de çok onurlu, kesinlikle vazgeçilemez görevimizdir.

Bu nedenle TBMM'deki siyasi partileri, özellikle CHP'yi, bütün kitle örgütlerini, Türk Devrimine emek veren bütün aydınları, ATATÜRK'ÜN KALITININ VE KURUMLARININ ESKİ YAPISINA KAVUŞMASI için DİL DERNEĞİ'NİN bilimsel ve hukuksal savaşımına omuz vermeye çağırıyoruz!

Olamdı sayın ŞÜKRÜ HALUK AKALIN bilgi nesnel öznel ve bilimsel süzgeçlerden geçtikten sonra doğruşuğu ispatlanır ve kabullenilir.keyfe göre kişiye özel hiç bir kuram nesnel bilimsel ve objektif sayılamaz.astsubay sözcüğü yanlış bir türkçedir bu yanlışı gidereceğiniz yerde dolaylı imalarla doğruluğunu savunmaya çalışıyorsunuz.türkçe sözcüklerde iki ünsüz harf yanyana gelemez gelirse bu türkçe bir sözcük olmaz.bilim gelenekle görenekle açıklanmaz.o makamlara yakışmıyor bu tür açıklamalar.yüce önder atatürk ün emanet ettiği makamları bilime ve insanlığa yararlı gerçekçi, somut, doğruluğu bilimle ispatlanmış fikir ve düşünceler üretin lütfen.
yigitcan - gün gelecek her şey yoluna gir   | 88.229.32.xxx | 2007-02-28 14:33:30
dil bir milletin kimliğidir değişir çelişir gelişir ve bununda bir takım kuralları vardır.ancak bu kurumun başında bu işle uğraşan insanlar hepimiz biliyoruz ki işini bilen insanlardır.asb.larla ilgili hangi sözcük olursa olsun orada dil kuralları geçerli değildir.gerekirse asb.ları dahada aşağı çekebilmek için alfabeyi bile çekinmeden değiştirirler diye düşünüyorum.çünkü işin içine asb girdiyse orada bilimsellik,ses uyumu yada uymsuzluğu gibi herhangi bir kritere gerek yoktur.bunlar kimden korkuyorlar,korkmuyorlarsa kim yönlendiriyor bu okumuş koca koca insanları merak ediyorum.yada gerçekten okumuş cahil olabilirler mi.
alibaba68 - Yanlış biliyormuşum meğerse!..   | 88.236.8.xxx | 2008-08-08 06:31:46
1988 yılından emekli olduğum 2006 yılına kadar kendimi hep astsubay olarak değerlendirmiştim. Yukarıdaki yazıları okuyunca; ne kadar yanılmış olduğumu anladım. Gerek Türkçe uyum kurallarına uymak adına gerekse, astsubay kelimesindeki artniyeti gözlere sokmak adına bundan sonra emekli bandocu ASSUBAY Ali TUNÇYÜREKLİ'yim.

Bu konu hakkında ilgilenen ve araştırma yapanlara ve bu siteye teşekkür ve saygılarımı sunuyorum.

Em. bando ASSUBAY Ali Tunçyürekli...
İ.TURAN - TAM CİBALİ KARAKOLU   | 85.108.129.xxx | 2008-12-16 09:41:44
Türk tiyatrosunun unutulmaz ismlerinden büyük oyuncu rahmetli Muammer KARACA'nın baş rolünü oynayıp gişe rekorları kıran, ve tiyatro oyunundan filme çekilen (CİBALİ KARAKOLU) isimli bir komedi filmi vardı. Filmin bir sahnesinde; kaldırımda yürüyen bir yaya bir taksi tarafından çarpılıp hafif yaralanmıştı. Şöför ve yaralı karakolda Başkomiserin (Muammer KARACA)odasında sorgu sırasında Başkomiser şöföre kızıp bağırarak, Kaldırımda yürüyen Koskocaman insanı görmedinmi? gözün körmü senin diye bağırır ve kimlik Tesbitine geçer. Adın ?= ömer
soyadın?= İnönü. Başkomiser ne yapacağını şaşırır. Komise biraz sonra kendine gelince yaralıya dönüp, Senin gözün körmü de, yolda giderken kaldırıma çıkan koskocaman taksiye çarptın der.
Sorumluluğuyla üst makamların arasında sıkışan devlet memurlarının davranış tarzı da, aynı CİBALİ KARAKOLU filmi gibidir.
Sadece kayýtlý kullanýcýlar yorum yazabilir!

Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved.

Son Güncelleme ( Salı, 01 Nisan 2008 )
 
< Önceki